Maliye - Kamu Maliyesi Ders Notu

Kariyermemur.com Ailesi Olarak sizler için  Maliye - Kamu Maliyesi Ders Notu derledik  PDF  İNDİRME LİNKİ Aşağıdadır 2016KPSSÇalışma Yöntemi için Tıklayın 2016 ALES Çalışma Yöntemi için Tıklayın 2016 DGS Çalışma Yöntemi için Tıklayın 20

Maliye - Kamu Maliyesi Ders Notu

Kariyermemur.com Ailesi Olarak sizler için  Maliye - Kamu Maliyesi Ders Notu derledik  PDF  İNDİRME LİNKİ Aşağıdadır
2016KPSSÇalışma Yöntemi için Tıklayın 2016 ALES Çalışma Yöntemi için Tıklayın 2016 DGS Çalışma Yöntemi için Tıklayın 2016 Mühendislik Tamamlama Çalışma Yöntemi İçin Tıklayın
   

KAMU MÂLİYESİNE İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR

Maliye Devlet faaliyetlerinin iktisadi, mali, sosyal etkilerini inceleyen bilim dalıdır.
Kamu Mâliyesi Kamu gelirlerinin toplanması, giderlerin yapılması, açıkların finansmanı, devlet borç, varlık ve hükümlülüklerinin yönetimidir.
 
KAMU MALİYESİNE İl LİŞKIN YAKLAŞIMLAR
A.GELENEKSEL YAKLAŞIMLAR B.ÇAGDAŞ YAKLAŞIMLAR
1.Kurumsal Yaklaşım: devlet faaliyetlerini hukuki ve idari açıdan ele alır. Vergilerin salınması, tahsili ve kamu fonlarının kullanımı ile ilgilenir. 1.Hukuki Yaklaşım: Devlet faaliyetleri gerçekleştirilirken sunulan kamu hizmeti finansmanı nasıl sağlanacak, finansman sağlanırken hangi kaynaklardan faydalanacak, sunulan kamu hizmetinin topluma nasıl mali yükümlülükler yükleyeceğini tarihi, hukuki, kuramsal düzenlemelerle ilgilenir
2.Yapısal Yaklaşım: kamu maliyesi konularını ekonomik yönü ile ilgilenir. Kaynak kullanımının ve piyasa ekonomisinin kamu ekonomisi ile olan ilişkilerini inceler
3.Refah Yaklaşımı: Devlet faaliyetleri ile toplum refahının nasıl maksimize edilmesi gerektiğini öngörmekte olup, bireylerin refahlarını azaltmadan toplum refahının artırılmasını amaçlamaktadır. 2.İktisadi Yaklaşım: devlet faaliyetlerinin ekonomi üzerindeki etkilerini analiz eder. Burada kamu faaliyetlerinin gelir dağılımındaki etkileri, ekonomik büyüme ve kalkınma, kaynak kullanımında etkinliğin nasıl sağlandığı araştırma konusunu oluşturur.
4.Değişim Yaklaşımı: vergiler sunulan kamu hizmetinin bedeli olarak görülür.
5.Gelir Yaklaşımı (Fonksiyonel Maliye): devlet faaliyetlerinin MG’yi arttırıcı/azaltıcı etkileri ile ilgilenir.
  KAMU MÂLİYESİNDE KLASİK VE MODERN ANLAYIŞ
KLASİK MALİYECİLER
MODERN MALİYECİLER      
  1. devlet ekonomiye müdahale etmemeli (illa edecekse para politikası uygulamalı)
  2. ekonomide tam rekabet koşulları geçerli
  3. devlet Jandarma Devlet olmalı (savunma, adalet, güvenlik)
  4. fiyatlar, faizler, ücretler esnektir.
  5. görünmez el teorisi geçerli (bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler)
  6. denk bütçe ilkesi geçerli
  7. borçlanmaya sıcak bakmazlar, olağanüstü gelirdir. Borçlanma yapılacaksa sermaye piyasasından, uzun vadeli, yatırımların finansmanı için borçlanılacak
  8. dolaylı vergiyi savunurlar. Dolaysız vergi, geliri direkt olarak etkilediği için ekonomide ikame etkisine yol açarak tam istihdamda sapmalara neden olacaktır.
  9. dışlama etkisi vardır.(crowding out)__________________________________________________________________________
  10. devlet ekonomiye müdahale etmeli, çünkü ekonomi her zaman tam istihdamda değildir.(müdahaleci, sosyal devlet)
  11. süzgeç devlet teorisi geçerli.(ikincil dağılım) (ücret, faiz, rant, kar (birincil gelir dağılımı) üzerinden vergi alınması veya bunlara sübvansiyon uygulaması)
  12. maliye politikası araçlarından kamu harcamaları ve kamu gelirlerini kullanarak ekonomiyi dengeye getirmeli.(fonksiyonel mâliyeyi savunur)
  13. fiyat, faiz, ücretler esnek değildir.
  14. önemli olan bütçe dengesi değil ekonomik dengedir.
  15. borçlanma olağan bir kamu geliridir.
  16. ekonomide çarpan etkisi vardır.
  KAMU- ÖZEL SEKTÖR KARŞILATIRMASI
KAMU ÖZEL
-Amaç Kamu hizmetidir Karlılıktır
-fiyat Siyasal karar alma mekanizması içerisinde gerçekleşir. Arz ve talep koşullarına göre fiyat mekanizması içinde karar verilir.
-Bütçeleme Önce giderler hesaplanır, sonra gelirler giderler uydurulur Önce gelir sonra gider
-finansmanı Zorunludur ve vergilerle karşılanır Gönüllüdür, bedel ödeme şeklindedir.
-Politika Tüm ülkenin yararına yöneliktir. Mal ve hizmetlerin üretimi siyasi otorite karar verir ve bu oylama ile olur İşletmenin yararına yöneliktir. Mal ve hizmetlerin üretimine arz ve talep koşullarına göre fiyat mekanizması içinde karar verilir.
Büyüklük Kamu Kesiminin Büyüklüğü : Kamu Harcamaları / GSMH
Dar Anlamda Kamu Kesimi Merkezi Yönetim + Yerel Yönetim
Geniş Anlamda Kamu Kesimi Merkezi Yönetim + Yerel Yönetim + Parafiskal Kuruluşlar + KİT
NOT:Merkezi yönetim: genel bütçe + özel bütçe + DDKB Yerel Yönetim: il özel idareleri + belediyeler + mahalli birlikler + köyler ( köyler 5018 sayılı kanun kapsamında yer almaz) Parafiskal Kuruluşlar: Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İş Kurumu
  KAMU MALİYESİNİN AMAÇLARI
Kaynak Kullanımında Etkinliğin Sağlanması Gelir Dağılımında Etkinliğin Sağlanması İktisadi İstikrar
İktisadın temeli olan kıt kaynaklarla bireylerin sonsuz ihtiyaçlarının nasıl karşılanması gerektiğine dayanmaktadır ki kamu maliyesi de aynı kıt kaynakları kullanarak toplumsal ihtiyaçları karşılamaya çalışmaktadır. Örn:devletin üretmiş olduğu tam / yarı kamusal mal ve hizmetler ve özel malları üretmeyip piyasaya bırakması kaynak kullanımında etkinliği bozucu etki yaratır ki devlet bu mal ve hizmetleri üreterek kaynak dağılımında etkinliği sağlamaya çalışmaktadır Bilindiği gibi devletin sunmuş olduğu mal ve hizmetlerin finansmanı olan vergiler halktan toplanmakta bu süreç de bütçe ile sağlanmaktadır. Bu süreç içerisinde kaynak tahsisi için vergileri toplarken dar gelir gruplarından az, yüksek gelir elde eden gruplardan fazla vergi alarak, dar gelirli vatandaşları sübvanse ederek(negatif gelir vergileri, ayni yardımlar...) gelir dağılımında adaleti düzenlemesinde etkin olabilir. Bir ekonomide iktisadi istikrarın sağlanması için;1.                     Fiyat istikrarı: fiyatlar genel seviyesinin aşağı veya yukarı dalgalanmamasını ifade eder 2.                   Tam   istihdam: ekonomide bulunan iş gücünün tamamının kullanmasını ifade eder. Kamu maliyesi burada ekonomideki konjonktürel dalgalanmalara karşı mali araçlarını kullanarak talebin genişlemesini/daralmasını sağlamakta ve böylelikle fiyat istikrarı ve işsizliği çözmektedir.
    EKONOMİK SİSTEMLER      
PİYASA EKONOMİSİ
KARMA EKONOMİ
SOSYALİST EKONOMİ
  • Fiyat mekanizmasına,
  • Bireysel faydaya ve kar güdüsüne dayanmaktadır.
  • Özel mülkiyet ve serbest girişimin yanı sıra, bu hakları koruyan ve kollayan hukuki yapı diğer bir ifade, özel hukuk kuralları vardır (Miras Huk., Eşya Huk. vb.).
Ekonominin tümünün özel kesimle kamu kesimi arasındaki paylaşıldığı, diğer bir ifadeyle, ekonomik yapının hem özel kesimden hem de kamu kesimi içinde barındırmasıdır. Karma ekonomik sistem günümüzde yerini giderek piyasa ekonomisine bırakmaktadır.
  • Merkezi planlama anlayışına dayanmaktadır.
  • Özel sektörün varlığı kabul edilmez.
  • Sosyalist ekonomide özel mülkiyet, özel girişim ve özel hukuk kuralları bulunmamaktadır.
KAMU KESİMİNİN GEREKLİLİGİ
PİYASA BAŞARISIZLIKLARI

DEVLETİN BAŞARISIZLIKLARI
-Piyasada tam rekabetin geçerli olmaması

-Dışsal ekonomiler

-Ölçek Ekonomileri -Üretim faktörlerinin coğrafi ve sektörel dağılımında dengesizlikler (Kaynak dağılımında etkinsizlik)

-Özel gelir ve servet dağılımındaki adaletsizlik

-Tam Kamusal mallar -Erdemli mallar

-Asimetrik Bilgi -Ücret ve fiyatların yapışkanlığı -Risk ve Belirsizlik -Ekonomik istikrarsızlık -Politikada tam rekabetin geçerli olmaması


-Politik dışsal ekonomiler: Politikada patronaj ilişkileri, politik yandaşlık ve partizanlık, rant oluşturma ve rant dağıtma faaliyetleri, çıkar gruplarının rant kollama faaliyetleri, türemiş dışsal ekonomiler, politik miyopluk -Politikada Negatif Ölçek Ekonomiler

-Politikada bütçe kaynaklarının coğrafi ve sektörel dağılımında dengesizlikler: Lobicilik,Hizmet kayırmacılığı, merkeziyetçilik.
-
Kamusal güç ve yetki dağılımında adaletsizlik:Devlet harcamalarında israf ve savurganlık, mali yanılma. -Bütçe açıkları

-Kayıt dışı ekonomi  
KAMU EKONOMİSİNDE ÜRETİLEN MAL VE HİZMETLER
SERBEST MALLAR l.Doğada hazır olarak bulunurlar. 2.kişilerin bu malları aşırı kullanmalarından doğan soruna ORTAKLARIN TRAJEDİSİ denir. Bu durumda devlet bir takım kurallar koyarak serbest malların zarar görmemesini sağlamaya çalışır. Ancak kişiler birbirlerine güvenmediklerinden dolayı MAHKUM AÇMAZI sorunu karşımıza çıkar
TAM KAMUSAL MAL VE HİZMETLER (SAVUNMA - ADALET - DİPLOMASI - ZORUNLU EĞİTİM) l.Faydası bölünemez 2.fiyatlandırılamaz. 3.pazarlanamaz. 4.tüketimi engellenemez 5.piyasa konusu olamaz. 6. gelir dağılımına etkileri nötrdür. 7.dışlama etkisi söz konusu değil 8.politik fiyatlandırma yapılır 9.finansmanı zorunlu vergilerle karşılanır
YARI KAMUSAL MAL VE HİZMETLER (EĞİTİM - SAĞLIK) (SAMUELSON) l.bireysel tüketim ve faydanın yanı sıra toplumsal fayda sağlar.(pigovyen dışşallık) 2.yarı politik fiyatlandırma yapılır3.                           hizmetin       bölünebilen kısmı resim, harç şerefiye gibi gelirlerle, bölünemeyen kısmı vergilerle finanse edilir. 4.                                     tüketiminde         rekabet vardır. 5.tüketiminde dışsallık söz konusudur.
ÖZEL MAL VE HİZMETLER l.yalnızca satın alana fayda sağlayan mallardır. 2. tüketiminde 3.hizmetten yaralanmak için bedel ödenmesi lazımdır.(mahrum Devlet neden üretir; 1) özel sektörün gücü yetmez. 2) özel sekte 4) istihdam yaratmak istemesiA)                              DOGAL     TEKEL: Stratejik öneme sahip, büyük ölçekli sabi mal ve hizmetlerde devletin bizzat üretici olması (su,elektrik, ba B)                            YASAL       TEKEL: Bu mal ve hizmetler piyasa tarafından tale verebilir. Bu mal ve hizmetlerin üretimi tekelleşme yoluyla dev ; rekabet vardır. bırakma ilkesi geçerli)rün karlı bulmaması 3) sanayiye ucuz ara malı sağlamak t maliyet isteyen ve azalan maliyetlerin geçerli olduğu ırajlar, doğalgaz, demiryolları.) p edilmekle birlikte üretimi ve tüketimi topluma zarar et tarafından yapılır. (tütün, alkol,.)
ERDEMLİ MALLAR (YEŞİL KART , HALK EKMAK , BURS) (MUSGRAVE) Bazı kişi ya da grupların ekonomik durumlarını düzeltmek için bedelsiz ya da çok az bir bedel karşılığı devlet tarafından sunulan mal ve hizmetlerdir. Erdemsiz(Demerit) Mallar: erdemli mallar içerisinde yer alır. Bireysel tüketimi söz konusu olan ancak toplumsal anlamda zararlı olan mallardır.(sigara, alkol, genelev, uyuşturucu.. ) Bu malların üretim ve tüketiminde devlet müdahalede bulunur.
KULUP MALLAR (OLSON - BUCHANAN) Benzer zevklere sahip üyelerine yönelik olarak kuruluşların sunduğu hizmetlerdir. Finansmanı aidatlarla sağlanır. Çeşitli kurumları sosyal tesisleri.
YEREL SOSYAL MALLAR TIEBOT Bu malların faydası, hizmetin sunulduğun bölgelere yakın yerleşimde bulunanlara dokunur. Yerel yönetimler bu hizmetlerin finansmanını “yerel vergilerle” finanse ederler. Tiebout 1956da yapmış olduğu çalışmada insanların neden tercihlerine uygun hizmet ve fayda sunan yerlerde yaşamayı tercih ettiklerini açıklar. Yapılan çalışmada “voting by feet” (ayaklarıyla oy verme) kavramını ortaya atmıştır. Bu kavram bireylerdeki bedavacılık sorununa bir çözüm olarak önerilmiştir. Bu teze göre eğer her bölgesel topluluğa kamusal hizmetlerin maliyetlerini kendilerinin karşılaması şart koşulursa topluluk üyesi bireyler kendi tercihlerine en uygun toplulukları seçerek kendi menfaatlerini en iyi şekilde gözeteceklerdir. Böylece örneğin sporseverler, sportif aktivite alanlarının müzikseverler konser salonunun vb. finansmanına katılmak isteyen diğer müzikseverlerle aynı bölgede yaşamak isteyeceklerdir.
GLOBAL KAMUSAL MALLAR (küresel barışın sağlanması, ulusal bağımsızlığa saygı, global güvenliğin sağlanması, AIDS gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadele.) Faydaları tüm ülkelere, insanlara ve kuşaklara yayılan, olumsuz etkileri yine sınırlar ve kuşaklar ötesi olan mallardır. En büyük sorun bu mal ve hizmetleri kim sunacak? Finansmanı nasıl karşılanacak?
  DIŞSALLIKLAR (KNUT WICKSELL)
l.Dışsallık:Bir ekonomik birimin faaliyetlerinden dolayı, diğer ekonomik birimlerin fayda ya da zarar görmesidir. 2.Özellikleri-Daha çok üretim faaliyetlerinde ortaya çıkar. -olumsuz dışsallık durumunda aşırı üretim söz konusu olup dışsal maliyetler yüksektir. -olumlu dışsallıklarda ise eksik üretim vardır. 3.Türleri:-  Negatif ( U-U, U-T, T-T, T-U) -  Pozitif (U-U, U-T, T-T, T-U) Dışsallık olarak 8’e ayrılır
4. Dışsallık Tipleri1.                                 marjinal     dışsallık: Bir üretim veya tüketim faaliyetindeki ilave değişiklikten dolayı ekonomik birimlerin fayda ya da maliye fonksiyonlarındaki olumlu ya da olumsuz değişmelerdir. 2.                              İnfra - marjinal dışsallık: etkinin belli bir noktadan sonra ortaya çıktığı durumdur.(çevre kirliliği) 3.   parasal dışsallık: olumlu ya da olumsuz dışsallık diğer ekonomik birimler üzerindeki etkilerini piyasa mekanizmasından geçerek gösterir. 4.   teknolojik dışsallık: üretim ya da fayda fonksiyonunda kaymalara neden olarak reel etkiler meydana getirirler
5.Dışsallıkla Mücadele Yöntemleri
5.1. Devlet Müdahalesi (Kamusal Çözümler)l.vergileme 2. sübvansiyon 3.çevre standartları 4.miktar kısıtlamaları 5.atık borsaları ve atıklar üzerinden vergi alınması 5.2.Özel Çözümler1.  Hicks    - Kaldor Tazminat Ölçütü: zarar veren tarafın zarar görene tazminat ödenmesi gerektiğini öne sürmesidir. (maden işçilerine verilen ücretler) 2.  Coase Yöntemi (pazarlık yöntemi, mülkiyet esaslı çözüm) : koşulları; -Taraflardan sadece birinin mülkiyet hakkına sahip olması yeterlidir. -çevreyi kirleten kirlilik iznine sahipse, kirliliğe maruz kalanlar kirletene ödemede bulunarak kirlilikten kurtulabilir. -kirliliğe maruz kalanlar temiz hava hakkına sahipse, çevreyi kirletenler, kirliliğe maruz kalanlara ödemede bulunarak kirlilik hakkına kavuşabilir.
  KAMU EKONOMİSİNDE FİYATLANDIRMA
1.Tam Kamusal Mallar Politik fiyat Finansmanı zorunlu vergilerle karşılanır.
2.Yarı Kamusal Mallar Yarı politik fiyat Hizmetin bölünebilen kısmı harç, şerefiye, resim. vb gelirle, bölünemeyen kısmı ise vergilerle finanse edilir.
3. Özel Mallar Piyasa fiyatı -1.en iyi fiyatlama yöntemi : P=MC-2.en iyi fiyatlama yöntemi: (marjinal maliyetin belirlenemediği durumlarda) P=AC, Fiyat farklılaştırması, gölge fiyat uygulamasıyla fiyat belirlenir. -monopol fiyatlaması yöntemi: doğal tekel niteliğindeki malların üretiminde kullanılır. Burada kısa dönemde zarar, uzun dönemde kar söz konusudur. Unutma!!! Buradaki söz konusu olan fiyatlandırma marjinal maliyete göre değil, sabit maliyete göre fiyatlandırma yapılır.
 
