Anayasacılık ve Anayasal Devlet Hakkında Bilgiler

Anayasacılık, iktidarın yozlaştırıcı doğasına ilişkin kötümser varsayımlara dayanmaktadır. "Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlak surette yozlaştırır” sözü anayasacılığın çıkış noktasıdır. Anayasacılık hareketleri sonucunda bazen siyasal iktidarın etkili bir

Anayasacılık ve Anayasal Devlet Hakkında Bilgiler

Anayasacılık, iktidarın yozlaştırıcı doğasına ilişkin kötümser varsayımlara dayanmaktadır. "Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlak surette yozlaştırır” sözü anayasacılığın çıkış noktasıdır. Anayasacılık hareketleri sonucunda bazen siyasal iktidarın etkili bir

03 Ağustos 2015 Pazartesi 17:28
53 Okunma
Anayasacılık ve Anayasal Devlet Hakkında Bilgiler
Anayasacılık, iktidarın yozlaştırıcı doğasına ilişkin kötümser varsayımlara dayanmaktadır. "Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlak surette yozlaştırır” sözü anayasacılığın çıkış noktasıdır. Anayasacılık hareketleri sonucunda bazen siyasal iktidarın etkili bir şekilde sınırlandırılmasından ziyade, iktidara hâkim kesim ya da zümrelerin tahakkümünün anayasallaştırıldığı görülebilmektedir. Hukuk Devleti-Hukukun Üstünlüğü Hukukun üstünlüğüne dayanan bir düzende devlet görevlilerinin yetkileri, bireylerin kendi aralarındaki ve devletle olan ilişkileri önceden hazırlanmış, soyut, genel ve objektif hukuk kuralları tarafından belirlenmektedir. Bu tanımdan yola çıkarak, hukuk devletinin temel unsurlarını şu şekilde sıralayabiliriz: Kanun önünde herkes eşittir. Hukuk devletinde, kürsü dokunulmazlığı ve diplomatik güvenceler gibi görevin gerektirdiği bazı istisnai durumlar dışında, herkes kanun önünde eşittir. Hukuk kurallarını yapanlar da bu kurallarla bağlıdır.
  • Hukuk kuralları soyut ve geneldir
 
  • Hukuk kuralları öngörülebilirdir.
 
  • Bağımsız ve tarafsız yargı(lama) esastır.
 
  • Herkes makul sürede adil yargılama hakkına sahiptir
 
  • Masumiyet karinesi esastır. Hukuk devletinin alamet-i farikalarından biri de eskilerin “beraat-ı zimmet” dedikleri masumiyet karinesidir.
İnsan Hakları İnsan hakları en geniş anlamda insanın sadece insan olmasından dolayı, herhangi bir statüye ya da şarta bağlı olmaksızın doğuştan ve doğal olarak sahip olduğu haklardır. Bu tanımdan hareketle, insan haklarının temel unsurlarını şu şekilde sıralayabiliriz:  
  • İnsan haklarının kaynağı doğal hukuktur.
 
  • İnsan haklarının öznesi bireydir.
 
  • İnsan hakları evrenseldir.
 
  • İnsan hakları siyasal meşruiyetin kaynağıdır.
Bölgesel düzeyde ise en etkili koruma mekanizması hiç kuşkusuz Avrupa Konseyi tarafından oluşturulmuştur. Avrupa Konseyi bünyesinde 1950 yılında imzalanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)1953 yılında yürürlüğe girmiştir. Güçler Ayrılığı Güçler ayrılığı, yasama, yürütme ve yargı güçlerinin farklı ellerde toplanması anlamına gelmektedir. Bunun zıttı, tüm bu güçlerin tek elde toplanması gerektiğini savunan “güçler birliği” (vahdet-i kuvva) kavramıdır. Modern güçler ayrılığı doktrininin fikir babası olan Montesquie bu inancı Kanunların Ruhu adlı kitabında etraflıca açıklamıştır.Montesquie, güçler ayrılığının gerekliliğini şöyle temellendirmektedir: “Yasama ve yürütme erkleri aynı kişi ya da organda toplandığı zaman özgürlük olamaz... Yasama, yürütme ve yargı erklerinin gerçek manada birbirinden ayrıldığı, bu anlamda güçler ayrılığının katı şekilde uygulandığı yerler, başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerdir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin anayasal sisteminde yasama ve yürütme organları birbirinden bağımsız olarak iş başına gelmekte ve görev yapmaktadırlar. Parlamenter sistem ise esnek güçler ayrılığına dayanmaktadır. Yasama ve yürütme tamamen bağımsız şekilde oluşmamakta, ikincisi genellikle birincisinin içinden çıkmakta ve ona karşı sorumlu olmaktadır. Anayasaya Uygunluk Denetimi ve Anayasa Yargısı Anayasanın üstünlüğü, kanunların anayasaya uygunluğu ve bunun kurumsal denetimi meselesini beraberinde getirmiştir. Bu konuda siyasal ve yargısal olmak üzere iki denetim türü vardır. Siyasal denetim, parlamento içi mekanizmalarla anayasaya uygunluğun denetlenmesidir. Siyasal denetimi yetersizliği ve etkisizliği, parlamentonun dışında bağımsız bir organın anayasaya uygunluk denetimini yapması yönündeki görüşün yerleşmesi ve yaygınlık kazanmasını doğurmuştur. Bu konuda dönüm noktası, ABD Yüksek Mahkemesi’nin 1803 yılında verdiği Madison kararı olmuştur. Başlangıçtan itibaren Amerikan Anayasası, Yüksek Mahkemeye kanunları denetleme ve iptal etme yetkisini tanımamıştır. Yüksek Mahkeme, bu yetkiyi içtihat yoluyla kendisine tanımıştır. Ülkemizde de, 1961 Anayasası’yla Avrupa’daki gelişmelere paralel olarak, esas itibarıyla anayasaya uygunluk denetimi yapacak, ancak bunun yanında siyasi parti kapatma davalarına ve Yüce Divan olarak görev yapacak bir Anayasa Mahkemesi kurulmuştur. Anayasaya göre, Anayasa Mahkemesi iptal ve itiraz davaları olarak da ifade edilen, soyut ve somut norm denetimi yapabilmektedir.  
  • Anayasalar nitelikleri itibarıyla birtakım sınıflandırmalara tabi tutulmaktadırlar. Başlıcaları;
Katı/esnek anayasalar, Yazılı/yazısız anayasalar, Çerçeve/detaylı anayasalar, Federal/üniter yapılı anayasalardır.  
  • Anayasal devlet, temel hak ve özgürlüklerin etkili bir biçimde korunduğu devlettir. Bu devletlerin anayasaları hukuku devletini ve unsurlarını güvence altına alırlar. Anayasal devletin dayandığı temel unsurlar esasen şu şekilde belirlenebilir:
İnsan hakları, Hukuk-devleti ve hukukun üstünlüğü ilkesi, Güçler ayrılığı, Anayasaya uygunluğun yargısal denetimi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner209