2 Bin TL'ye Öğretmen Sertifikası, Sertifikayı Alanlar Atama Bekliyor

Öğretmenlikte ‘acı karne’nin nedenleri tartışılırken gözler her yıl yaklaşık 100 bin üniversiteli ve mezuna verilen ‘pedagojik formasyon’ eğitimine çevrildi. Açıköğretim fakültesi mezunlarının da kabul edilmesi ve 2 bin TL’ye verilen eğitimler sonucunda sertifikayı alanların ‘öğretmenlik’ için atama beklemesi Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapısındaki yığılmayı daha da artırıyor.

2 Bin TL'ye Öğretmen Sertifikası, Sertifikayı Alanlar Atama Bekliyor

Öğretmenlikte ‘acı karne’nin nedenleri tartışılırken gözler her yıl yaklaşık 100 bin üniversiteli ve mezuna verilen ‘pedagojik formasyon’ eğitimine çevrildi. Açıköğretim fakültesi mezunlarının da kabul edilmesi ve 2 bin TL’ye verilen eğitimler sonucunda sertifikayı alanların ‘öğretmenlik’ için atama beklemesi Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapısındaki yığılmayı daha da artırıyor.

06 Şubat 2017 Pazartesi 09:16
5592 Okunma
2 Bin TL'ye Öğretmen Sertifikası, Sertifikayı Alanlar Atama Bekliyor

Eğitim bilimleri bölümü olan üniversitelerin pedagojik formasyon programı açmada iştahlı olmasının en önemli nedeni iyi bir gelir kapısı olması. Çünkü, başta dekan olmak üzere ders veren öğretim üyeleri ciddi bir ek ücret alıyor. Öğretim üyeleri ve yöneticilerin her biri yedi haftalık bir programda 42 saatlik ders vererek yaklaşık 5 bin TL kazanabiliyor. Geçmişte bir üniversitede bir dekanın 55 bin TL formasyon ücreti aldığına yönelik iddialar göz önünde bulundurulursa tablonun pek de parlak olmadığı söylenebilir.

Buradaki gelir dışında ‘acı karne’nin nedeni olarak eğitim fakültelerinde öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısının fazlalığına da dikkat çeken eğitimciler, Türkiye’de fakülteler arasında öğretim elemanı başına düşen en fazla öğrenci oranına, öğretmen yetiştiren eğitim ve fen edebiyat fakültelerinde rastlandığını söylüyor. Tıp ve mühendislik fakültelerinde bu sayı 5-6’yı geçmezken, rakamın eğitim ve fen edebiyat fakültelerinde öğretim üyesi başına 39 olması tabloyu daha net olarak gözler önüne seriyor.

Prof. Dr. Burhanettin Dönmez (İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı)

Pedagojik formasyon ciddi bir problem. Bu nedenle öğretim üyeleri asli görevini yerine getiremez durumda, eğitim fakültesi öğrencilerine daha az zaman ayırabiliyorlar. Formasyonun paralı olması nedeniyle bazı öğretim üyeleri daha istekli davranıyor, parasız olsa bu kadar rağbet de olmayacak. Pedagojik formasyon programı için yatırılması gereken ücret şu an 2 bin lira civarında, bir zamanlar özellikle vakıf üniversitelerinde 10 bin liraya kadar çıkmıştı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) düzenleme yaptı, standart hale getirdi. Her üniversite bütün öğrencilerine formasyon verilmesini istiyor.

Açıköğretim fakültesi mezunları da formasyon alıyor. Bu baştan sona yanlış. Derhal son verilmeli.

Türkiye artık çok sayıda öğretmene değil, az sayıda nitelikli öğretmene ihtiyaç duyuyor. Maalesef YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) eğitim fakültelerini çok sayıda niteliksiz öğretmen yetiştirmeye zorluyor. YÖK’ün pedagojik formasyon kontenjanlarını belirleme yetkisini üniversite senatolarına devretmesi, başta fen edebiyat ve ilahiyat olmak üzere üniversite senatolarını baskı altında tutuyor. Mezunları iş bulamayan bütün fakültelere pedagojik formasyon verilmesini istiyor. Oysa eğitim fakültelerinin asli görevi bu değil. Ülkenin acil bir öğretmen ihtiyacı da yok.

ÖĞRETİM ÜYESİ BAŞINA DÜŞEN ÖĞRENCİ EN ÇOK EĞİTİM FAKÜLTELERİNDE

Bırakmıyorlar ki daha nitelikli öğretmen yetiştirelim. Pedagojik formasyon programlarındaki öğrenci sayılarının fazla olması eğitim fakültelerinin gücünü azaltıyor. Bu da eğitim fakültelerinin asli görevlerini yapmalarını engelliyor. Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısında en yüksek oran eğitim fakültelerinde. YÖK’ün yapması gereken eğitim fakültelerinin öğretim üyesi sayısını artırmak, yeterli öğretim üyesi olmayan bölümlerin açılmasına izin vermemek ve asgari koşulları sağlamayan bölümleri kapatmak.

Öğretmenlik uzmanlık mesleği. Lisans düzeyinde uzman yetiştirilmez.

 

ÖDÜN VERİYORUZ

Aslında eğitim fakülteleri sayısal olarak büyürken kaliteden ödün veriyor. Bütün bu ‘acı karne’ tablosu onun da göstergesi. Atama bekleyen öğretmenlere bakınca bazılarında yüksek rakamlar var. Örneğin fen edebiyat fakültesi matematiğe giren ve 5-6 soru yapan öğrenciye temel bilimleri kurtaracak gözüyle bakıyor, onu öğretmen olarak atıyoruz. Eğitim fakültelerinde de benzer durumlar var.

PUANLAR BORSA GİBİ, BİR DÜŞÜYOR BİR YÜKSELİYOR

Aslında borsa gibi öğretmenlik puanları bir düşüyor, bir yükseliyor. Bir branşta talep fazla ise puanı yükseliyor, öğrenci kalitesi artıyor. Talep düşükse puan düşüyor, öğrenci kalitesi azalıyor. İş bulma olasılığı yüksek olan sınıf öğretmenliğinin her zaman puanı yüksektir ve daha iyi öğrenci buraya gelir. Sistemde artık eğitim fakültelerinin rolü düştü. Çünkü ortaöğretime öğretmen yetiştiren programların çoğu fen edebiyatlarda alan dersi alıyor. Eğitim Fakülteleri Dekanlar Konseyi ilk kurulduğunda formasyona karşıydık. Ancak, bazı dekanlarımız talep edince formasyon tekrar açıldı, biz kendimiz de ilkeli davranmadık bu konuda. Formasyon kaliteyi düşürüyor, öğretim elemanlarının yükü çok artıyor. Burada ders vermek öğretim üyeleri için artık daha cazip hale geldi. Ders ücreti 90-100 lira olunca talep arttı. Herkes o dersleri almak istiyor. Sorun siyasilerde değil, bizim akademisyenlerimizde, entelektüellerimizde. Kurumsal aidiyet yerine başka aidiyetleri ele alırsak, işler tıkanma noktasına gelir.

Hürriyet

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sezayi duymaz 2017-02-06 09:53:32

Yani siz eğitimi veren kurumumu sınıflandırıyorsunuz eğitimi alanımı bu ülkede o kadar suriyeli yi üniversiteye öğretim yapılıyor doktor araştırma görevlisi yapılıyor bu ülkenin açık öğretimliler mi kaldı caminin imamına soruyormusunuz formasyon eğitimi alıyor mu medeni bir cevap bekliyorum sizden

banner209