(KAMUSAL MAL VE HİZMETLERİN ETKİN TAHSİSİ
l.Pareto Optimalitesi-l.en iyi teoremi: hiç kimsenin durumunu kötüleştirmeden, en az bir kişinin durumumu iyilileştirmek mümkün değilse pareto optimumdur. -Pareto İyileştirme: hiç kimsenin durumunu kötüleştirmeden en az bir kişinin durum iyileşebiliyorsa pareto iyileştirme vardır. -2.en iyi teoremi: aksak rekabet koşulu altında pareto optimalitesinin tam olarak sağlanamaması durumunda devletin vergiler ve sübvansiyonları kullanarak optimuma yaklaşmasıdır. l.l.Pareto Optimalitesinin Koşulları:¡.tüketimde etkinlik: iki mal arasındaki MRS birbirine eşit olmalı 2.                              Üretimde   etkinlik: üretim faktörleri arasındaki MRTS birbirine eşit olmalıdır. 3.                            etkin            ürün karması: MRS=MRTS 2.              BENTHAMÖnemli olan bireylerin sosyal refahı değil toplam refahtır. Eğer uygulanan politika sayesinde toplam refah artıyorsa o politika kullanılmalıdır. 3.              RAWLS Önemli olan toplam refah değildir, en kötü durumda olan bireyin refahı artıyorsa o politika uygulanmalıdır.
  OPTİMUM ÜRETİM DÜZEYİNİN BELİRLENMESİNE YÖNELİK SİYASAL KARAR ALMA MEKANİZMALARI _ (MARJİNAL      ANALİZ     YÖNTEMİ)
A.GENEL DENGE ANALİZİ ( SAMUELSON) B.KISMİ DENGE ANALİZİ(BOWEN)
—Kamu ve özel malların üretiminde kaynak kullanımında etkinlik ve gelir dağılımını birlikte ele alarak ilişkilendirmiştir.—1 birim kamu malı üretimi artırıldığında ne kadar özel maldan vazgeçilecek? Bu durumun 2 sonucu vardır; 1.               eğer      kamu malı üretimi sonucu oluşan toplumsal fayda, bu malın üretimi için vazgeçilen özel mal ve hizmetin sağlayacağı faydadan büyük ise kaynaklar kamu sektörüne aktarılır 2.            eğer kamu malı üretimi sonucu oluşan toplumsal fayda, bu malın üretimi için vazgeçilen özel mal ve hizmetin sağlayacağı faydadan küçük ise kaynaklar özel sektöre kaydırılır —Kamu malının üretimi için gelir dağılımı dikkate alınmadan yapılan analizdir.—Bowen, yapmış olduğu analizde özel mal ve kamusal malları ayrı ayrı değerlendirmiştir. —ÖZEL MALDA fiyat sabittir. Üretilen mala olan piyasa talebini bulmak için bireysel talep eğrilerinin YATAY toplamı alınır. Bunun sebebi ise her bireyin özel maldan talep ettikleri miktar farklı olmasıdır ve böylelikle toplam talebe ulaşılabilir. Bunun sonucunda ise arz ve talebin kesiştiği noktada piyasa fiyatı ve optimal üretim miktarı belirlenir. —KAMUSAL MALDA ise üretilen mal/hizmet sabittir. bireylerin talep eğrileri sahte (fiktif) talep eğrileridir. Bildiğimiz üzere kamusal malın finansmanı vergilerle sağlanır ancak kişilerin üretilen mala ödeyecekleri vergi servet ve harcama unsurlarına göre farklılık gösterir. Piyasa talebini bulmak için talep eğrilerinin DİKEY toplamı alınır
3.LİNDAHL ÇÖZÜMÜ 4.KAMU HİZMETİ VE GELİR DAĞILIMI (MUSGRAVE)
Lindahl’a göre bireyler toplumsal mallardan sağladıkları faydaya göre toplumsal maliyete katılmalıdırlar.Her bireyin kamu mallarından sağladığı marjinal faydaya göre kamu hizmetlerinin maliyetine katılması gerektiğini ifade etmiştir. Lindahl’e göre bunun sağlanmasının temel koşulu adaletli bir harcama ve vergi sistemidir. Musgrave göre, gelir dağılımı sorununun öncelikli olarak çözülmesi halinde, kamu hizmetlerinin optimum noktası piyasa benzeri bir modelde çözümlenebilir. Kişiler sahip oldukları parasal varlığı bilirlerse kamusal mallar konusunda oylama yapılabilir. Kısacası Musgrave göre farklı gelir dağılımı bileşimlerinden hareketle, en fazla toplumsal refahı veren kamu- piyasa malı kaynak dağılımı etkin bir şekilde çözümlenebilir.
  SİYASAL KARAR ALMA MEKANİZMASINDA KULLANILAN OYLAMA YÖNTEMLERİ
Kamusal mal ve hizmetlerin üretimine siyasal karar alma mekanizması içerisinde oylama yöntemi ile karar verilir.Kamu Tercihi Teorisine göre siyasal karar alma mekanizmasının aktörleri : l.SEÇMENLER 2.SİYASİ PARTİLER 3.BÜROKRATLAR 4.BASKI GRUPLARI 5.ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER
-Siyasal Karar Alma Mekanizmasında Karşılaşılan sorunlar 1 .tercihlerin açıklanması problemi 2 .Bedavacılık 3.Tercihlerin Toplulaştırılması (yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi.)
oylama yöntemleri
l.OYBİRLİGİ KURALI1.1.                      Mutlak       Oybirliği: Siyasal kararların alınmasında oylamaya katılan oyların TAMAMININ olumlu olmasıdır. 1.2.                     Nıspi          Oybirliği: Siyasal kararların alınabilmesi için 9/10.2/3,5/6 gibi önemli bir kısmın olumlu oy vermesi gerekir. 2.OYÇOKLUGU KURALI: siyasal karra almada oybirliği kuralının uygulanma olanaksızlığı çoğunluk kuralının daha çok kabul edilmesin yol açmıştır demokrasilerde en çok kullanılan teknik arasında yer alır.2.1. Nispi Çoğunluk: Oylamaya katılanlar arasında en çok oyu alan politikaların seçilmesidir. DEZAVANTAJI: Toplamda 400 oy var. A politikası 190, B pol. 160, C pol 50 oy aldığında A politikası seçilir. Lakin bu durumda A 400 oydan 190’la en çok oyu almış olabilir fakat geriye kalan 210 oy A’nın seçilmesini istememektedir. Bu durumda optimaliteden uzaklaşılır. 2.2. Basit Çoğunluk: oylamaya Katılanların yarısından 1 fazlasının olumlu oy vermesi halidir. 2.3. Kaliteli Çoğunluk: Oylamaya katılanların en az 2/3 ’ünün olumlu oy vermesi halidir.
l.WICKSELL’İN OYBİRLİĞİ KURALKararların alınmasında en adil yol oybirliğidir. Ancak mutlak oybirliği sağlanması mümkün değildir. Sonuçların 4/5, 9/10, 6/7. olması halinde pareto optimalitesine yaklaşılacağını savunur. 2.CONDORCET PARADOKSUOybirliğinin Demokratik görüş belirleme sisteminde bireysel tercihlerden toplumsal tercihlere geçişliliğin olmadığını ifade eder. Çoğunluk ilkesinin var olduğu durumda ise sonsuz döngüsel süreç başlar. Concorcet bu durumu da en az oyu alan seçimlerin elenmesiyle ortadan kaldırmanın mümkün olacağını savunur. 3.BLACK (ORTANCA SEÇENEK TEORİSİ)Sunduğu teori concorcet’in geçişkenliği sağlayamadığı durumlar için geçerlidir. Black’e göre her seçmenin tercih sırası içinde bir doruk noktası vardır ve çoğunluğun doruk noktalarının birbirine yaklaştığı tercih ile geçişkenliğin sağlanabileceği, bu tercihin ise ortanca seçenek olarak ifade etmektedir.
4. ARROW’UN İMKANSIZLIK TEOREMİOylama Paradoksu: Oylama sonuçlarının seçmenlerin gerçek sonuçlarını yansıtmadığı durum. . Bu yüzden, iktisadi kararlarla siyasi kararlar arasında tutarsızlık vardır. Arrow’a Göre Oylama sonuçlarının geçerli olması i Döngüsel Çoğunluk: bireylerin tercihleri arasındaki tutarsızlığın yaratacağı durum(tercihlerin geçişsizliği) -bireysel tercihler iktisadi iken, toplumsal tercihler siyasidir çin; l.ortak rasyonellik 2.diktatörlüğün olmaması 3 .bağımsız seçeneklerin bağımsızlığı 4.                  sosyal    ve bireysel tercihlerin bağımsızlığı 5.                      empoze           etmeme 5. DOWNS YAKLAŞIMI (POLİTİK MÜBADELE)Oy maksimizasyoncusu olan siyasilerin kamusal harcamalardan sağladıkları marjinal oy kazancı, vergilerden sağladığı marjinal oy kaybına eşitleninceye kadar kamu harcaması yapar. 6. McKEAN YAKLAŞIMI (HÜKÜMETİN GÖRÜNMEZ ELİ)Hükümet kamusal faaliyetlerden zarar görenlere tazminat öderken bu faaliyetlerinden yarar sağlayanların ise tazminat ödemeleri gerekmektedir Bireylerin fayda max yönelik hareketi bir süre sonra toplumsal faydaya dönüşür.
7. BUCHANAN - TULLOCK YAKLAŞIMI 8. NISKANEN YAKLAŞIM (BÜROKRASİ ) 9.ROMER - ROSENTHAL MODELİ
(MALİYET MİNİMİZASYONU)Her kamusal faaliyet bireylere 2 tür maliyet yükler. 1.                  Dışsal maliyet (oylama sonucunda kararı beğenmeyenlerin katlandıkları maliyetler) 2.                karar      alma maliyeti(oylamaya katılan bireyler için yapılan zaman ve diğer masraflar) Seçmenler bu iki maliyetin toplamını minimize etmesi gerekir. Kamuda Mal ve hizmet üretim ve yönetimini bürokratlar aracılığıyla gerçekleşir. Bürokratlar bütçe maksimizasyoncusudur. Çok harcama yaparak bütçeyi büyütürler.Kamu kesiminin de aşırı genişlemesinden dolayı sosyal kaynak tahsisinde etkinsizlik ortaya çıkmaktadır. Seçmenlerle bürokratların her seçim bölgesini tanıdıklarını varsayar
  İKTİSADİ EKOLLERDE DEVLET ANLAYIŞI
l.MERKANTALİZM(zenginlik=ticaret)(güçlü ulus devlet) *                    güçlü ulus devlet için güçlü hazine *güçlü hazine için de altın, gümüş gibi kıymetli madenler şart. *bunun sağlanması için devlet ihracatı özendirici, ithalatı kısıtlayıcı politikalar uygulamalı 2.FİZYOKRASİ (zenginlik=üretim)(Laissez faire, laissez passer) (liberal ekonominin öncüleri) *ürün yaratan tek üretim dalı tarımdır. *daha fazla üretim ve bununla birlikte yaratılan artık üretim için devlet müdahalesinin olmadığı ekonominin kendiliğinden dengeye geleceği doğal düzene inanmaktadırlar 3.KLASİK EKOL (jandarma devlet)*ekonomi her zaman dengededir. *bu denge fiyat mekanizması ile sağlanır.(görünmez el) **piyasada rekabet olacak kiii üretim olsun. Bu sebeple devlet ekonomiye müdahale etmeyecek *jandarma devlet olarak adalet, savunma ve güvenliği sağlayacak. *UNUTMAKİ devlet verimsiz özel sektör verimlidir. *devlet ekonomiye müdahil olmazsa fiyat ve ücretler esnek olduğu için ekonomi kendiliğinden dengeye gelebilecektir.
4.KEYNES (müdahaleci devlet)(24 ekim 1929, kara Perşembe, Büyük Buhran) *Keynes, klasiklerin aksine ekonominin her zaman tam istihdamda dengede değil, eksik istihdamda da dengeye gelebilir. *öylekiiii eksik istihdamdan tam istihdama ulaşıncaya kadar devlet ekonomiye müdahale edecek. *yapılan müdahale ise eksik istihdama neden olan talep yetersizliğini giderici GENİŞLETİCİ MALİYE POLİTİKASIDIR. 5.SOSYAL REFAH DEVLETİ*Keynes’in ekonomiye müdahalesinin sebebi ekonomik dengeyi sağlamak iken, sosyal refah devletinde amaç sosyal refahın arttırılmasıdır. *bu nedenledir ki devlet artık temel mal ve hizmetlerin yanı sıra sosyal refahı arttırabilmek için özel mal ve hizmetler de üretmeye başlamıştır. 6.PATERNALİST DEVLET(baba devlet):*aile yönetimi, devlet yönetiminin bir modelidir prensibine dayanan ve halk içerisindeki doğruyu seçme yetisine sahip olan 'yetkinlerin' verecekleri kararlarla siyasal yönetimin gerçekleşmesine dayanan bir sistemdir. *Sokrat ve Platon'a göre; toplum içinde, yönetilmeye ihtiyacı olan aciz kimseler için rehberlik edecek bir grubun bulunması gereklidir. Aynı şekilde, aile içinde de ailenin bekası için doğru kararları alan bir merciinin bulunması gereklidir. Keza bu aile içinde ancak bir birey olabilir. İdeal kararları alabilecek olan kişi, aile içinde yönetilmeye ihtiyacı bulunan bireyler adına ve aile için en doğru kararları alacak tek otorite olmalıdır.
7.DİGER DEVLET MODELLERİ7.1.                                            Fundamental (teokratik) Devlet: katı dini kurallarla yönetilen devlet biçimi. 7.2.                                          Mekanik       Devlet: topluma hizmet edebilmek için toplum tarafından kurulmuş, siyasilerin yönetici, bürokratın ise görevli memur olarak görüldüğü devlet anlayışıdır. 7.3.Organik (müdahaleci) Devlet: devlet; toplumun üzerinde ve topluma ait bir organdır. Devlet ve toplumun menfaatleri bireyin menfaatleri olarak algılanır. 7.4.Bireyci (liberal) devlet: birey devletin yerini almaktadır, birey devlet için değil, devlet birey için var olmaktadır. 7.5.Oligarşik Devlet: asker, dini veya siyasi bir grup tarafından sınırlı bir kesimin devleti yönetmesi. 7.6.Monarşik Devlet: tek bir hükümdar tarafından yönetilen devlet biçimidir
    DEVLET FAALİYETLERİ HARKINDAKİ YAKLAŞIMLAR  
  1. KLASİK İKTİSAT TEORİSİ VE TARAFSIZ DEVLET
Liberal ekolün öncülerinden olan Fizyokratlar ekonomide doğal düzenin varlığına inanmış ve devlet faaliyetlerinin sadece jandarma devlet görevini üstlenmesi gerektiği vurgulamışlardır. *fizyokratlardan esinlenen Adam Smith ise “Ulusların Zenginliği” adlı eserinde klasik liberal iktisat doktrinin temelini oluşturur.

*Smith derki; -bireyler kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalışırken aynı zamanda toplumsal faydayı maksimize edeceği görüşünü savunarak herkesin fayda maksimizasyonu çabası sonrası piyasada dengenin sağlanmasına yardımcı olduklarını ileri sürmüştür.(görünmez el) 2.SOSYALÎST YAKLAŞIM Sanayi devrimi sonrası oluşan yeni ekonomik düzen içerisinde Klasik İktisatçılar bir kanadı ekonominin daha çok arz yönüyle ilgilenirken diğer kanadını oluşturan Marx ve Hegel gibi düşünürler ise bu sürecin daha çok bölüşüm ve talep kısmıyla ilgilenmişler ve bu süreçten etkilenen kitleler üzerine eğilmişlerdir.

Bu düşünürlerin ortaya koyduğu akıma da sosyalizm denilmektedir. Sosyalizm; tüm üretim araçlarının devlet tekelinde olmasını öngören ve özel mülkiyet, serbest ticaret hakkının bulunmadığı, ekonominin merkezi planlama ile yürütüldüğü bir sistemdir. Bu sistem içerisinde tüm ekonomi kamu sektöründen oluşmaktadır.________________________________________________________________      
3.İKTİSADİ RASYONALİTE YAKLAŞIMIBu görüşe göre devletin, piyasa ekonomisinin işleyişinde tamamlayıcı bir görev üstlenmesi gerektiğini savunur. Bu görüşe ilişkin üç farklı görüş bulunmaktadır;____________________________
  I.Samuelson Piyasada üretilmesi mümkün olmayan, faydası bölünemeyen mal ve hizmetlerinin kamu kesimi, üretilmesi mümkün olan ve faydası bölünebilen mal ve hizmetler ise özel sektör tarafından üretilmesi gerektiğini ifade eder Il.Chamberlin - Cournot (Aksak Rekabet) Devlet tam rekabet koşullarından sapma olan monopol ve oligopol piyasalarda faaliyette bulunmalı ya da bu piyasalardaki faaliyetleri düzenlemelidir ki kaynak dağılımında etkinlik sağlansın.
  • Tabotoni-Brochier (özel-kamu sektörü maliyetkarşılaştırması)
Bir malı ister kamu isterse özel sektör üretsin. Bu yaklaşıma göre önemli olan üretilen mal ve hizmetin topluma maliyetinin ne olacağı araştırılmalıdır. Öyleki, devlet faaliyetinin sınırı belirlenirken her bir faaliyetin özel veya kamu kesiminde üretilmesi halinde toplumun yükleneceği maliyetin hesaplanması gerekmektedir.
  1. MUSGRAVE YAKLAŞIMI
Piyasa ekonomisi bazı sorunların çözümünde yetersiz olduğundan dolayı kaynak tahsisi, gelir dağılımında etkinlik ve iktisadi istikrar sağlanamamaktadır. Bu durumda devlet, piyasa ekonomisinin yetersizliğinden kaynaklanan sorunları çözmelidir.  
  1. ANAYASAL İKTİSAT YAKLAŞIMI ( KAMU TERCİHİ)
(BUCHANAN, HAYET, TULLOCK) Klasik iktisadi görüşün bir uzantısı olarak iktisadi faaliyetlerin tamamen piyasa ekonomisi kuralları çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini, devletin ise bilinen klasik fonksiyonlarını yerine getirmesinden başka hiçbir şekilde ekonomik faaliyetlere müdahale etmemesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Devlettin sürekli olarak büyüdüğüne işaret ederek, devletin görev ve sorumlulukları belirlenip anayasal hükümlerle sınırlandırılması gerektiğini ifade ederler.

Devletin özellikle bürokrat ve siyasi partilerin bütçe ve oy maksimizasyonu eylemleri sonucunda büyüdüğünü, bu nedenle devletin piyasa devletin piyasaya müdahalelerini önleyebilmek için, anayasalara devletin iktisadi ve mali yetkilerini kesin bir biçimde kısıtlayan hükümler koymak gerektiğini ifade etmektedir. Örn:anayasaya kamu harc/GSMH max %25 olacaktır veya borç stoku/GSMH max %20 olsun veya enflasyon %15i geçerse kdv %10 artar gibi mali kurallar koyulmasını ifade eder.________________________________________________________
  1. TINBERGEN (l963 TR’de ilk kalkınma planı)
Piyasa ekonomisinin etkin işleyebilmesi için devletin savunma, adalet gibi temel mal ve hizmetleri sunmasının şart olduğunu ve bu durumun piyasa ekonomisinin kapitalist yapısına zararı olmayacağı gibi işleyişini daha etkin kılmasını sağlar.   DEVLET FAALİYETLERİNİN OPTİMAL SEVİYESİ
  1. Kaynakların Özel Kesimle Kamu Kesimi Arasındaki Optimum Dağılımı
Ekonomide kullanılan kaynaklar iki kesim arasında öyle dağılmalıdır ki bir faktörün bir kesimden diğerine aktarılması, toplam üretimde artık bir artış sağlayamasın ki fayda maksimizasyoncusu olan bireylerin faydalarında bir kayıp yaşanmasın. Bunun için özel kesimde üretilen mal ve hizmetlerin marjinal sosyal faydasının marjinal sosyal maliyetine oranının, kamu kesiminde üretilen mal ve hizmetlerin marjinal sosyal faydasının marjinal sosyal maliyetine oranına eşit olması gerekmektedir. Yani iki kesimin çıktılarının(üretimlerinin) ; Özel Kesim MSF/MSM= Kamu Kesimi MSF/MSM____________________________
  1. Kamu Kesiminde Optimum Kaynak Dağılımı
     
  • Kaynak Dağılımıyla İlgili Devlet Faaliyetlerinin Optimum Seviyesi
Kaynak dağılımı ile ilgili devlet faaliyetlerinin optimum seviyesi nasıl belirlenir? —İlk olarak optimum kaynak dağılımının, ekonomin özel kesimine uygulanan MSM=MSF kuralının kamu kesimine de uygulanmasıyla sağlanır. -Piogu “harcamaların, devlet hizmetleri için vatandaşlardan alının sonuncu(marjinal) şilinin harcanmasıyla elde edilen faydalanmanın bu sonuncu şilinin devlete aktarılması dolayısıyla katlanılan fedakarlıkla eşitleneceği noktaya kadar götürülmesini” öneriyordu.

-Aynı görüşü John F. Due “devletin her faaliyetini faaliyetin sağlandığı MSF’nin MSM’ye eşitlendiği noktaya kadar arttırması gerekir.

- Bu görüşler çerçevesinde MSM=MSF eşitliği sağlanabilirse kamu kesiminde optimum kaynak kullnımı gerçekleştirilmiş yani kamu kesiminde kullanılan kaynaklardan mümkün olan en büyük fayda sağlanmış olur. -lakin uygulamada bu usulden yararlanma imkanı yoktur.
Çünkü üretilen tam kamusal malların piyasa fiyatının olmaması, hemde yarı kamusal malların sebep oldukları dışsallıklar bunların MSF’sinin tespitini imkansız kılmaktadır.

-hal böyle olunca bu teknik kullanılamadığı için maliyet fayda analizi adı verilen bir yöntemden yararlanılmaktadır.
  • Gelir Dağılımıyla İlgili Devlet Faaliyetlerinin Optimum Seviyesi
Devletin asli amaçlarından biri gelir dağılımını düzenlemektir. Bu sebepten özellikle günümüz devlet anlayışı olan sosyal refah devletinin, kalkınmanın gerçekleştirilmesi kadar önde görevlerinden biri de adil gelir dağılımının sağlanmasıdır. Bu anlamda gelir dağılımın etkin olarak sağlandığı nokta kamu faaliyetlerinin optimum düzeyini oluşturmakla birlikte, bu notanın objektif değil sübjektif bir değer olmasından dolayı ölçülmesi sınırının belirlenmesi imkansızdır.
  • Negatif Gelir Vergisi (Milton Friedman)
-bir tür sosyal transfer harcamasını ifade etmektedir. -görüşe göre devlet temel hizmetler hariç hiçbir ekonomik faaliyette bulunmayacak ve bunlar piyasadan karşılanacaktır. Devlet, bir geçim sınırı belirleyerek bu sınırın altında olanlara ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetleri piyasadan temini için negatif gelir vergisi yoluyla bir gelir transferi yapacaktır.   KAMU GİDERLERİ
1.TANIMIKamu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yetkili kişilerce gerçekleştirilen zaman içerisinde sürekli artma eğilimi içersinde olan ve para şeklinde yapılan ödemelerdir. 1.1.                    DAR ANLAMDA KAMU GİDERLERİMY+YY tarafından yapılan harcamalar 1.2.                           GENİŞ      ANLAMDA KAMU GİDERLERİ MM+YY+SOS GÜV KUR + KİT + VERGİ HARCAMALARI 2.Kamunun Ekonomi içindeki Payı(Kamu harcamaları )/(GSMH)
3.0ZELLİKLERİ- SINIRLARI-kamu harcamalarının üst sınırı MG’dir. Kamu harc MG’yi AŞAMAZ -amaç toplumsal ihtiyacın karşılanmasıdır -özel fayda ve kar amacı yok, amaç toplumsal fayda -kamu harcamaları BÜTÇE KANUNU ile yapılır -Klasiklere göre kamu harcamaları VERİMSİZDİR ve Kamu harcamalarında SADECE kurumsal sınıflandırma yapılır -Modern Maliyecilere göre kamu harcamaları verimli olup, talep yaratıcı özelliğe sahiptir, Fonksiyonel Sınıflandırma yapılır. -Kamu harcamalarıyla ilgili evrensel bir sınır saptanamaz. Ülkeden ülkeye göre değişken bir yapı içerisindedir. Bunu n sebebiyse; toplumun anlayışı, benimsenen devlet biçimi, toplumun vergiye bakış açısı ve ülkelerin gelişmişlik düzeyidir. 4.KAMU HARCAMALARININ ARTIŞ N 1EDENLERİNİN SINIRLANDIRILMASI
4.l. GÖRÜNÜŞTE ARTIŞ Kamu harcamaları sadece parasal olarak arttığı ve bu artışa rağmen kamu hizmetindeki miktar olarak bir artışın olmadığı durumlardır. NEDENLERİ1.                para       ekonomisinin yaygınlaşması 2.                 para       değerinin düşmesi 3.                 ülke       sınırlarının ve nüfusun büyümesi 4.                                                 kamulaştırma,            devletleştirme 5.                                              bütçe  usullerinin değişmesi 4.2.GERÇEKTE ARTIŞ Kamu harcamalarının hem parasal hemde hizmet miktarı olarak arttığı durumlardır. NEDENLERİ1.                       Askeri            (savaş ve savunma giderlerinin artışı) 2.                     siyasi ( liberal veya sosyalist bir iktidarın gelmesi, partilerin taahhütlerini yerine getirmeleri) 3.                                   ekonomik (ekonomik istikrarı sağlama çabaları, krizler) 4.                                 teknoloji  (yeni buluş ve gelişmeler. Hızlı tren uygulamaları gibi) 5.                             sosyal          (sosyal yardımlar)
  KAMU GİDERLERİNİN ARTIŞ TEORİSİ
1.WAGNER (YASA)“Devlet Faaliyetlerinde Sürekli Artış Kanunu” Bireylerin sosyal ilerleme istekleri kamu harcamalarını sürekli arttırır. Kamu harc artmasının nedeni; 1.              sanayileşme 2.                               kentleşme,                  sos. Yapıdaki değişme 3.                            yerel                 yönetimlerin artması, sundukları hizmetin genişlemesi 2. HENRY CARTER (SANAYİ + SAVAS) (Wasner’i Onaylar) Kamu harcamalarının artışı ülkeden ülkeye değişir. Wagner’e katılır (sanayileşme) bununla birlikte savaşlar kamu harcamalarını arttırdığını söyler. 3.NITTI (SAVAS+SAVUNMA) (Wagner’e karşı)Kamu harcamalarının artış nedeni 1.               savaş      ve savunma 2.             büyük bayındırlık harcamaları 3 .devlet borçlanması **kamu harcamalarından savaş ve savunmayı çıkardığında kamu harcamaları HİÇ ARTMAZZZZ. 4.MUSGRAVE (KALKINMA - BÜYÜME)Savaş ve Savunma harcamalarını çıkardığında kamu harcamaları MG ile aynı oranda artar.(Ülkede MG artışı sosyal refahı arttırır (eğitim, sağlık, sosyal transferler artar dolayısıyla sosyal gelişmelere bağlı olarak kamu harcamaları artar) 5. ROSTOW (5 AŞAMALI KALKINMA TEORİSİ)Kamu harcamalarının artışı ekonomik gelişmeye bağlıdır. 1.                             geleneksel    toplum 2.                           kalkışa         hazırlık 3.              kalkış 4.olgunlaşma 5. tüketim toplum Aşama ilerledikçe kamu harcamaları artar.
6. PEACOCK - WISEMAN 7. PIGUE VE DALTON 8. DOWNS, BUCHANAN, 9.BAUMOL (DENGESİZ 10. CLARK
(SICARAMA TEZİ)(yerini alma) Savaş, doğal afet, kriz dönemlerinde kamu harc artar., sıçrama yapar. Kamu harc finansmanı için vergi yükünü arttırır. (toplumda tepkiye neden olmaz). Bunalım sonrasında toplum vergi yüküne alıştığından vergi oranlarında indirime gidilmez. Kamu harcamaları eski düzeyine inmez. (SOSYAL REFAHIN ARTTIRILMASI)Amaç sosyal refahın max edilmesi olduğundan kamu harcaması artar. Bu artış MSF=MSM olana kadar devam eder. TULLOCK ( MAKSİMİZASYON YAKLAŞIMI)Siyasiler oy maksimizasyonu Seçmenler fayda maksimizasyonu çerçevesinde siyasilerin iktidara gelmek adına seçmenleri memnun etmesi sonucu kamu harcamaları artar Bedavacılık ve politik miyopluk sorunları ortaya çıkar. BÜYÜME)Kamu genel olarak verimsiz alanlarda üretim yapar.( emek- yoğun) Bu nedenle artan hizmet talebini karşılamak için daha fazla maliyete katlanır ve kamu harcamaları artma eğilimi girer. Bu da kamunun özel sektöre göre hızlı ve dengesiz büyüğünü gösterir. Kamu harcamaları MG’nin %25’ini geçmemelidir.%25’İ geçen durumda kamu harcamalarının finansı olan vergilere başvurulur. Bu da işçilerde ikame etkisine yol açar ve MG düşme eğilimine girer.
11. NISKANEN (BÜROKRASİ MODELİ) Bürokratlar kamu işletmesini özel bir işletme gibi görür ve işletmenin karını maksimizasyon çabasını devlet bütçesini maksimize ederek karşılar. Bunun sonucunda kamu harcamaları artar. Bürokrasi hükümete hizmet sunan monopol gücüne sahip bir hizmet sektörüdür isteyen bürokratlar maaşlarını arttırmak isteyerek kamu harcamalarının artmasına neden olabilir 12. ODLE( POLİTİK AŞAMALAR HİPOTEZİ) (SÖMÜRÜLEN ÜLKE )Sömürge halindeki devletler (az gelişmiş) bağımsızlığa 3 aşamadan geçerek kavuşur(kamu harcamaları artar) 1.                    altyapı             çalışmaları (demiryolu, köprü, liman)sömürgeci devlet karşılar 2.                                sermayenin                   geliş amacına uygun kamu harc:eğitim, sağlık 3.                                 bağımsızlık                   sonrası dönem ulusal ekonominin kurulması: güvenlik savunma, diploması. 13.J. O’CONNER (MARKSİST YAKLAŞIM)Amaç kapitalizmin kalıcılığını sağlamak. Bunu için ilk olarak eğitim sağlık, güvenlik, sosyal konut, sosyal transfer gibi hizmetler sunacak(sosyal devlet sağlanacak) kapitalizmin kalıcılığı sağlanacak. Sermaye hareketlerini hızlandırmak amacıyla devlet bütçesi küçük tutulmuş daha sonra sermaye sahiplerine yönelik karlı kamu siparişlerinin artması ile kamu harcamaları artar. 14.PYLEKamu harcamalarının bazı dönemlerde belli bir süre MG’den hızlı artar. Bu da ülkeden ülkeye göre değişir ve kamu harcamalarının sürekli arttığını savunur. 15. SOLOMON FABRICANT Kamu harcamaları sürekli artar ve bu artışın her ülke de farklı olduğunu söyler.
  KAMU HARCAMALARININ TASNİFİ (SINIFLANDIRILMASI)
l.İDARİ TASNİF 2.BİLİMSEL-EKONOMİK TASNİF
1.1.ORGANİK(KURUMSAL) 1.2.FONKSİYONEL(İŞLEVSEL) 2.1. ADİ-OLAĞANÜSTÜ 2.2.REEL-TRANSFER“PIGOU” 2.3. VERİMLİ-VERİMSİZ 2. 4 .ZORUNLU -İHTİYARİ
TASNİF TASNİF
Harcamayı yapan idari birimler itibari ile harcamalara sınıflandırma yapılmasıdır.Örn; MEB, SAĞLIK BAK, MALİYE BAK Harcamanın amacı önemlidir.—hizmet tekrarı engellenir, harcamalar azalır, tasarruf sağlanır. —sosyal fayda sağlar —etkinlik ve verimlilik artar —3’e ayrılır; 1.               genel      hzmt 2.                  sosyal    hzmt 3.                            ekonomik                 hzmt Adi(olağan); her yıltekrarlanır nitelikte olanlar. örn: cari harcamalar Reel; karşılığında bir mal veya hizmet alınan harcamalardır Verimli; MG’de artış yaratan harcamalardır.Örn; reel harcamalar verimli harcamalardır. Zorunlu; mutlaka yapılması gereken ve kanunlara dayalı olan harcamalardır. Örn;eğitim, savunma vb harcamalarının düzenli olarak yapılması hem sosyal hemde ekonomik büyüme ve kalkınma açısından zorunludur.
Olağanüstü; uzun süreli aralıklarla yapılan harcamalardır. örn: yatırım harcamaları, doğal afetler Transfer; Karşılığında bir mal veya hizmet alınmayan harcamalardır. Transfer harcamaları gelirin yeniden dağılımında kullanılır.gelir dağılımında adaleti sağlamaya yönelik harcamalardır. Verimsiz; MG’de artış yaratmayan harcamalardır. Örn ; sosyal Transfer harcamaları MG’yi arttırmaz, gelir dağılımında adaleti sağlamaya yöneliktir. İhtiyari; ertelenebilecek esnekliğe sahip olan harcamalardır.Her yıl kaldırım taşı döşemek ihtiyaridir.
ma
 
2.2.2.TRANSFER HARCAMALARI
I
  • REEL (GERÇEK) HARCAMALAR
      2.2.1.1.CARI Bir bütçe dönemi içinde tüketilen ve aynı dönemde faydası sağlanan ve genellikle her yıl tekrarlanan giderlerdir. Üretimi arttırıcı etkisi yoktur. Mevcut üretim kapasitesini işler durumda tutan harcamalardır. Örn; personel,memur,işçi maaşları, tazminatları, ödüller,kırtasiye giderleri,demirbaş alımı,küçük onarım giderleri,yolluklar... 2.2.1.2.YATIRIM Üretim kapasitesini arttıran kaynakların daha etkin kullanımını sağlayan ve MG’yi arttıran, faydası sonraki yıllara sarkan harcamalardır. Sermaye birikimine yönelik harcamalardır. (maddi sermaye-beşeri olmaya sermaye) Örn;etüt proje giderleri,taşıt alımı, büyük onarım giderleri, 2.2.2.1.İKT-SOS-MALİ İktisadi(verimli); üretimin arttırılması yönelik yapılan harcamalar örn; sübvansiyonlar, üreticilere verilen krediler, Mali; kamu kurum ve kuruşların finansman açıklarının kapatılması amacıyla yapılan harcamalar Örn; özel bütçeli ve DDKB açıklarının kapatılması için genel bütçeden yapılan hazine yardımları, borç faiz ödemeleri, KİT açıklarının kapatılması Sosyal(verimsiz); düşük gelir gruplarına yönelik olarak yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla yapılan harcamalar Örn: emekli maaşları, işsizlik sigortası, öğrenci bursları, yeşil kart, ayni yardımlar, tavan fiyat uyg. 2.2.2.2.GELİR-SERMAYE Gelir: transfer harcamasının ülke içinde yapılmasıdır Sermaye; transfer harcamasının ülke dışına yapılmasıdır. Örn: savaş tazminatları, dış borç faiz ödemeleri 2.2.2.3.DOLAYLI-DOLAYSIZ Dolaysız.; kişilerin gelirlerinin direk arttırmaya yönelik yapılan harcamalardır. Örn: öğr bursları, dul yetim aylıkları, borç faizi ödemeleri Dolaylı: kişilerin gelirlerini dolaylı yoldan arttıran harcamalardır. Örn: yeşil kart uygulamaları, kömür, gıda yardımları... -Kalkınma Carisi (yatırım carisi): üretime katkı yapan cari harcamaları ifade eder. Beşeri sermayeye yönelik yapılan cari harcamalardır.(eğitim, sağlık) => doktor, öğretmen maaşı, okul için sıra, ısınma giderleri, hastane için yatak, ısınma giderleri..) -Sermaye Teşkili Transfer Harcaması: karşılığında mal alınan ancak cari üretim ve toplam talep düzeyine hiçbir katkısı olmayan harcamalardır(eski bina(ikinci el) alımı, faaliyette bulunan bir işletmeyi satın alması(devletleştirme) , arsa arazi alımı( kamulaştırma) -Sübvansiyon: fiyat hareketlerini kontrol için yapılan mali yardımlardır. Üretim ve tüketim sübvansiyonları olarak 2’ye ayrılır. Üretim sübvansiyonları üretimi teşvik etmek için üretici kesime yapılan yardımlardır. Tüketim sübvansiyonları ise piyasa fiyatını aşağı çekmek için kullanılır_________________________________________________________________________________ KAMUSAL HARCAMA POLİTİKALARININ SEÇİMİ Sosyal Fayda Maliyet Analizi Analiz daha çok kamu yatırım projeleri için kullanılır. Çünkü cari harcamalar daha çok kısa vadeli olduklarından olası yanlış kararlardan dönmek mümkündür. Oysa yatırım projeleri, uzun vadeli harcama programı olduğu için, başlangıçta etkinlik analizlerinin titiz biçimde yapılması gerekmektedir. Sosyal fayda maliyet analizi açısından en önemli konulardan biri fayda ve maliyetlerin bilinmesidir:
  1. Faydaların Belirlenmesi: Projenin değerlendirilmesinde faydaları; doğrudan - dolaylı, gerçek - parasal ve maddi - maddi olmayan maliyetler şeklinde sınıflamak mümkündür.
  2. Maliyetlerin Belirlenmesi: bir kamu yatırım projesinde maliyetleri; doğrudan dolaylı maliyet, yatırım- işletme bakım maliyeti, gerçek-parasal maliyet, maddi - maddi olmayan maliyetler şeklinde sınıflamak mümkündür.
  3. projenin Fayda ve Maliyetlerinin Ölçümlenmesi: fayda maliyetlerin ölçümlenmesinde özel sektör projelerinde kullanılmayan iki değerleme ölçütü yer almaktadır.
  4. Gölge Fiyat: bu fayda ve maliyetlerin ölçümlenmesinde piyasa fiyatı yerine gölge fiyatlar kullanılmaktadır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde piyasa ekonomisini gelişmemesi, sermayenin belirli gruplarda toplanması, ekonomik kurumların yetersizliği gibi nedenlerden dolayı piyasa fiyatı yerine gölge fiyat kullanılmaktadır. Gölge fiyatı, herhangi bir malın marjinal maliyetinin prasal ifadei olarak tanımlanabilmektedir.
  5. Sosyal İskonto Oranı: kamu yatırımlarının gelecekteki fayda ve maliyetlerini bugünkü değere eşitleyen faiz oranı olarak tanımlanmaktadır. Buna da sosyal faiz oranı adı verilmektedir.
KAMU HARCAMALARININ EKONOMİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
l.Pigou Etkisi 2.Dışlama Etkisi (Crowding Out) 3.Çekme Etkisi(Crowding In)
Devlet harcamalarının azaltılmasının bireylere faydadan çok zarar getireceğini savunur ve kamu harcamalarının azalmasının talebi daraltacağını iddia eder.Kamu harcamalarının azaltılmasının MG’yi düşürebileceğini ileri sürer. Kamu harcamalarının azalmasının MG’de yarattığı etkiye Pigou etkisi denir. Pigou Etkisi iktisatta; fiyatların düşmesinin serveti ve buna bağpluı olarak da tüketimi arttırdığını ifade eder. Düşen fiyatlar servet sahibi olan bireylerin sahip oldukları servetin değerini arttırır, bu da tüketimi kamçılar. Monateristlere göre kamu harcamalarının artması faizleri arttırır. Faizlerin artması ise özel yatırımları azaldır. Diğer bir ifadeyle devletin kamu harcaması yapmak için borçlanma yoluyla piyasaya yüksek faizli tahviller sunar ve özel sektörün likit varlıklarının azalmasıyla yatırım yapması sekteye uğrar ve ekonomiden dışlanır. Devlet ve özel sektörün yatırım yapacakları alanları paylaşmasıdır.Örn; özel sektörün kar marjı yüksek inşaat ve nihai tüketim malları üretimine yönelmesi devletinse büyük sermaye isteyen elektrik, su, bayındırlık harcaması yapması gibi.
  KAMU GELİRLERİ KAMU GELİRLERİNİN ÇEŞİTLERİ
l.VERGİLER—  Kamu hzmti finansmanı için toplanır —  cebridir —  karşılıksızdır(kişinin şahsına yönelik özel ve doğrudan bir karşılık vaadi ve taahhüdü olmamasıdır.) —nakdi olarak alınır. —  GELİR(GV-KV) SERVET(MTV, EV, VİV) HARCAMA (KDV, ÖTV, DV, BSMV, ÖİV) üzerinden alınır. 2.HARÇLAR-  kamusal nitelikli bir hizmetten bazı kişilerin özel yarar elde etmeleri karşılığında ödenilen paradır. —Katkı payı —  Kamu hzmtinden yoğun yararlananlardan alınır —cebridir —karşılığı vardır —Harçla ödenen bedel hizmetin maliyetini tamamen karşılamaz —harç > yararlanılan hzmt => aradaki fark vergi sayılır. **üni harçları, pasaport harcı. 3.RESİMLER—  bir işin yapılması için kamudan izin alınması karşılığında ödenen bedel. —  genellikle yerel yönetimler tarafından toplanır —  cebridir. —  karşılığı vardır. ** inşat izni almak, eğlence mekânı açmak, avlanma ruhsatı. 4. ŞEREFİYELER( değerlendirme resmi)—kamu bayındırlık hzmti yaptığı bölgedeki gayrimenkullerin değerinin artması düşüncesinden hareketle alınan bedeldir. —cebridir. —karşılığı vardır. *Katılma payı: bayındırlık hzmti sonucu bölgedeki emlakların değeri artmadığı halde alınan bedeldir. Öngörülen harcamayı finanse etmek için toplanır. Örn; yol harcamalarına katılma payı Kanalizasyon harcamalarına ka. Payı Su tesisleri harcamalarına katılma p.
5.PARAFİSKAL GELİRLER(vergi benzeri)—Kamu-yarı kamu niteliğine haiz ekonomik- sosyal-mesleki kuruluşların üyelerine sundukları hzmtlrdn dolayı, üyelerinden aldıkları aidatlardır. —cebridir(vergiye benzer) —karşılığı vardır ( harca benzer) — genel bütçe içerisinde yer almaz. —söz konusu kuruluşun bütçesinde yer alır. **sigorta primleri, tic sanayi odalarına ödenen aidatlar, avukatların barolara ödedikleri aidatlar. 6. PARA VE VERGİ CEZALARI—Amaç gelir elde etmek değil, bireylerin yasalara uymasını sağlamaktır -ki toplumda illa uymayan olacağı için devlette buradan kamu geliri elde eder. 7.MÜLK VE TEŞEBBÜS GELİRLERİ(mamelek geliri, patrimium geliri) —kamunun taşınır-taşınmaz mal ve haklarını; satması/kiralaması/işletmesi karşılığında gelir elde etmesi —cebri değil. ** Arazi, bina, taş ocakları, KİT karları. 8.BORÇLANMA GELİRLERİ8.1 zorunlu borçlanma —cebridir. —memur maaşlarından yapılan kesintidir * * *tasarruf bonoları 8.2.ihtiyari borçlanma —cebri değildir. **devletin piyasaya hazine bonosu devlet tahvili satması..
9.FONLAR— belirli bir amaç için kenarda tutulan ve lazım olduğunda kullanılan paralardır —Âdem-i Tahsis ilkesine ters *TR’deki fonlar 1.                                 özelleştirme           f. 2.                               savunma     sanayi teşvik f. 3.                        sosyal yardım f. 4.                türk       tanıtma f. 5.                  TMSF lO.ÖZELLEŞTİRME GELİRLERİ—  devlete ait işletmelerin özel sektöre devredilmesinden sağlanan gelirlerdir. —  Cebri değil. —  amacı; rekabeti arttırmak, teknolojik ilerleme, kar elde etme ll. SENYORAJ GELİRLERİ (ENFLASYON VERGİSİ)— MB’nin para basması sonucu devletin gelir elde etmesidir l2.DEVALÜASYON GELİRLERİ—  Yerli paranın hükümet eliyle yabancı para karşısında değerinin düşürülmesidir. — bu durumda dışa açık ekonomide ihracat artar, ithalat azalır. Devlette buradan gelir elde etmiş olur.
l3 MALİ TEKEL GELİRLERİ—devlet, talep esnekliği düşük bazı malların üretimini ve satışını kamu tekeline alıp bunların fiyatlarını çok yüksek karlar sağlayacak şekilde belirleyerek gelir sağlar. **sigara, alkol. l4.DİGER—  savaş tazminatları —  ganimetler —  yardım ve bağışlar —  mirasçı bulunamayan gelirler
   
l.VERGİNİN KONUSU—verginin kaynağını oluşturan ekonomik unsurdur. 3 ’e ayrılır; Gelir-Servet-Harcama (Gider) 2.VERGİNİN MATRAHI—verginin hesaplanmasında teşkil olan MİKTAR VE DEĞER —Advalorem: Parasal değer esas alınır **GV, KV, EV —Spesifik: Miktar esas alınır (hacim, kg, yaş, lt...) **MTV, ÖTV(sadece 1 sayılı tarifesi: petrol ) 2.l.MATRAH BELİRLEME USULLERİ—Götürü: vergi hesaplamasına konu olan değer ve miktarın tek tek hesaplanması yerine tüm konu ve mükellef için toptan belirlenmesi -Karine-Dış Gösterse: Bazı dış göstergelere bakılarak matrahın tespit edilmesidir.(kapı, pencere sayısı) —İdarece Takdir: Vergi idaresi tarafından matrahın tespiti. —Basit: Gelir - Gider = Matrah —Beyan: Mükellefin beyannameyle matrahını tespit etmesi 3.VERGİ MÜKELLEFİ—üzerine v.borcu düşen GK -TK —Kanuni mük: Kanunlara göre üzerine v borcu düşen kişi —Aracı mük: ödediği vergiyi 3.kişilere aktaran kişi
4.VERGİYİ DOGURAN OLAY— Verginin konusu ile mükellefin bağ kurması 5.VERGİ SORUMLUSU—Başkasına ait bir vergi nedeniyle, v idaresine karsı muhatap olan ve vergi borcunu ödemekle yükümlü olan kişi. 6. VERGİNİN TARHI—Mükellefin ödemesi gereken vergi borcunun hesaplanmasıdır. 6.l.Tarh Yöntemleri —Beyana Dayalı: mükellefin beyanı esas alınır —Basit Usulde: basit usuldekilerin vergisi basit usulde tarh edilir. —ikmalen: Tarhiyat sonrası kanuni usullere uyulmaması durumunda ikinci defa tarhiyat yapılması —Re’sen: Matrahın tamamen veya bir kısmının tespit edilmemesi durumunda vergi dairesinin belirlediği matrah üz. Tarh edilmesi. — İdarece: mükellefin kanuni süre içinde matrahını beyan etmezse vergi dairesinin kendi matrahı belirler ve tarhiyat yapar. 7.VERGİNİN TAHAKKUKU—verginin ödenecek aşamaya gelmesidir. NOT: Verginin kesinleşmesi ile verginin tahakkuku farklı kavramlardır. Verginin kesinleşmesi; mükellefin tarh edilen vergiye karşı tüm dava yollarının tükenmesidir. Bu aşamadan sonra vergide değişiklik yapılamaz.
8.VERGİNİN TAHSİLİ—verginin ödenmesidir. —Doğrudan tahsil: verginin doğrudan mükellefin yatırması veya vergi memurlarının mükellefin adresine gidip vergiyi tahsil etmesi —Dolaylı Tahsil: Vergi sorumlusu tarafından verginin ödenmesidir. 8.l. TAHSİL USULLERİ1)  Mükellefçe bizzat yetkili vergi dairesine yatırılması 2)                  Yetkili Kişiler Tarafından Yatırılması 2.1)                     İltizam       U: vergi hasılatının belli bir bedel karşılığında 3.kişilere bırakılması. Bunlara MÜLTEZİM denir. (kar/zarar mültezime ait) 2.2)                    İhale U: Getireceği toplam hasılat üzerinden EN DÜŞÜK ORANDA pay almayı kabul edene verilmesi 2.3)                       Emanet     U: devlet memurları eliyle vergi borcunun toplanılması 2.4)                     Temsilciler Aracılığıyla: Öğretmen, muhtar, imam. gibi bölgedeki güvenilir ve halk tarafından tanınmış kişilerce verginin tahsil edilmesi 2.5)  Tevkifat (Stopaj) U: Verginin doğduğu kaynakta vergi sorumlusu tarafından kesilip vergi dairesine ödenmesi. 3.Diğer Tahsil Usulleri :Pul-bandrol yapıştırmak.. 9.VERGİ ALACAĞINI SONA ERDİREN DURUMLAR1.              Ödeme 2.                      Terkin           : Devlet tarafından mükellefin vergi borcunun tamamının veya bir kısmının silinmesidir. 3.                                       Zamanaşımı:     VUK’a göre 5yıl süre içinde vergi borcunun tahsil edilememesi durumunda, mükelleften vergi alacağını tahsil edememesi. 4.                                     Af:        Bazı nedenlerden dolayı kaybolan ( kaçırılan, kaçırılmaya teşebbüs edilen) vergi hasılatını arttırmak için mükelleflerin VERGİ CEZA ve FAİZLERİNİ silmesidir. 5.                         Mahsup       ve Takas: Ödenmiş verginin ödenecek vergiden indirilmesine verginin mahsubu(tarh aşamasında gerçekleşir); aynı türden karşılıklı iki borcun birbiri ile mübadelesine verginin takası denir( tahsil aşamasında gerçekleşir.) 6.                            Uzlaşma:    Mükellefle il vergi idaresi arasında uyuşmazlığın idari aşamada çözümlenmesidir.(vergi borcunu tamamen ortadan kaldırabilir) 7.                          Mirasın       Reddi: Kanuni mirasçılar mirasın kardan çok zarar getireceği durumlarda mirası reddedebilir. Bu durumda vergi de yalan olur lO.VERGİ YÜKÜ-vergiyi ödeyen kişinin üzerindeki yüklerdir. ikiye ayrılır; —Maddi yükler(objektif) Toplam = ödenen v Vergi Y. MG Bireysel= bireyin ödediği vergi Vergi Y bireyin gelin Net = ödenen vergi - KHSF Vergi Y MG Gerçek = (Ö V+YV)-(KHSF+YT. V) Vergi Y. MG NOT: KHSF= kamu hizmetinden sağlanan fayda YV= Yansıyan Vergi YT.V=Yansıtılan Vergi -Manevi Yükler(subjektif) : mükellefin üzerinde psikolojik etki (verginin karar , ikame, gelir etkisi)
 
ll.VERGİNİN TARAFSIZLIĞI—vergi nedeniyle mükelleflerinin kararlarının etkilenmemesi l2.VERGİ BASKISI—Ödenen verginin bireyin davranışları üzerinde yaratacağı etkidir. Vergi Baskısının Giderilmesi; 1.                  karar   (beyan) etkisi: verginin ödenmesinin, mükellefin yatırım. Tasarruf, tüketim gibi kararlarını etkilemesi 2.                Gelir    Etkisi: Vergiden dolayı geliri azalan kişinin daha çok çalışmayı tercih etmesidir. 3.                İkame Etkisi: Vergiden dolayı geliri azalan kişinin çalışmak yerine dinlenmeyi tercih etmesi. l3. VERGİDEN KAÇINMA- KAÇAKÇILIKKacınma: vergiyi doğuran olaya neden olunmaması suretiyle vergi yükünün dışında kalma çabasıdır.(kanunlara aykırı değil) Kaçırma: vergiyi doğuran olay ortaya çıkmasına rağmen vergi kanunlarına aykırı düşen hareketlerde verginin hiç ödenmemesi veya kısmen ödenmesidir. (kanunlara aykırı) l4. ÇİFTE VERGİAynı vergi konusu üzerinden birden fazla vergi alınması veya vergilendirme yetkisinin çatışmasıdır. l.iktisadi ç.v: aynı vergi konusu üz 1den fazla vergi alınması 2.                      hukuki          ç.v : aynı vergi konusu üz vergilendirme yetkisinin çatışması 3.                    yatay ç.v: aynı statüdeki kuruluşların yetki çatışması 4.               dikey ç.v: ast-üst kuruluşların yetki çatışması
15.VERGİ İADESİMükelleften fazla alınmış verginin geri verilmesi l6. VERGİ MALİYETİ1.              Açık     Maliyet: Devletin vergiyi toplamak için katlandığı maliyet 2.                 Örtük  (Gizli) Maliyet: mükellefin vergiyi ödemek için katlandığı maliyet l7.VERGİ HARCAMALARIDevletin istisna muafiyet ve indirim uygulamaları nedeniyle ortaya çıkan vergi kaybıdır. l8. VERGİ KAPASİTESİ(vergilendirilebilir vergi + ödeme gücü) Bir ülke ekonomisinin taşıyabileceği vergi yüküdür.
l9. VERGİ GAYRETİ= fiili vergi hâsılatı /vergi kapasitesi (Mükellefin vergi ödeme, devletin vergi toplama çabasıdır.) 20.MALİ ANESTEZİ—mali yükümlülüklerin muhatapları tarafından farkına varılmadan yerin getirilmesidir. — dolaylı vergilerde çok görülür. 2l. VERGİNİN GELİR ESNEKLİĞİVergi gelirlerindeki artış yüzdesinin MG’deki artış yüzdesine oranıdır. 1 .esnekliği yüksek bir vergi otomatik stabilizatör görevi görür 2.                         esnekliği      en yüksek vergi artan oranlı kişisel gelir vergisidir. 3.                         esnekliği        en düşük vergi baş vergisidir. 22.VERGİ BİLİNCİ VE AHLAKI-Bireyin vergilerin kamu giderlerinin finansmanı için toplandığının farkında olması vergi bilincidir -bireylerin vergi ödevlerine uyması vergi ahlakıdır. (vergi kaçırmaması, zamanında beyanname vermesi.) **gelişmiş ülkelerde her ikisi de yüksek
23. VERGİ TUTAMAĞI—Kolay vergilendirilen vergi kaynaklarıdır. 24.TAKSFLASYON— yüksek enflasyon ve yüksek vergi yükünün bir arada görülmesidir. 25.VERGİNİN AMORTİSMANI VE KAPİTALİZASYONU-bir mal veya hak üzerine konulan bir vergi nedeniyle o mal veya hakkın değerinin düşmesine v.amortismanı - bir mal veya hak üzerine konulan verginin kaldırılması nedeniyle o mal veya hakkın değerinin artmasına v.kapitalizasyonu denir. 26. VERGİ ALERJİSİVergilere karşı aşırı duyarlılıktır. Esnekliği yüksektir. Dolaysız vergilerde görülür.
27.MALİ ZORLAMA—mükelleflerden ödeme gücünün üzerinde vergi alınmasıdır. 28. MALİ SÖMÜRÜ VE MALİ RANT—  mali sömürü: ödeme gücüne göre vergilemede kamu hizmetlerinden elde ettikleri faydadan daha fazla vergi ödenmesi durumuna —  mali rant: ödeme gücüne göre vergilemede kamu hzmt.den elde edilen faydadan daha az mik.da vergi ödemek 29. VERGİ FİYATI-Kamu mali için yapılan harcamalar arttık.a , kişinin ödeyeceği vergi de artar. Bireyin kamu malinden tüketeceği her ekstra birim için yaptığı ödemedir. 30.VERGİ PLANLAMASI1.                   Makro            Planlama: devletin en uygun kaynaklardan en uygun şekilde vergi almasıdır 2.                  Mikro Planlama: Mükellefin kanunlara dayanarak en asgari düzeyde vergi ödemesidir.
 
3l.MALİ TEVZİN (AKÇAL DENKLEŞTİRME)MY ve YY’nin gelir-gider paylaşımı 32. VERGİ TAKOZU— Vergi ve vergi benzeri yükümlülüklerin, işveren üzerinde oluşturduğu yüklerdir. 33. VERGİ MATRAHININ AŞINMASI (VERGİ EREZYONU)— vergi harcamaları, vergi kaçırma ve vergiden kaçınmanın artması nedeniyle vergi matrahının aşınmasıdır.
34.MUAFİYET - İSTİSNA—  vergilendirilmesi gereken KİŞİNİN vergi dışı bırakılmasına muafiyet.(subjektif) —  vergilendirilmesi gereken KONUNUN vergi dışı bırakılmasına istisna denir.(objektiftir) 35.VERGİ ÇENGELİ— mükellefin parasal gelirinin artarak artan oranlı tarifede, daha yüksek vergi dilimlerine çıkararak vergi yükünün artmasına neden olmasıdır. 36.VERGİ TATİLİ— belli konu veya kişilerden belli bir süre vergi alınmamasıdır. Amaç: yb. Sermayeyi ülkeye sokmak, sosyal alanda ilerleme...
37.VERGİ REKABETİ— ülkelerin düşük vergi uygulayarak uluslararası sermayeyi kendilerine çekmesidir. 38.VERGİ CENNETLERİ— yabancı sermayeyi ülkeye çekmek için bunlara uygulanacak vergi oranlarının minimum veya “0” düzeyine çekilmesi. 39.VERGİ UYUMLAŞTIRMASI— ülkelerin vergi mevzuatlarının birbirine yakınlaştırılması
40.VERGİ KOORDİNASYONU— ülkelerin vergilendirme yetkisinden vazgeçmeden sınır ötesi işlemler ile ilgili vergisel engelleri kaldırmasıdır. Örn: çifte vergilemeyi önleme çalışmaları 41. TOBİN VERGİSİ— kısa vadeli döviz işlemlerinden vergi alınmasıdır. Amaç: ülkeye sermaye giriş çıkışının(ani) engellenmesi( sıcak para giriş çıkışı), arbitrajcıların elde etmiş olduğu karı düşürmek. 42. RAMSEY VERGİLEMETalebin fiyat esnekliği düşük olan malların üzerine vergi konulması gerektiğini belirtir. Böylece devletin vergi hâsılatı max olur. Örn; ekmek, şeker, tuz.
43. TANZİ ETKİSİ ( OLIVERA - TANZİ )— enflasyon döneminde vergi tahsilinin gecikmesi ile uğranılan reel satın alma gücü kaybıdır. Bu kaybın nedeni: enflasyon döneminde verginin tarhı ile tahsili arasında geçen sürenin uzamasıdır. 44.TERS TANZİ ETKİSİEnflasyonla reel kamu harcamaları arasındaki ters ilişkidir. Ters Tanzi etkisini ortaya çıkaran harcama gecikmesi, harcama taahhüdünün ya da sözleşmenin yapıldığı an ile harcamanın gerçekleştiği an arasında geçen zaman aralığıdır. Enflasyonist ortamlarda harcama gecikmesinin uzun olması kamu harcamalarının reel değerini azaltan bir etkiyi beraberinde getirmektedir. Böylece artan enf, mal ve hizmetler için yapılan ödemelerin reel değerinin mal ve hizmetlerin reel değerinden daha düşük kalmasına neden olarak kamu kesiminin mali durumunda göreceli bir iyileşme yaratmaktadır. 45dü V i .LAFFER Evergilemede şürulmesi veı rgi hasılatı k T GRİSİ(İ. HALDUN- A. LAFFER)optimal nokta aşılınca vergi oranlarının gi hasılatını arttırır. ^ Vergi oranı r*(optimal nokta)
46. VERGİNİN REDDİMükelleflerin ağır olan vergilerin kaldırılmasına yönelik göstermiş olduğu tepkidir. 47. VERGİNİN GREVİMükelleflerin ağır olan vergilerin oranının aşağı çekilmesine yönelik göstermiş olduğu tepkidir. Not: verginin reddi ile vergi kaçakçılığı arasındaki fark ; vergi kaçakçılığında mükellefler bireysel olarak hareket ederken, vergi reddinde mükellefler bir araya gelerek vergiye karşı toplumsal bir hareket içerisinde yer almaktadır.
  VERGİLEME İLKELERİ KLASİK İLKELER
A. SMITH’IN VERGİLEME İLKELERİ A. WAGNER’İN VERGİLEME İLKELERİ
1. ADALET (EŞİTLİK) : bireylerin ödeme güçlerine göre devlet harcamalarına katılmasıdır. 1.MALİ İLKELER: Maliye politikasına ilişkin ilkelerdir.1.1. Yeterlilik: kamu harcamalarını karşılayacak düzeyde olmalıdır 1.2. Esneklik : Kamu giderlerindeki artışa uyum sağlayabilmeli.
2.KESİNLİK (MUAYYENLİK): Her bireyin ödeyeceği verginin miktarı ve zamanı kesin olmalıdır. 2. İKTİSADİ İLKELER: vergiler iktisadi faaliyetleri etkilememesi ile ilgilidir.
3. UYGUNLUK (KOLAYLIK): Vergiler en uygun zamanda tahsil edilmeli ve ödemeler bireyleri rahatsız etmemeli 3.AHLAKİ İLKELER: Vergi adaletinin sağlanmasına yöneliktir.3.1.                           Genellik:    her bireyden vergi alınma, hiç kimse vergi dışı kalmamalı. 3.2.                        Eşitlik         : Her bireyden mali güce göre vergi alınmalı.
4. İKTİSADİLİK ( TASARRUFİLİK) : Vergi en az maliyetle toplanmalı. 4.TEMEL İLKELER: verginin yöntem ve uygulamasına ilişkindir.4.1. Belirlilik: vergi açık ve kesin olmalı 4.2. Uygunluk: Vergiyi, en uygun zamanda ve en uygun biçimde topla. 4.3. Ucuzluk : en düşük maliyetle topla.
  ÇAĞDAŞ İLKELER
1. GENELLİK: Herkesin vergi ödeme gücüne göre vergi ödemeli.(ödeme gücü zayıf olanları vergilendirilmemesi gerektiğini söyler) 2.ADALET: kişilerin vergi ödeme güçlerine göre vergilendirilmesini söyler. 3. BELİRLİLİK: vergi uygulamasının başarısı bakımından vergi ile ilgili kurum ve işlemlerin belli olması. 4.AÇIKLIK: Vergi yasalarının açık ve herkes tarafından anlaşılabilir olması
5.VERİMLİLİK: vergi ile amaçlanan hâsılatın belli bir dönem inde gerçekleşmesi 6.UYGUNLUK: verginin mükelleften uygun yer ve zamanda alınmasıdır. (tahsilatla ilgili) 7. İKTİSADİLİK(TASARRUF): vergi hasılatının en az masrafla toplanması.(vergi ekonomik faaliyetleri etkilemeyecek) 8. ESNEKLİK: verginin mükellefin ödeme gücündeki artmayı ya da azalmayı izleyebilmesidir.
9İSTİKRAR: vergi yasalarının sık sık değişmemesi 10. KESİNLİK: vergi ödevlerinin şekil, yer ve zaman bakımından kuşkuya yer vermeyecek bir yapıda hazırlanması gerektiğidir. 11. KANUNİLİK: vergiler kanunla; konulur, değiştirilir, kaldırılır 12. EŞİTLİK: vergi yükünün mükelleflerin sosyal ve iktisadi durumları göz önüne alınarak paylaştırılmasıdır.-yatay eşitlik:aynı gelir düzeyine sahip kişilerden aynı -dikey eşitlik:farklı gelir düzeyindekilerden farklı vergi alınmasıdır.
  GÜNÜMÜZDE ÖNEM TAŞIYAN VERGİLEME İLKELERİ
FAYDALANMA (YARARLANMA) İLKESİ ÖDEME GÜCÜ İLKESİ
1.                            vergiler      kamu hizmetinden yararlanma karşılığıdır.(tam kamusal mal ve hizmete ters gelen bir ilke )2.                              özellikle    yerel nitelikteki mal ve hizmetler için söz konusu; çöp toplama... 3.                            kaynak         kullanımında etkinlik sağlar. 4.                        gelir dağılımında adalet sağlanamaz(kişilerin kamu malından elde ettikleri fayda kadar vergi vermesinden dolayı. Ne kadar fayda o kadar vergi) 1.  kişilerin mali güçlerine göre vergi ödemeleridir.2.   tam kamusal mal ve hizmetlerin finansmanı bu ilkeye göre yapılır. 3.                 mali      rant ve mali sömürü sorunları var 4.                          kaynak          israfına neden olur 5.                        gelir   dağılımında adalet sağlanır
    ÖDEME GÜCÜNE ULAŞMADA KULLANILAN TEKNİKLER 1. EN AZ GECIM indirimi Mükellefin kendisinin ve ailesinin yaşamının asgari düzeyde sağlamak için gerekli olan gelirin vergilendirilmemesidir l.l Matrahtan İndirim Sistemi: mükellefin matrahından en az geçim indirimi tutarının düşülmesinden sonra kalan kısmın vergilendirilmesidir. 1.2.Vergiden İndirim Sistemi (Dekot): Önce mükellefin geliri vergilendirilir daha sonra en az geçim indirimi tutarı hesaplanır ve vergiden indirilerek mükellefin ödeyeceği vergi bulunur(TR)     l.3Bölme (katsayı) Sistemi: Aile gelirinin, aile bireyleri arasında bölünmesinden sonra vergilendirilmesini öngören sistemdir. İki şekildedir; 1.3.1.Splitting: ailenin gelirini sanki karı-koca kazanıyormuş gibi 2’ye bölünür. Daha sonra bölünen gelirler ayrı ayrı artan oranlı tarifeye göre vergilendirilir. Son olarak ailenin ödemesi gereken toplam vergi bulunur. 1.3.2.Katsayı: ailede yaşayan her bireye birer katsayı verilir. Ailenin geliri bu katsayıya bölünür. Katsayı başına gelen gelire artan oranlı tarifedeki vergi oranıyla katsayı basına düşen vergi hesaplanır. En son ailedeki kaç katsayı varsa onla çarpılıp toplam ödenecek vergi bulunur. 2. tarifelerden YARARLANILMASI Ödenecek vergi tutarının belirlenmesi için vergi matrahına uygulanacak olan oran ya da ölçülerdir. 2.l.Sabit (Eşit, Düz, Tek) Oranlı Tarife: Vergi matrahındaki artış ya da azalışa karşın vergi oranı aynı kalır. KDV, KV, EV   Bölme Sistemindeki AMAÇ; artan oranlı tarifede mükellefin bir üst dilime geçip daha fazla vergilemenin önüne geçmektir. 2.2.Azalan Oranlı Tarife: 2.2.1.                             Matrahın                          ve vergi oranının aynı doğrultuda azalması ( artan tarifenin tersi) 2.2.2.                           Matrah                          artarken vergi oranının azalması. amaç: yatırım ve tasarrufların artması. 2.3. Artan Oranlı Tarife: Vergi oranlarındaki artma ya da azalmaya bağlı olarak vergi oranının artması veya azalmasıdır. (MVO>OVO). Yatırım, tasarruf gibi istekleri kırdığı düşünülse de, gelir dağılımını düzenlemesi ve vergi adaletini sağlar. 4 tiptir. 2.3.l.Sınıf Usulü: Vergi oranı diliminin değişmesine bağlı olarak artıp- azalmaktadır. Sınıf değiştikçe vergi oranı SIÇRAMA gösterir.(adaletsizdir.) 2.3.2.                    Dilim  Usulü: Matrah tarifenin öngördüğü dilimlere bölünüp ve her dilim için ayrı bir vergi oranının uygulanması yoluna gidilmektedir.(TR’ de GV tarifesi dilim usulüdür.) 2.3.3.                  Gizli Artan Oran: Tarife DEĞİL. Bir verginin yapılan bazı indirim ve eklemeler sonucu artan oranlı bir vergi haline gelmesidir. 2.3.4.   Tersine Artan Oran: Tarife DEĞİL. Matrah arttıkça ortalama vergi oranının azaldığı durum.(örn HARCAMA VERGİLERİ.) Gelir düzeyi farklı olan bireylerin AYNI MİKTARDA mal ve hizmet satın aldığında aynı miktarda vergi öder. ANCAK, KATLANDIKLARI VERGİ YÜKÜ FARKLIDIR. 3.AYIRMA ILKESI Emek gelirleri ile sermaye gelirlerinin farklı şekilde vergilendirilmesini savunur. 4. muafiyet VE istisnalar Bazı kişilerin vergi dışı bırakılması muafiyet, bazı konuların vergi dışı bırakılması istisnadır.     VERGİLERİN AYIRIMI I.KONULARI BAKIMINDAN (GELİR-SERVET-HARCAMA) 1.GELİR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER - Kaynak T. Göre : *gelir üretim faktörlerinin etkisi sonucu ortaya çıkacak *gelir sürekli olacak -Net (Safi) Artış T. Göre: *mükellefin malvarlığında meydana gelen her türlü artışı gelir olarak kabul eder. 1.1.GELİR VERGİSİ Gerçek Kişilerin bir dönem boyunca elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden alınan vergidir.Bunlar; l.Ticari Kazanç 2. Zirai Kazanç 3.Serbest Meslek K. 4.Menkul Sermaye İradı 5.Menkul Sermaye İ. 6.Ücret 7.Diğer Kazanç ve İratlar NOT: kaynak teorisine göre “diğer kazanç ve iratlar” gelir olarak kabul edilmez, “safi artış teorisine” göre gelir kabul edilir. TR’de Gelir Vergisi Safi Artış Teorisine göre toplanır. 1.1.2.GELİR VERGİSİNİN UYGULANIŞ BİÇİMLERİ *sedüler gv: gelir unsurları tek tek yaz ve her birine AYRI AYRI oranlar uygula. (sabit oranlı) *üniter gv: bütün gelirleri TOPLA ödenecek vergiyi bul.gelirler arasında mahsup yap(artan oranlı)(TR) *birleşik gv: gelir unsurları ilk sedüler nitelikte vergilendirilir, sonra gelirleri topla üniter şekilde uygula. 1.2.KURUMLAR VERGİSİ Kurumlann yapmış oldukları faaliyetlerden dolayı elde ettikleri kazançların vergilendirilmesidir. 2.HARCAMALAR ÜZERİNDEN ALINAN V. * vergi adaletine terstir(gelire göre tersine artan oranlı olduğundan) *objektiftir *dolaylı vergilerdir(mali anesteziye uygundur) 2.1. MUAMELE VERGİLERİ Tüm mal ve hizmetlerin alım ve satımının vergilendirilmesini öngören global nitelikteki vergilerdir. İki tiptir; 2.1.1. Özel Muamele V: Sadece belli gruplar üzerinden alınır (ÖTV- ÖİV - Şans Oyunları V .) 2.1.2. Genel Muamele V: Mal ve hizmet ayrımı yapılmadan alınır. 2.1.2.1. Yayılı (Şelale) M.V: -Ekonomik sürecin ÜRETİMDEN TÜKETİME kadar bütün aşamalarda işlem yapıldıkça alınan vergi. -Vergi, malın satış fiyatına koyulduğundan “vergi piramitleşmesine” yol açar.(kar piramitleşmesi) -Firmalar arasında rekabeti bozucu etkisi vardır. - Mükellef psikolojisine uygun, vergi kaçınmaları azdır. 2.1.2.2. Toplu M.V: -Yayılı M.V.nin üretim-tüketim zincirindeki bütün aşamalardan alınmasına karşın Toplu M.V.de bu aşamalardan SADECE birine uygulanır. Üretim aşamasında; istihsal v. toptancı aşamasında; toptan satış v. perakende aşamasında; istihlak v(perakende satış). 2.1.2.3. KDV -Bir tür yayılı m.v.dir. ancak Yayılı M.V.deki sakıncaları gidermek için oluşturulmuştur. -Yaratılan katma değer üzerinden alınır. Bu yüzden kar piramitleşmesi ortaya çıkmaz. 2.1.2.3.1. KDV HESAPLAMASINDA KULLANILAN YÖNTEMLER *Çıkarma Y: Malın satış fiyatından, maliyet bedeli düşülür. *Vergiden İndirim Y: Önce satış fiyatı üzerinden vergi hesaplanır daha sonra mal alışları sırasından ödenen KDV hesaplanan KDV’den düşülür. (günümüzde kullanılan yöntem) 2.1.2.3.2. KDV HESAPLAMA YÖNTEMLERİ —Gelir tipi Ücret + faiz + kar+ rant —Gayri safi hasıla tipi Ücret + faiz + kar+ rant+ amortisman —Tüketim tipi (TR’de) Ücret + faiz + kar+ rant + amortisman - yatırım —Ücret tipi Ücret + faiz + kar+ rant - (faiz + kar+ rant)   3.SERVET ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER Birey tarafından herhangi bir servete sahiplik ya da servetin el değişiminden dolayı alınan vergilerdir. (EV-MTV-VİV) Genel-Özel Servet Vergileri: Yükümlünün sahip olduğu varlıkların tümünden vergilemeyi esas alınması genel, servet unsurlarından sadece bazıları vergilemeye konu edilen servet vergilerine özel servet vergileri denir. TR’de özel servet vergileri mevcut iken genel servet vergisine yer verilmemiştir. Özel servet vergileri; E. V., M.T.V., V.İ.V. Sürekli-Gecici Servet Vergileri; Düzenli aralıklarla sürekli şekilde vergilemenin yapılması sürekli(devamlı) servet vergileri iken, bazı nedenlerden dolayı(eko, sos, mali, savaş, mülkiyetin el değiştirmesi, ölüm.) bir defaya mahsus olmak üzere alınan vergiler ise geçici servet vergileridir. Sürekli servet vergilerine örnek MTV, EV iken geçici servet vergilerine örnek VİV’dir.     VERGİLERİN AYIRIMI DOLAYSIZ VERGİ OLMALARI BAKIMINDAN
DOLAYLI VERGİLERİN NİTELİKLERİ DOLAYSIZ VERGİLERİN NİTELİKLERİ
1. Vergi mükellefiyle vergi yüklenicisi genellikle farklı2.                           harcama        üzerinden alınır 3.                         kolay yansıtılabilirler 4.                mali       anestezi etkisi yüksektir. (vergi alerjisi düşük) 5.objektif karakterlidir (sabit oranlıdır) 6.                gelir       dağılımında adaleti bozucu etki yaratır. (tersine artan oranlı tarife) 7.                 vergi     idaresi açısından uygulaması kolay-maliyeti düşüktür 8.                    tabanı   daha geniştir. 1. mükellefle yüklenici genelde aynı2.  gelir ve servet üzerinden alınır 3.                          yansıma        zor bazen imkânsızdır. 4.                         mali  anestezi etkisi düşük. (vergi alerjisi yüksek) 5.                           subjektif       karakterli ( kişiler gelirine göre vergilendirilir.) 6.                           gelir dağılımında adaleti sağlar ( artan oranlı tarife) 7.              vergi idaresi açısından uygulaması zor - maliyeti yüksektir 8.                    tabanı   daha dar.
  II.DOLAYLI   DİĞER AYIRIMLAR
1.TAHSİLATI YAPAN BİRİMLER AÇISINDAN MERKEZİ YÖNETİM - YEREL YÖNETİM
2.UYGULAMA SÜRELERİ AÇISINDAN GEÇİCİ - SÜREKLİ
3. ÖDEME ŞEKİLLERİ AÇISINDAN AYNİ - BEDENİ - NAKDİ
4.TARİFELERİ AÇISINDAN SABİT - ARTAN - AZALAN ORANLI
5.MÜKELLEFİN ŞAHSİ VE AİLEVİ DURUMU AÇISINDAN ŞAHSİ(SUBJEKTİF) - GAYRİŞAHSİ(OBJEKTİF)
  TEK VERGİ SİSTEMİ
1. FİZYOKRATLAR (QUESNAY) Sadece topraktan vergi alınmalı.
2.HENRY GEORGE - DAVID RICARDO Vergi arazideki değer artışından alınmalı
3. SCHULLER Vergi enerjiden alınmalı
4.M. THEIRS Vergi hammaddeden alınsın
5. EMILE de GIRARDIN - MENIER Vergi sermayeden alınmalı
    VERGİ YANSIMASI
1.TANIMÖdenmiş bir verginin piyasa mekanizmasından yararlanmak suretiyle diğer birimlere aktarılmasıdır.(verginin bir mükelleften alındığı halde başka birisi tarafından ödenmesi) 2.YANSIMA SÜREÇLERİ* Ödeme: ilk aşama verginin herhangi bir şekilde ödenmesiyle başlar * Vurgu: Vergi ödendikten sonra vergi mükellefinin vergi ödenmesinden dolayı üzerinde hissettiği psikolojik baskıdır *Aktarma: Üzerine vergi yükünün devredildiği kişi yine fiyat mekanizması aracılığı ile bu yükü başkalarına, onlar da diğerlerine parça parça devretme yönüne gitmeleriyle oluşan aşamalardır * Yerleşme: Fiili ve son olarak, diğer bir birey üzerine yeni transfer ümidi bulunmaksızın, "vergi yükü" son mükellefte kalmıştır 3.YANSIMA ŞEKİLLERİ3.1.                      İleriye          - Geriye Yansıma : —Ileri: verginin yüksek fiyat içerisinde nihai tüketicilere yansımasıdır. —Geri: verginin üretim faktörlerine doğru yansımasıdır. ( burada üretici bundan kurtulmak için ya ara malının fiyatında indirim talep eder ya da iş gücü ücretini aşağı çeker) 3.2.                          Kanuni       - Fiili Yansıma: —Kanuni: verginin kanuni sınırlar içerisinde kanunun öngördüğü biçimde yansıması.(KDV ve BSMV ) — Fiili: verginin piyasa koşullarında yansıtılmasıdır. (bina sahibinin kirayı artırmak suretiyle vergiyi kiracıya ödetmesi gibi) 3.3.Sınırlı - Sınırsız Yansıma: —Sınırlı: yansımanın belirli bir yönde olacağını, bununda belli kişiler üzerinde toplanacağını söyler. (bir kere de yansıtılır olay biter) —Sınırsız: yansımanın her yönde olacağını, belli bir toplumda değil bütün ekonomik bireylere yansımasıdır. Bunun sonunda ise vergi yükü iyiden iyiye hafifler. 3.4.                            Biçimsel    - Efektif Yansıma: --Biçimsel: vergiyi kim ödemiş;? —Efektif: vergiyi ödeyen mükellefin tepkisi? 3.5.                           Mutlak       - Diferansiyel Yansıma: —Mutlak: herhangi bir verginin oranındaki artışın gelir dağılımı üzerindeki etkisidir. Yapılan artış sonucu bu vergiyi ödemek zorunda olanların gelirlerini azaltarak toplumun gelir dağılımını değiştirir. Vergilerdeki artış dolayısıyla gelir dağılımında meydana gelen değişmedir. —Diferansiyel: kamu harcamaları sabit varsayıldığında yürürlükteki herhangi bir verginin kaldırılarak yerine başka bir vergi konulması suretiyle gelir dağılımında meydana gelen değişmelerdir. 3.6.                         Çapraz        Yansıma (çifte yansıma): Esnekliği yüksek olan bir malın vergisinin esnekliği düşük olan bir malın fiyatını etkilemesi (ikame mallarda görülür) 3.7Çift Yansıma (Çift Yerleşme) Verginin fiyata yansıtılırken, üreticinin vergi artışının içersine karını da ekleyerek, fiyatların vergi artışından daha fazla artması durumudur.
4.YANSIMAYI BELİRLEYEN ÖĞELER4.1.           Arz        ve Talep esnekliği: ed=o tüketici, ed= w üretici , es= 0 üretici, es= w tüketici. talep esnekliği > arz esnekliği => verginin çoğunu üretici öder. Talep esnekliği< arz esnekliği=> verginin çoğunu tüketici öder. 4.2.         Piyasaların Yapısı *Tam Rekabette: kısa dönemde yansıma arz ve talen esnekliğine bağlı, uzun dönemde arz esnekliğine bağlı olarak maliyetler belirler. *monopolde: Kural olarak vergi yansımasından söz edilemez. Vergi yansıması üretici-tük paylaşır *oligopolde: Talep esnekliği düşük ve firmalar birlikte hareket ediyorlarsa verei yansıtılabilir. 4.3.                Vergi  Türü: Dolaylı vergilerde yansıma yüksektir. 5.YANSIMAYI BELİRLEYEN MİKRO FAKTÖRLER1.                  Piyasa   yapısı 2.                 Arz       - talep esneklikleri 3 .vergilendirilen malın türü - maliyet yapısı 4.                       verginin         yüksekliği 5.                       verginin         türü 6. YANSIMAYI BELİRLEYEN MAKRO FAKTÖRLER1 .Mükellefin vergileri finansman şekli 2.                       devletin              vergiyi zaman farkı olmadan gecikmeksizin devreye sokması 3.                                 ekonominin                   içinde bulunduğu konjonktür
  DEVLET BÜTÇESİ
1. TANIM5018’e göre; belli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların uygulanmasına ilişkin hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan belgedir. 2. BÜTÇEYLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER*1215 Magna Carta -> dünyada bütçe hakkının gelişimi *1876 Kanuni Esasi -> TR’de ilk bütçe hakkı *1908 -> II. Meşrutiyetle birlikte Sayıştay’ın yeniden düzenlenmesi *1909 -> TR’de modern anlamda ilk bütçe *1911-2006 -> 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye *2006-.-> 5018 sayılı KMYKK *Bütçe Hakkı: Halkın bütçe yapma yetkisini kendi seçtiği temsilcileri aracılığıyla kullanmasıdır. *bütçe hükümet tasarruf değil, TBMM (yasama) tasarrufudur. * özel bir kanundur. (her yıl hazırlanır) 3.BÜTÇENİN TEMEL ÖĞELERİ (4T)1.                                 TAHMİN:  bütçede gelir-gider tahmini 2.                               TASDİK:    Yürütmenin hazırladığı bütçeyi yasama onaylar 3.                              TEVZİN:    Bütçede gelir ve giderlerin birbirine denk olması 4.                               TAHDİT:   Bütçenin belli bir süre geçerli olması.
BÜTÇE TEORİLERİ
1. KLASİK BÜTÇE*Denk bütçe esastır. *Kamu harcamaları sınırı olacak *vergiler düşük oranlı dolaylı vergi olacak *borçlanma yapmayacaksın. (yapacaksan uzun vadeli, yatırımları finanse etmek için, sermaye piyasalarından borçlanacaksın) 2.DEVRİ BÜTÇE TEORİSİ(ALVİN HANSEN)*Bütçenin yıllık olarak düşünülmesi yerine uzun süreli dönemler dikkate alınarak uygulanacak *Bütçe bazı dönemlerde açık/fazla verebilir.(sorun değil) Bunun için devlet bütçesi içerisinde bir FON oluştur, fazla verdiği dönemlerde FONA at, açık verdiği dönemlerde FONDAN kaynak aktar, dengeye gel * Unutma ki!!! Önemli olan bütçe dengesi değil MALİ DENKLİKTİR. Örn; Ekonomide genişleme varken 3 yıl bütçe fazlası ver. Ekonomide daralma var. O zaman 3 yıl bütçe açığı ver. 6 yılda bütçe denkliğini sağla 3. TELAFİ EDİCİ BÜTÇE TEORİSİ (SIR WILLIAM BEVERIDGE)*Keynes’ten fikir almış ve demiş ki ; Özel kesimin harcamalarının azalması sonucu ortaya çıkan eksik istihdam durumunun giderilerek ekonominin tam istihdamda dengeye gelmesi için eksik olan özel kesim harcamalarının kamu harcamaları ile telafi edilmesidir Önemli olan tam istihdam sağlanıncaya kadar devletin açık verme derdine düşmeden harcamalara girişebilmesidir. Tam istihdam sağlandıktan sonra bütçe denkliğine yeniden riayet eder. *** Burada da bütçe denkliği değil, önemli olan EKONOMİNİN DENGESİ sağlanmalı.
  BÜTÇENİN FONKSİYONLARI
KLASİK FONKSİYONLARI ÇAĞDAŞ FONKSİYONLARI
1.İktisadi ve Mali Fonksiyonu: kamu hizmetlerinin bir plan dâhilinde olmasını, en az maliyetle yapılmasını, bütçenin denk olmasını ifade eder. ( devlet kaynağını iktisatlı kullansın) 1.Yönetsel Fonksiyonu: bütçe günümüzde özellikle devlet yönetiminde verimlilik ve etkenliği geniş ölçüde etkilediğinden ve kamu yönetiminde karşılaşılan güçlüklerin çözümlenmesinde yöneticilere yardımcı olduğundan kamu yönetimin verim ve etkinliğini artırma aracı olarak kabul etmektedir.
2.Hukuki Fonksiyonu: Bütçe bir kanundur. Bu kanun, yürütme organına yasama organı tarafından gelirlerin toplanmasına yetki ve giderlerin yapılmasına da izin veren bir kanundur. Özel bir kanundur. Her yıl yapılır 2. Planlama Fonksiyonu: bütçe sadece bir plan değilse de kamu kesiminin iktisadi bir planı niteliğindedir. Plan geleceğe ait ekonomik gelişmelerin belli bir sistem içinde yapılmasını sağlar
3.Siyasi Fonksiyonu: Kamu ekonomisi içinde üretilecek mal ve hizmetlerin ne miktarda ve ne şekilde üretileceğine siyasi süreç içerisinde karar verilir. Bütçe bu siyasi süreçte oluşan tercihleri şekillendirip uygulamasına olanak sağlar. 3.Gelir ve Kaynak Tahsisi Fonksiyonu: bütçe kamu ve özel sektör arasında kaynak kullanımını düzenlediği gibi gelirin yeniden dağılım fonksiyonuna sahiptir. (kamu gelirlerinin toplanması, toplanan gelirlerin harcamalar ile dağıtılması)
4.Denetim Fonksiyonu: kamu maliyesinin ve mali işlemlerin belirtilen esas ve hedeflere uyumlu şekilde yürütülmesinin denetlenmesi şeklinde ortaya çıkar. 4. Makroekonomik Fonksiyonu:4.1.                                              Konjonktürel          Fonksiyonu: ekonomideki genel iniş çıkışları yani konjonktürel dalgalanmaları inceler ve genel iktisadi konjonktürü ayarlama görevi görür. 4.2.                                           Telafi Edici Fonksiyonu: ekonominin eksik istihdamda olduğu dönemlerde bütçe açığı, talep arttırıcı ve işsizliği azaltıcı bir işleve sahiptir. 4.3.                                   Kalkınma         Fonksiyonu: Bütçe kamu ekonomisinin tasarruf ve yatırım tercihlerini yönlendiren bir plandır. Bu anlamda kalkınma hamleleri açısından üzerine bazı işlevler düşmektedir. 4.4.                                 İstikrarı            Sağlama Fonksiyonu: bütçenin fiyat istikrarı ve tam istihdamı sağlamasıdır.
  BÜTÇE İLKELERİ
  1. KLASİK İLKELER
Genellik İlkesi:Bütçede yer alacak tüm gelir ve gider tahminlerinin cinsi, tutarı ve kullanılmasında uygulanacak yöntem ile ilgilidir. Genellik ilkesi, üç noktada ağırlık kazanır: 1.             Tüm        gelir ve giderlerin bütçede gösterilmesi, 2.                 Bütçe     yer alan gelir ve giderlerin gayri safi olarak belirtilmesi, 3.                   Belirli gelirlerin belirli giderlere tahsis edilememesidir (Adem-i tahsis). Döner sermayeli işletme bütçeleri, şartlı bağış ve yardımlar, katma bütçeler, fon uygulamaları, bu ilkeden sapma gösterir. Birlik İlkesi:Bir kamu tüzel kişiliğinin bütçe yaparken tüm gelir ve giderlerini tek bir bütçe içinde toplanmasına birlik ilkesi denir. YANİ; DEVLETİN BÜTÇESİ TEK OLACAK Yeknesaklık İlkesi:Bütçede birlik ilkesinin devletin tüm gelir ve giderlerinin tek bir bütçede toplanmasını ifade etmektedir. Ancak uygulamada birlik ilkesinden sapmalar olduğunu görülmektedir. Yeknesaklık ilkesi ise, bütçelerde benzer nitelikteki gelir ve giderlerin gruplandırılarak bir arada gösterilmesini ifade eden bir ilkedir. Birlik ve genellik ilkesinin daha esnek bir uygulamasıdır.
Toplama İlkesi:Kamu idarelerinin tüm gelir ve giderleri bütçelerinde gösterilmesi ve benzer nitelikteki bütçelerin bir araya toplanmasıdır. Merkezi Yönetim Bütçesi, Mahalli İdare Bütçeleri ve Sosyal Güvenlik Bütçeleri ayrımı toplama ilkesini ifade etmektedir.
Ön İzin ve Bölümler İtibariyle Onaylanması İlkesi:Bütçenin mali yıla girilmeden önce onaylanmış ve kanunlaşmış olmasının öngörülmesi ön izin ilkesidir. Bu sayede yasama organı yürütme organına bütçenin uygulanabilmesine ilişkin izin vermiş olacaktır. Yıllık Olma İlkesi: Bütçe esas itibariyle hemen her ülkede bir yıl için geçerlidir Denklik İlkesi: Bütçenin gelir ve gider kalemlerinin birbirine denk olmasıdır. BÜTÇE DENK BAĞLANMAK ZORUNDA AKTİF = PASİF
Fiskalite İlkesi (Mali Olma):Bu ilke bütçede mali anlamda sınırları ifade etmektedir. Buna göre bütçede aşağıda belirtilen esaslara uyulmak zorunludur; 1.                         Yürütme      organı bütçede yer alan ödenek miktarından fazla harcama yapamaz, 2.                       Bütçede          belirtilmeyen bir kaleme harcama yapılamaz, 3.                       Bütçede        sadece mali hükümlere yer verilmesinin sağlanarak ve mali hükümler dışında hükümler konulamaz. 4.                         Bütçede,        ödenekler belirli amaçları gerçekleştirmek üzere tahsis edilir ve başka bir amaca harcanamaz (giderlerde tahsis). Doğruluk ve Samimilik İlkesi:Bütçe öngörülerinin elden geldiği ölçüde gerçek durumu yansıtması ve mevcut koşulların ortaya konulması doğruluk ilkesini, gerek gider gerekse gelir tahminlerinin ortaya konulmasında, doğruluğuna inanılan hususların içtenlikle ortaya konmasına ise samimilik ilkesi denir. Açıklık ve Alenilik İlkesi:Bütçe ile tüm belge ve hesapların kamu tarafından eleştiriye olanak sağlayacak şekilde açık bulundurulmasını ifade eder. Bütçenin tümüne ve özellikle gelir ve gider cetvellerine açıklık getirmektir. Alenilik ilkesi, bütçe ile ilgili tüm işlem ve uygulamaların, herkesin gözü önünde, herhangi bir gizlemeye başvurulmaksızın gerçekleştirilmesini öngörmektedir.
 
  1. ÇAĞDAŞ İLKELER
Makroekonomik İstikrar ilkesi:Bütçelerin hazırlanması ve uygulanmasında, makroekonomik istikrarla birlikte sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak esastır. Performans ve Mali Kontrol İlkesi:Bütçeler kalkınma planı ve programlarda yer alan politika, hedef ve önceliklere uygun şekilde, idarelerin stratejik planları ile performans ölçütlerine ve fayda-maliyet analizine göre hazırlanır, uygulanır ve kontrol edilir. Planlama İlkesi:Bütçeler, stratejik planlar dikkate alınarak izleyen iki yılın bütçe tahminleriyle birlikte görüşülür ve değerlendirilir. Uluslararası Standartlara Uygunluk İlkesi:Bütçeler kurumsal, işlevsel ve ekonomik sonuçların görülmesini sağlayacak şekilde Maliye Bakanlığınca uluslararası standartlara uygun olarak belirlenen bir sınıflandırmaya tabi tutularak hazırlanır ve uygulanır.
    BÜTÇE TEKNİKLERİ
1.GELENEKSEL BÜTÇE*Ödenekler hizmetlere tahsis edilirken önemli olan ÖRGÜTLERİN İHTİYACIDIR. *O halde; Unutma ki burada kamu harcamalarında KURUMSAL SINIFLANDIRMA yapılır Kurumsal sınıflandırma varsa burada merkezi yönetim ve merkezi kontrol anlayışı vardır. *girdi odaklıdır sonuçlara bakmaz. O Halde ; *SADECE mali denetimi kale alır, performans denetimini sallamaz. *bütçe teknik bilgi ve ihtiyaçlara göre değil, siyasal anlayışa göre yapılır. O halde; *plan bütçe ilişkisi kurulmaz(kısa vadeli olduğundan) *sayısal analiz tekniklerden yararlanmazzzzz *kalifiye eleman alıp masrafa girmez. *Hal böyle olunca kolay hazırlanırrrr, maliyeti de sudan ucuz olurrrr. 2. PERFORMANS BÜTÇE (TR)(EN UCUZ MALİYET- EN YÜKSEK HZMT) *Devletin gerçekleştirdiği hizmetlerle bunların birim maliyetinin önem kazandığı bütçe sistemi *Yapılacak hizmetin en ucuza nasıl yapılacağını belirtir. *Eldeki kaynaklarla EN YÜKSEK hizmet çıktısını hedefler *örn; temel eğitim hizmetinde Çıktı->mezun öğrenci sayısı Sonuç->iş bulan öğrenci sayısı 4.  PLANLAMA-PROGRAMLAMA-BÜTÇELEME- SİSTEMİ (PPBS)*kamu faaliyet programları ile belirlenen hedefler ve kamu kaynakları arasındaki ilişkileri ele alır. *4 AŞAMASI VAR 1.PLAN-> 2.PROGRAM->3.BÜTÇELEME->4.SİSTEM ANALİZİ *YARARLARI 1.               Tüm       kamu faaliyetlerinde uygulanır. 2.             bütçe uygulamalarına açıklık getirir. Denetimin etkinliği artar. 3.                                       yöneticilerin       sorumlulukları artar. 4.esnektir 5.                                                     FONKSİYONEL     sınıflandırma esastır. 6.                                                   tercihleri    sıraya koyarak en rasyonel seçimi yapma fırsatı verir. *SAKINCALARI 1.                                Amaçların  belirlenmesi bazı durumlarda güçtür. 2.                              geleceğe      ilişkin planlar yapılırken belirsizlik çoğu kez dikkate alınmaz. 3.                          bütçe hazırlanması ve uygulamasından kimler sorumlu olacak 4.                uygulanması için bolca kalifiye eleman gerekli (maliyet artacak) 5.                     sistem  genelde kamu giderleri üzerinde durur, gelirleri ihmal eder 6.                       sistemi          kusursuz olarak görüp sıkı sıkıya bağlı kalınması yöneticileri yanılgıya düşürür. 7.                            bütçenin     sosyal fonksiyonunu ihmal eder, mali ve ekonomik fonksiyonu ön plana çıkartır.
3.PROGRAM BÜTÇE*Hangi hizmetleri belli kaynaklarla en yüksek TOPLUM REFAHINI nasıl sağlarızzzz?? *alternatif programlar arasından en RASYONEL seçimi yapma fırsatı veren bütçe sistemi *O halde ; İsrafı ÖNLER, AMAÇLAR ön planda olur. *süresi 1 yıldan uzundur (ist-ank arası ulaşımı nasıl sağlamalıyım. Havayolu-karayolu-demiryolu)
5.SIFIR ESASLI BÜTÇELEME*Hizmetler sanki her yıl yeniden yapılacakmış gibi düşünülerek ödeneklerin verilmesidir. *geçmişi olmayan bütçedir. *düşük öncelikli hizmetlerden çok, yüksek öncelikli hizmetlere önem veren bir sistemdir. 6.YATIRIM BÜTÇESİ*İsveç’te uygulanıyormuş. *Bütçeyi 2’ye ayırır 1.              Cari        - Transfer Bütçesi 2.                         Yatırım         Bütçesi 7.TORBA BÜTÇE*Harcama kalemlerine bütçeden ayrı ayrı ödenek verilmez. *kuruluşlar ödenek kullanımında serbest. Hal böyleyken israf alır başını gider.
8.ANALİTİK BÜTÇE (Bir sınıflandırma tekniğidir.)*4’lü bir kod yapısı vardır; 1.                                  Kurumsal  Sınıflandırma: program sorumlularının saptanmasını sağlamakla, performans hedeflerinin gerçekleşmesinde sorumlu olanları ortaya koyar. 2.                                        Fonksiyonel       Sınıflandırma: sektörel tavanların belirlenmesine yardımcı olarak orta vadeli harcama sistemi ile kurum bütçeleri arasında ilişki kurar. 3.                                      Ekonomik           Sınıflandırma: kamu hizmetlerinin en etkin yöntemlerle geliştirilmesini sağlayacak strateji tercihlerinin bütçeleştirilmesine olanak sağlar 4.                                     Finansman           Tipi Sınıflandırma: kamu hizmetinin hangi kaynaklardan finanse edildiğini gösterir
  5018’E GÖRE BÜTÇE TÜRLERİ
MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ MAHALLİ İDARELER BÜTÇESİ SOSYAL GÜVENLİK KURULUŞLARI BÜTÇESİ
1.                      GENEL          BÜTÇE2.                     ÖZEL  BÜTÇE 3.                                              DÜZENLEYİCİ          VE DENETLEYİCİ KURUM BÜTÇESİ 1.       İL  ÖZEL İDARESİ2.                  BELEDİYELER 3.                                             MAHALLİ      BİRLİKLER 1.SOSYAL GÜVENLİK KURUMU 2.TÜRKİYE İŞ KURUMU
 
