SON DAKİKA

Koşullanma Nedir ? Koşullanma Ders Notları

Bu haber 04 Ağustos 2015 - 17:55 'de eklendi ve 85 kez görüntülendi.

Eğitim Bilimleri Geliş Psikolojisi dersinin önemli konularından birisi olan Koşullanma ile ilgili olarak her sene 1-2 soru çıkabilmektedir.

Kaçma Koşullanması – Kaçınma Koşullanması Farkı

Kaçma koşullanması kaçınma koşullanması arasındaki farkı bilm Eğitim Bilimleri Geliş Psikolojisi dersinin önemli konularından birisi olan Koşullanma ile ilgili olarak her sene 1-2 soru çıkabilmektedir.

Kaçma Koşullanması – Kaçınma Koşullanması Farkı

Kaçma koşullanması kaçınma koşullanması arasındaki farkı bilmek KPSS denemelerinde ve sınavda arkadaşlara

büyük fayda sağlayacaktır. Öğrenme psikolojisinin en sık karıştırılan bu iki kavramına açıklık getirelim.

Kaçma koşullanması tepkisel koşullanmadır. Kaçınma koşullanması edimsel koşullanmadır. Kaçma koşullanması

durum ortaya çıktıktan sonra ortamdan uzaklaşmadır. Kaçınma koşullanması ise durum ortaya çıkmadan

uzaklaşmadır. Bu durumu örneklendirmek gerekirse; Yanan bir sobaya elini değdiren çocuk elini çektiğinde

kaçma davranışı gösterir. Yani durum ortaya çıktıktan sonra uzaklaşma vardır. Çocuk elini yakmamak için

sobadan uzak durursa kaçınma davranışı göstermiş olur. Yani durum ortaya çıkmadan önce uzaklaşma vardır.

Kaçınma her zaman kaçmayı kapsar. Yani bir olayda kaçınma varsa daha önceden kaçma davranışı

gösterilmiştir.

Zıt tepki ve karşı koşullamanın farkı:

Zıt tepki Guthrie ait bir kavramdır. Zıt tepki istenmeyen tepkiye neden olan bir koşulsuz uyarıcının (doğuştan

organizma üzerinde etkisi olan örneğin yiyecek, ancak organizma bu koşulsuz uyarıcı sonucunda istenmeyen bir

verecek) bu koşulsuz uyarıcının tam tersini çıkarabilcek güçte ve onunla başedebilecek, ona zıt başka bir tepki

çıkarabilecek koşulsuz uyarıcı ile eşleştirilmesi sonucu daha baskın olan koşulsuz uyarıcının (organizma üzerinde

her koşulsuz uyarıcı aynı güce sahip değildir. burda iki koşulsuz uyarıcı vardır ve bunlar birbirinin zıttı tepkiler

çıkararır. Örneğin bir koşulsuz uyarıcı hoşlanma tepkisi çıkarırken diğeri nefret tepkisi çıkarmalı) olumsuz tepki

çıkaran koşulsuz uyarıcının artık diğer olumlu tepki çıkaran koşulsuz uyarıcının çıkardığı tepkiyi çıkarmaya

başlamasıdır. Yani tam tersi bir tepki çıkarmaya başlamasıdır.

Örneğin kedinize dokunduğunuzda kediniz bundan rahatsız olup saldırganlık ve öfke tepkileri versin (koşulsuz

uyarıcı dokunma ve istenmeyen koşulsuz tepki saldırma, hoşlanmama, öfke) biz bu istenmeyen tepkinin zıttını

çıkarmak istiyoruz yani kediye dokunduğumuzda saldırma ve hoşlanmama tepkisi yerine kedinin hoşlanma

tepkisini göstermesini istiyoruz,Bunun için hoşlanmama tepkisini çıkaran dokunma uyarıcısı ile bu uyarıcının

çıkardığı tepkinin tam zıttını çıkaran et uyarıcı (et kedide hoşlanma tepkisinden olur) ile birlikte vererek. Kedinin

dokunmaya (koşulsuz uyarıcısına) verdiği hoşlanmama tepkisi yerine artık etin (koşulsuz uyarıcı) çıkarmış olduğu

hoşlanma tepkisini verecektir.

Burda kedi kendisi için hangi koşulsuz uyarıcı daha baskınsa o koşulsuz uyarıcının tepkisini göstermeye başlar.

Eğer bu örneği şok ve eti birlikte vererek yapsa idik. şöyle bir süreç işlerdi:

koşullanma öncesi

koşulsuz uyarıcı koşulsuz tepki

Şok———————–korku

et————————-hoşlanma

Koşullanma süreci

koşulsuz uyarıcı koşulsuz tepki

et+şok————– ——(tekrar)—korku

zıt tepki koşullanması sonucunda;

koşulsuz uyarıcı koşulsuz tepki

şok———————–korku’çıkarır

et————————-şok çıkarır

Çünkü burda daha baskın olan koşulsuz uyarıcı şok’tur.

Başka örnek

ilaç içme————mide bulantısı

meyve suyu——–hoşlanma

ilaç+meyve suyu(birlikte tekrar tekrar verme)

Koşullanma sonrası

hangi koşulsuz uyarıcı baskınsa onun tepkisi çıkar

ya ilacı artık içebilecek

ya da meyve suyundan da hoşlanmamaya başlayacak

-- Haberin Devamı Aşağıda --

Karşı koşullama (karşıt koşullama)

Karşı koşullanmada ise bir koşullu uyarıcının (DİKKAT EDİN BURDA KOŞULLU UYARICI..zıt tepkide koşulsuz

uyarıcı idi. Yani burda bir öğrenilmiş bir tepki var. Bu öğrenme tepkisel koşullanma ile oluşur) tam tersi tepkiye

neden olabilecek başka bir koşulsuz uyarıcı ile birlikte verilmesi sonucu istenmeyen tepkiyi çıkaran koşullu

uyarıcının önceki çıkardığı tepkinin tam tersini çıkarmaya başlaması söz konusudur.

karşı koşullama:

koşullanma öncesi

koşullu uyarıcı koşullu tepki

okul ——————– korku

oyun ——————–hoşlanma

koşullanma süreci

koşullu uyarıcı koşullu tepki

okul+oyun(tekrar)———-hoşlanma

okul—————————-hoşlanma

okul önceden korkuya neden olurken şimdi okuldan hoşlanıyor…

burda dikkat edilmesi gereken bir koşullu uyarıcının (okul) çıkardığı tepkinin (korkma) artık tam tersi çıkıyor

(hoşlanma)

Zıt tepkide ise bir koşulsuz uyarıcının (ilaç/hap içme) çıkardığı koşulsuz tepkinin (kusma/mide bulantısı) tam tersi

çıkıyor (hoşlanma)

(Bu açıklamalar hiç bir kpss kitabında mevcut değildir)

İçsel Konuşma, Özel Konuşma, Monolog Farkı

İçsel konuşma (özel konuşma) vygotsky’e ait bir kavramdır. Çocuklar zor bir etkinlikle karşılaştıklarında etkinliği

yaparken etkinlikle ilgili yönergeleri sözlü olarak tekrarlar sonra uygular. bu konuşma tarzı daha sonra 6-7 yaşına

doğru içselleşir. yani içinden konuşur. Örneğin; çocuk kartondan ev yaparken şöyle bir konuşma yapabilir:

önce kartonu şöyle kesecem (sonra bunu gerçekleştirir)

sonra şurdan katlayacağım, sonra bunu şöyle yapıştıracam der.

burda çocuk keni kendini yönlendirir. yani kendi bilişsel gelişimine yardımcı olur.

Piaget iki tür benmerkezci konuşmadan bahseder. ilki “benmerkezci konuşma”dır. Bu durumda çocuk kendi

hakkında konuşur, iletişim çabası yoktur, cevap beklemez, karşısındakinin kendisini dinleyip dinlemediğinin önemi

yoktur.İkincisi “sosyalleşmiş konuşma”dır. Bu konuşma biçiminde çocuk diğerleriyle bir alışverişe teşebbüs eder,

yani kızar, talepte bulunur veya bilgi alır.benmerkezi konuşma seslidir ve bu konuşma yanında birileri varken

gerçekleşir ancak çevresindeki insan ya da insanlarla iletişim kurmadan kendi kendine konuşur.

örneğin oyuncağı ile oynarken ya da her hangi bir etkinlikle uğraşırken yanında birileri varken sesli olarak keni

kenine amaçsız şekilde konuşması…

örneğin; bebeğimin saçı, var kaşları var vb…konuşmalar..

ancak burada bir problemi çözme ya da zor bir etkinliği başarma durumu söz konusu değildir.

14 Kasım, 2009 06:42

Hüseyin Doğan dedi ki…

alışma ve duyarsızlaşmanın farkı

Duyarsızlaşma içten gelen uyarıcıların sürekli algılanması sonucu bu uyarıcılara karşı meydana gelen tepki

gücündeki azalmadır. Alışma ise fiziksel uyarıcılara karşı tepki gücünde meydana gelen tepki gücündeki

azalmadır.

alışma 5 duyu iel ilgili uyarıcaların verilmesine devam edildiği halde tepki gücündeki azalma (örnek sarımsak

kokusu, dayak, sıcaklı, ışık vb) bunların hepsi fiziksel uyarıcılardır.

Duyarsızlaşma ise içten gelen uyarıcıların sürekli verilmesine rağmen bir müddet sonra ise bu uyarıcılara (bunlar

duyusal uyarıcılardır) tepki gücündeki azalmadır. örneğin; çocuk esirgeme yurduna atanan bir öğretmenin ilk

başta çocuklara acıması, senenin sonunda doğru bu acıma duygusunun azalması.

Bir önceki yazımız olan Uluslararası İktisat Çözümlü 100 soru başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.