Koşullanma Nedir ? Koşullanma Ders Notları

Eğitim Bilimleri Geliş Psikolojisi dersinin önemli konularından birisi olan Koşullanma ile ilgili olarak her sene 1-2 soru çıkabilmektedir. Kaçma Koşullanması – Kaçınma Koşullanması Farkı Kaçma koşullanması kaçınma koşullanması arasındaki farkı bilm

Koşullanma Nedir ? Koşullanma Ders Notları

Eğitim Bilimleri Geliş Psikolojisi dersinin önemli konularından birisi olan Koşullanma ile ilgili olarak her sene 1-2 soru çıkabilmektedir. Kaçma Koşullanması – Kaçınma Koşullanması Farkı Kaçma koşullanması kaçınma koşullanması arasındaki farkı bilm

04 Ağustos 2015 Salı 17:55
57 Okunma
Koşullanma Nedir ? Koşullanma Ders Notları
Eğitim Bilimleri Geliş Psikolojisi dersinin önemli konularından birisi olan Koşullanma ile ilgili olarak her sene 1-2 soru çıkabilmektedir. Kaçma Koşullanması – Kaçınma Koşullanması Farkı Kaçma koşullanması kaçınma koşullanması arasındaki farkı bilmek KPSS denemelerinde ve sınavda arkadaşlara büyük fayda sağlayacaktır. Öğrenme psikolojisinin en sık karıştırılan bu iki kavramına açıklık getirelim. Kaçma koşullanması tepkisel koşullanmadır. Kaçınma koşullanması edimsel koşullanmadır. Kaçma koşullanması durum ortaya çıktıktan sonra ortamdan uzaklaşmadır. Kaçınma koşullanması ise durum ortaya çıkmadan uzaklaşmadır. Bu durumu örneklendirmek gerekirse; Yanan bir sobaya elini değdiren çocuk elini çektiğinde kaçma davranışı gösterir. Yani durum ortaya çıktıktan sonra uzaklaşma vardır. Çocuk elini yakmamak için sobadan uzak durursa kaçınma davranışı göstermiş olur. Yani durum ortaya çıkmadan önce uzaklaşma vardır. Kaçınma her zaman kaçmayı kapsar. Yani bir olayda kaçınma varsa daha önceden kaçma davranışı gösterilmiştir. Zıt tepki ve karşı koşullamanın farkı: Zıt tepki Guthrie ait bir kavramdır. Zıt tepki istenmeyen tepkiye neden olan bir koşulsuz uyarıcının (doğuştan organizma üzerinde etkisi olan örneğin yiyecek, ancak organizma bu koşulsuz uyarıcı sonucunda istenmeyen bir verecek) bu koşulsuz uyarıcının tam tersini çıkarabilcek güçte ve onunla başedebilecek, ona zıt başka bir tepki çıkarabilecek koşulsuz uyarıcı ile eşleştirilmesi sonucu daha baskın olan koşulsuz uyarıcının (organizma üzerinde her koşulsuz uyarıcı aynı güce sahip değildir. burda iki koşulsuz uyarıcı vardır ve bunlar birbirinin zıttı tepkiler çıkararır. Örneğin bir koşulsuz uyarıcı hoşlanma tepkisi çıkarırken diğeri nefret tepkisi çıkarmalı) olumsuz tepki çıkaran koşulsuz uyarıcının artık diğer olumlu tepki çıkaran koşulsuz uyarıcının çıkardığı tepkiyi çıkarmaya başlamasıdır. Yani tam tersi bir tepki çıkarmaya başlamasıdır. Örneğin kedinize dokunduğunuzda kediniz bundan rahatsız olup saldırganlık ve öfke tepkileri versin (koşulsuz uyarıcı dokunma ve istenmeyen koşulsuz tepki saldırma, hoşlanmama, öfke) biz bu istenmeyen tepkinin zıttını çıkarmak istiyoruz yani kediye dokunduğumuzda saldırma ve hoşlanmama tepkisi yerine kedinin hoşlanma tepkisini göstermesini istiyoruz,Bunun için hoşlanmama tepkisini çıkaran dokunma uyarıcısı ile bu uyarıcının çıkardığı tepkinin tam zıttını çıkaran et uyarıcı (et kedide hoşlanma tepkisinden olur) ile birlikte vererek. Kedinin dokunmaya (koşulsuz uyarıcısına) verdiği hoşlanmama tepkisi yerine artık etin (koşulsuz uyarıcı) çıkarmış olduğu hoşlanma tepkisini verecektir. Burda kedi kendisi için hangi koşulsuz uyarıcı daha baskınsa o koşulsuz uyarıcının tepkisini göstermeye başlar. Eğer bu örneği şok ve eti birlikte vererek yapsa idik. şöyle bir süreç işlerdi: koşullanma öncesi koşulsuz uyarıcı koşulsuz tepki Şok———————–korku et————————-hoşlanma Koşullanma süreci koşulsuz uyarıcı koşulsuz tepki et+şok————– ——(tekrar)—korku zıt tepki koşullanması sonucunda; koşulsuz uyarıcı koşulsuz tepki şok———————–korku’çıkarır et————————-şok çıkarır Çünkü burda daha baskın olan koşulsuz uyarıcı şok’tur. Başka örnek ilaç içme————mide bulantısı meyve suyu——–hoşlanma ilaç+meyve suyu(birlikte tekrar tekrar verme) Koşullanma sonrası hangi koşulsuz uyarıcı baskınsa onun tepkisi çıkar ya ilacı artık içebilecek ya da meyve suyundan da hoşlanmamaya başlayacak Karşı koşullama (karşıt koşullama) Karşı koşullanmada ise bir koşullu uyarıcının (DİKKAT EDİN BURDA KOŞULLU UYARICI..zıt tepkide koşulsuz uyarıcı idi. Yani burda bir öğrenilmiş bir tepki var. Bu öğrenme tepkisel koşullanma ile oluşur) tam tersi tepkiye neden olabilecek başka bir koşulsuz uyarıcı ile birlikte verilmesi sonucu istenmeyen tepkiyi çıkaran koşullu uyarıcının önceki çıkardığı tepkinin tam tersini çıkarmaya başlaması söz konusudur. karşı koşullama: koşullanma öncesi koşullu uyarıcı koşullu tepki okul ——————– korku oyun ——————–hoşlanma koşullanma süreci koşullu uyarıcı koşullu tepki okul+oyun(tekrar)———-hoşlanma okul—————————-hoşlanma okul önceden korkuya neden olurken şimdi okuldan hoşlanıyor… burda dikkat edilmesi gereken bir koşullu uyarıcının (okul) çıkardığı tepkinin (korkma) artık tam tersi çıkıyor (hoşlanma) Zıt tepkide ise bir koşulsuz uyarıcının (ilaç/hap içme) çıkardığı koşulsuz tepkinin (kusma/mide bulantısı) tam tersi çıkıyor (hoşlanma) (Bu açıklamalar hiç bir kpss kitabında mevcut değildir) İçsel Konuşma, Özel Konuşma, Monolog Farkı İçsel konuşma (özel konuşma) vygotsky’e ait bir kavramdır. Çocuklar zor bir etkinlikle karşılaştıklarında etkinliği yaparken etkinlikle ilgili yönergeleri sözlü olarak tekrarlar sonra uygular. bu konuşma tarzı daha sonra 6-7 yaşına doğru içselleşir. yani içinden konuşur. Örneğin; çocuk kartondan ev yaparken şöyle bir konuşma yapabilir: önce kartonu şöyle kesecem (sonra bunu gerçekleştirir) sonra şurdan katlayacağım, sonra bunu şöyle yapıştıracam der. burda çocuk keni kendini yönlendirir. yani kendi bilişsel gelişimine yardımcı olur. Piaget iki tür benmerkezci konuşmadan bahseder. ilki “benmerkezci konuşma”dır. Bu durumda çocuk kendi hakkında konuşur, iletişim çabası yoktur, cevap beklemez, karşısındakinin kendisini dinleyip dinlemediğinin önemi yoktur.İkincisi “sosyalleşmiş konuşma”dır. Bu konuşma biçiminde çocuk diğerleriyle bir alışverişe teşebbüs eder, yani kızar, talepte bulunur veya bilgi alır.benmerkezi konuşma seslidir ve bu konuşma yanında birileri varken gerçekleşir ancak çevresindeki insan ya da insanlarla iletişim kurmadan kendi kendine konuşur. örneğin oyuncağı ile oynarken ya da her hangi bir etkinlikle uğraşırken yanında birileri varken sesli olarak keni kenine amaçsız şekilde konuşması… örneğin; bebeğimin saçı, var kaşları var vb…konuşmalar.. ancak burada bir problemi çözme ya da zor bir etkinliği başarma durumu söz konusu değildir. 14 Kasım, 2009 06:42 Hüseyin Doğan dedi ki… alışma ve duyarsızlaşmanın farkı Duyarsızlaşma içten gelen uyarıcıların sürekli algılanması sonucu bu uyarıcılara karşı meydana gelen tepki gücündeki azalmadır. Alışma ise fiziksel uyarıcılara karşı tepki gücünde meydana gelen tepki gücündeki azalmadır. alışma 5 duyu iel ilgili uyarıcaların verilmesine devam edildiği halde tepki gücündeki azalma (örnek sarımsak kokusu, dayak, sıcaklı, ışık vb) bunların hepsi fiziksel uyarıcılardır. Duyarsızlaşma ise içten gelen uyarıcıların sürekli verilmesine rağmen bir müddet sonra ise bu uyarıcılara (bunlar duyusal uyarıcılardır) tepki gücündeki azalmadır. örneğin; çocuk esirgeme yurduna atanan bir öğretmenin ilk başta çocuklara acıması, senenin sonunda doğru bu acıma duygusunun azalması.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner246