Anayasa ve Anayasa Hukuku Kavramları

Anayasa kelimesi resmen ilk kez 1945 yılında bugünkü anlamında kullanılmıştır. 1924 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, 4695 sayılı Kanunla “mana ve kavramda bir değişiklik yapılmaksızın Türkçeleştirilmiş”, ancak 1952 yılında 5997 sayılı Kanunla yeniden yü

Anayasa ve Anayasa Hukuku Kavramları

Anayasa kelimesi resmen ilk kez 1945 yılında bugünkü anlamında kullanılmıştır. 1924 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, 4695 sayılı Kanunla “mana ve kavramda bir değişiklik yapılmaksızın Türkçeleştirilmiş”, ancak 1952 yılında 5997 sayılı Kanunla yeniden yürürlüğe konmuştur. Osmanlı Devleti’nin ilk anayasası olan Kanun-i Esasi (1876), esas, asıl, ana kanun anlamına gelmektedir. 1921 ve 1924 anayasaları ise Teşkilat-ı Esasiye Kanunu olarak adlandırılmıştır. Esas kuruluş kanunu anlamına gelen bu kavram, yerini daha sonra anayasa kelimesine bırakmıştır. Klasik anlamda anayasanın en önemli konusu devlettir. Ancak, anayasaların asıl amacı iktidarın nasıl kullanılabileceğini belirtmek suretiyle bireylerin hak ve özgürlüklerini korumaktır. Başka bir ifadeyle, anayasalar birey-devlet ilişkisini düzenleyen üst(ün) hukuk normlarıdır. Buradan hareketle, modern anayasaların düzenlediği konuları şu şekilde sıralayabiliriz.
  • Devletin temel yapısı, biçimi, kuruluş felsefesi ve rejimin dayandığı temel ilkeler.
 Devletin işleyişi, yasama, yürütme ve yargı organlarının görev ve yetkileri ile bu organların aralarındaki ilişkiler.  Bireylerin temel hak ve özgürlükleri.   Anayasaları diğer hukuk kurallarından ayıran özellik, normlar hiyerarşisinde en üst noktada olmasıdır. Buna anayasanın üstünlüğü denmektedir. "Anayasa hukuku" terimi de tarihsel olarak, anayasa kavramının terminolojik değişimine paralel bir seyir izlemiştir. İngilizcede "constitutionallaw" ve Fransızcadaki "droitconstitutionnel" teriminin karşılığı olarak kullanılan anayasa hukukunun yaygınlık kazanması, 1961 Anayasası’ndan itibaren gerçekleşmiştir. Bu terimden önce, "hukuk-u esasiye", "esas hukuk" ve "esas teşkilat hukuku" gibi terimler kullanılmıştır. Anayasa hukukunun konusu, esası anayasayla düzenlenen devletin temel yapısı, işleyişi, devlet organlarının oluşumu, yetkileri, bireyin ve vatandaşın temel hakları gibi konulardır. ANAYASALARIN SINIFLANDIRILMASI Katı/Esnek Anayasalar Değiştirilmelerindeki güçlük derecesine göre, anayasalar katı (sert)/ esnek (yumuşak) anayasalar olarak ikiye ayrılmaktadır Katı anayasalar, değiştirilmeleri normal kanunlardan farklı bir usule bağlı olan anayasalardır. Bunların değiştirilmeleri diğer kanunlara nazaran zordur, çünkü nitelikli çoğunluk gerekir. Esnek anayasa ise değiştirilmeleri için kanunlardan farklı ve daha zor bir prosedüre ihtiyaç duyulmayan anayasalardır. 1982 Anayasası, beşte üç parlamento çoğunluğuyla anayasa değişikliği yapılabileceğini belirtmek suretiyle, anayasanın katılığını bir ölçüde esnetmiş görünmektedir. Ancak, parlamento çoğunluğu bakımından geçerli olan bu esneklik, zorunlu halkoylaması şartı ile âdeta geri alınmıştır. Anayasaya göre, parlamentonun beşte üç çoğunlukla kabul ettiği anayasa değişikliğinin gerçekleşebilmesi kanunun halkoylamasında kabulüne bağlıdır (m. 175). Anayasanın 175. maddesinde belirtilen esasları şu şekilde sıralayabiliriz:  Anayasa değişikliğine ilişkin kanun teklifi, TBMM üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazılı olarak yapılabilir.
  • Anayasa değişikliğine ilişkin teklifler, Genel Kurulda iki defa görüşülür.
 Değişiklik teklifinin kabulü Meclisin üye tamsayısının en az beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.  Cumhurbaşkanı, kanunlar gibi, anayasa değişikliğine ilişkin kanunları da bir kez daha görüşülmek üzere Meclise iade edebilir.  Cumhurbaşkanı, Meclisin üçte iki çoğunlukla kabul ettiği anayasa değişikliğini Resmi Gazetede yayımlatabilir veya halkoylamasına sunabilir  
  • Cumhurbaşkanı Meclisin beşte üç çoğunlukla kabul ettiği anayasa değişikliğini zorunlu olarak halkoylamasına sunar.
 Halkoylamasında geçerli oyların yarısından fazlasının kabul oyları olması durumunda değişiklik yürürlüğe girer. Yazılı/Yazısız Anayasalar İngiltere ve İsrail gibi bazı ülkelerde, tek bir metin haline getirilmiş (kodifiye edilmiş) anayasaların bulunmaması bu sınıflandırmayı doğurmuştur. Devletlerin kahir ekseriyeti ise yazılı anayasalara sahiptir. Anayasa veya Temel Kanun (Basic Law) gibi isimler altında, siyasi iktidarın kullanımına ve devlet-birey ilişkilerine dair kuralları sistematik şekilde biraraya getiren metinler yazılı anayasalardır. Çerçeve/Detaylı Anayasalar Anayasalar, kapsamlarına göre çerçeve (kısa)/detaylı (uzun) anayasalar olarak nitelendirilmektedir. Türkiye’deki anayasalar, çok özel şartların ürünü olan 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu hariç, detaylı anayasalardır. 1876 Kanun-i Esasisi, 119 maddeden ibaret bir anayasa olarak yürürlüğe girmiştir. 1921 Anayasası toplam 24 maddeden, 1924 Anayasası ise 105 maddeden oluşmaktaydı. Çerçeve anayasa yerine, detaylı anayasaların tercih edilmesinin temel nedeni siyasete ve özellikle yasama organına yönelik güvensizliktir. Federal/ÜniterYapılı Anayasalar Anayasalar, devlet yetkilerinin ülke bütününde ve o bütünü oluşturan parçalarda farklı organlara paylaştırılmasına göre de sınıflandırılabilmektedir. Türkiye’de anayasalar tekçi anayasalar grubuna girmektedir. 1982 Anayasası “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür” (m.3/1) cümlesiyle devletin üniter niteliğine işaret etmekte ve bu hükmün değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini belirtmektedir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.