MAHALLİ İDARELER BÜTÇ
MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ
1.GENEL BÜTÇE 2.ÖZEL BÜTÇE 3.DÜZENLEYİCİ VE DENETLEYİCİ KURUM BÜTÇESİ
*tek bir nakit idaresine sahiptir.*DEVLET TÜZEL KİŞİLİĞİNE sahiptir. (kendilerine ait KTK’si YOK) *kendilerine ait malvarlığı ve gelirleri YOKTUR. *ağırlıklı olarak tam kamusal mal ve hzmt üretrler *****Ödenekleri yetmezse; YEDEK ÖDENEK kaleminden ödenek alabilirler. *genellik ve birlik ilkesine uygundur. *I Sayılı Cetvelde yer alırlar; TBMM, CB,BAŞBAKANLIK, SAYIŞTAY, BAKANLIKLAR, YÜKSEK MAHKEMELER, MÜSTEŞARLIKLAR(SAVUNMA SANAYİ MÜSTAŞARLIĞI HARİÇ, .KOMUTANLIĞI,. * bir bakanlığa veya belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulur.*kendilerine ait KTK’leri vardır. *kendilerine ait nakit idareleri vardır. *Kendilerine ait mal varlıkları ve gelirleri vardır. *genellikle yarı kamusal mal ve hizmet üretirler. *ödenekleri yetmezse genel bütçeden HAZİNE YARDIMI alırlar *genellik ve birlik ilkesine aykırıdır. *II Sayılı Cetvelde yer alırlar.YÖK, ÖSYM,ÜNİVERSİTELER, DİĞER İDARELER (TÜBİTAK, GSGM,OGM,VGM, SAVUNMA SANAYİ MÜSTEŞARLIĞI ) *Özel kanunla kurulurlar.*mal ve hizmet üretmez, kural ve norm koyar. Bunların uygulanmasını izler ve denetlerler. *Kendi KTK’leri vardır. *kendilerine ait mal varlığı ve gelirleri vardır. *ödenekleri yetmezse genel bütçeden HAZİNE YARDIMI alırlar *genellik ve birlik ilkesine aykırıdır. *III Sayılı Cetvelde yer alırlar; RTÜK, SPK, BDDK, EPDK, TAPDK, KİK, REKABET KURUMU, BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU
MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ = GENEL BÜTÇE + ÖZEL BÜTÇE + DÜZENLEYİCİ VE DENETLEYİCİ KURUM BÜTÇESİ - HAZİNE YARDIMLARI
 
l.İL ÖZEL İDARELERİ 2.BELEDİYE BÜTÇELERİ 3.KÖYLER 4.MAHALLİ BİRLİKLER
1.                   VALİ   bütçeyi hazırlar2.                                 hazırlanan            bütçe İL DAİMİ ENCÜMENİ’NE ve İL GENEL MECLİSİ’NE sevk edilir. 3.                               İL            GENEL MECLİSİ tarafından onaylana bütçe VALİ tarafından İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA gönderilir. 4.                                İÇİŞLERİ            BAKANLIĞI bütçeyi konsolide eder. 1.                      bütçeye         hazırlık aşaması BELEDİYE BAŞKANININ talimatıyla başlar.2.                                  BELEDİYE        DAİRELERİ ve BELEDİYE HESAP İŞLERİ MÜDÜRÜ tarafından hazırlanır. 3.                                 hazırlanan            bütçe BELEDİYE BAŞKANI tarafından BELEDİYE ENCÜMENİNE gönderilir. 4.                                  ENCÜMEN        2AY bütçeyi inceler ve BELEDİYE BAŞKANI tarafından BELEDİYE MECLİSİNE sevk edilir. 5.                                  BELEDİYE          MECLİSİ onayı basar. 6.onaylanan bütçe 7 gün içerisinde VALİ ya da KAYMAKAMA gönderilerek bütçe yürürlüğe girer (5018 KAPSAMINDA YER ALMAZLAR)1.                    Bütçe   MUHTAR ya da İHTİYAR HEYETİ tarafından hazırlanır. 2.                 VALİ ya da KAYMAKAM tarafından onaylanır. *Mahalli birliklerin ve BİT’lerin bütçelerini kapsar.(unutma!!! BİT’lerin denetimini SAYIŞTAY YAPAR) *EGO, Halk Ekmek, İETT. BİT=Belediye İktisadi Teşebbüsü)
  ______________________________________________________ SOSYAL_ GÜVENLİK    KURULUŞLARI    BÜTÇESİ ___________________________________________________________ SOSYAL_ GÜVENLİK__________________________________________________________ KURUMU______ *Sosyal güvenlik hizmeti sunmak üzere kanunla kurulan ve IV. Sayılı cetvelde yer alan idarelerin bütçesidir. *giderlerini üyelerinden toplamış oldukları kendi gelirleriyle karşılarlar.( BÜTÇELERİNİ KENDİ HAZIRLARLAR) *ANCAK; gelir gider açığı ortaya çıkması halinde genel bütçeden yapılacak TRANSFER HARCAMALARIYLA bu açık kapatılır. Bunların ayrıntılı harcama programları TBMM’de Bütçeyle birlikte görüşülür.____________________________   İL ÖZEL İDARE BÜTÇELERİ
(YÜRÜTME ORGANI)BÜTÇEYİ HAZIRLAR (DANIŞMA ORGANI)J,
▼İL GENEL MECLİSİNE (KARAR ORGANI) SEVK EDİLİER ONAY VERİLİR J/
▼VALİ ONAYLANMIŞ BÜTÇEYİ İÇ İŞLERİ BAKANLIĞINA GÖNDERİR (mahalli idareler bütçesinin konsolide eder) (ONAYA TABİ DEĞİL) i
TYÜRÜRLÜĞE GİRER
  KÖY BÜTÇESİ (5018'E TABİİ DEĞİL) (İÇ İŞLERİ BAKANLIĞININ HAZIRLADIĞI KÖY İDARELERİ HESAP TALİMATINA GÖRE)
MUHTAR VE İHTİYAR HEYETİHAZIRLAR VALİ YA DA KAYMAKAMA
MERKEZEBAĞLIYSA İLÇEYEBAĞLIYSA
    BELEDİYE BÜTÇELERİ     BELEDİYE BAŞKANI (YÜRÜTME ORGANI) TALİMAT VERİR BELEDİYE DAİRELERİNDE ^ BAŞLAR       BELEDİYE HESAP İŞLERİ MUD. TARAFINDAN KOORDİNE EDİLEREK BÜTÇE HAZIRLANIR BELEDİYE BAŞKANI BELEDİYE ENCÜMENİNE SEVK EDER (DANIŞMA ORGANI) 2 AY İÇİNDE İNCELER BELEDİYE BAŞKANI TARAFINDAN BELEDİYE MECLİSİNE (KARAR ORGANI) SEVK EDİLİR ONAYLANIR 7 GÜN İÇİNDE KAYMAKAM / VALİYE GÖNDERİLİR (gönderilmezse yürürlüğe girmez) (ONAYA TABİ DEĞİL) YÜRÜRLÜĞE GİRER GİDER BÜTÇESİNİN HAZIRLANMASI - GÖRÜŞÜLMESİ - UYGULANMASI (TABLO I)
EYLÜL’ÜN İLK HAFTASINA KADAR 1.KALKINMA BAKANLIĞI “ORTA VADELİ PROGRAM ”ı hazırlar. 2.Bunu BAKANLAR KURULU onaylar.(bütçenin hazırlık aşaması başlangıcı)
l5 EYLÜL’E KADAR 1.MALİYE BAKANLIĞI orta vadeli programa uygun 2.YPK onaylar 3. RG’DE YAYIN olarak “ORTA VADELİ MALİ PLANI”HAZIRLAR
1.MALİYE BAKANLIĞI “BÜTÇE ÇAĞRISI YAPAR VE BÜTÇE HAZIRLAMA REHBERİNİ ilgili kuruluşlara gönderir. 2.KALKINMA BAKANLIĞI tarafından “YATIRIM GENELGESİ VE YATIRIM PROGRAMI HAZIRLAMA REHBERİNİ” kuruluşlara gönderir.
EYLÜL SONUNA KADAR 1. Hazırlanan bütçe teklifleri MALİYE BAKANLIĞINA 2.Hazırlanan yatırım teklifleri KALKINMA BAKANLIĞI’NA gönderilir
3.MALİYE BAKANLIĞINCA kuruluşlara ait bütçe tekliflerinin kuruluşlarla KARŞILIKLI olarak görüşülür-incelenip birleştirilerek BÜTÇE KANUN TASARISI hazırlanır. 4.DDBK ile TBMM VE SAYIŞTAY’A ait bütçe teklifleri doğrudan TBMM’YE gönderilir.(bir örneğini de MALİYE BAKANLIĞINA gönderirler)
01-l7 EKİM 1. 1 .Makroekonomik göstergeler ve bütçe büyüklükleri en geç ekim ayının ilk haftası içinde YPK’ da görüşülür.1.2.MALİYE BAKANLIĞINCA Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı hazırlanır 2.Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısını Bakanlar Kuruluna Sunulur. 3.BAKANLAR KURULU Bütçe Kanun Tasarısını TBMM’YE verir. 4. TBMM’ye gelen Bütçe Kanun Tasarısı BÜTÇE KOMİSYONUNA VERİLİR.
l7 EKİM - 10 ARALIK (55 GÜN) BÜTÇE KOMİSYONU 55 gün içerisinde BÜTÇE KANUN TASARISINI görüşerek TBMM GENEL KURULUNA SEVK EDER. (BÜTÇE KOMİSYONU en az 40 kişiden oluşur, 25i iktidar, 15 i muhalefet partisinden)(komisyona üye olmayanlar toplantıya katılabilir lakin görüş bildiremezler)
10 - 31 ARALIK (20 GÜN) TBMM GENEL KURULU 20 GÜN içinde Bütçe Kanun Tasarısını görüşerek ONAYLAR VE CUMHURBAŞKANINA gönderir. (Genel kurulda milletvekilleri gider arttırıcı veya gelir azaltıcı önerilerde BULUNAMAZLAR)
31 ARALIK 1.                       BÜTÇE          CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN ONAYLANIR (VETO EDEMEZ, İPTAL DAVASI AÇABİLİR)2.                     RG’     de yayınlanarak yürürlüğe girer. (1.OC AK)
   
Eylül’ün ilk Haftasına kadar
15 Eylüle kadar
Eylül sonuna kadar
1-17 Ekime kadar
17 ekim - lOaralık
10-31aralık
3l aralık
    GEÇİCİ BÜTÇE
l.GEREKÇESİ 2. SAKINCALARI
Eğer bütçe genel kurulda kabul edilmezse hükümet DÜŞER. Bu gibi nedenlerle bütçe 1 Ocakta 2.1.Yeni hizmetlere başlanamaz
yürürlüğe girmezse GEÇİCİ BÜTÇE hazırlanır. 2.2.Yatırımlar aksar.
( geçici bütçe 6 aydan fazla uygulanamaz) 2.3. hesaplar birbirine karışır.
2.4.meclis denetimi zayıflar
  GİDER BÜTÇESİNİN HAZIRLANMASI - GÖRÜŞÜLMESİ - UYGULANMASI (TABLO II)
Eylül'ün İlk haftasına Kadar 15 Eylüle Kadar 15 Eylüle kadar Eylülsonuna kadar Eylülsonuna kadar 01-17ekim'e kadar 17EkimlOAralık (55 gün içinde ) 10-31Aralık (20 gün içinde) 31 Aralık
V V V * V * V V V >
Kalkınma Maliye B. Maliye B. hazırlanan Maliye B. l.YPK'da Bütçe Kom Genel Kurul BÜTÇE KANUNU
Bak. OVP'ye 1.Bütçe C. bütçe kuruşlara bütçe 55 gün içinde 20 gün CUMHURBAŞKANI
OVP uyumlu vapar teklifleri ait bütçe büyüklükleri BKTyı görüşür içinde tarafından pnaylanır
Hazırlar OVMP 2.Bütçe Haz MB’ve tekliflerini ve makro Genel Kurula BKT'yi onaylar ve RG'de yayınlanır
hazırlar. rehberini karşılıklı büyüklükler sevk eder Cumhurbaşkanına YÜRÜRLÜĞE GİRER
Bak. Kur. harcamacı hazırlanan olarak görüşülür (BÜTÇE KOM. gönderir
Kabul eder YPK kuruluşlara vatırım görüşür, 2.Maliye Bak, min. 40 kişiden ÇOK ÖNEMLİ
(bütçe haz. Karara gönderir teklifleri inceler, Merkezi oluşur * CUMHURBAŞKANI
Süreci bağlar Kalk. Bak'a birleştirir Yönetim 25iktidardan BÜTÇEYİ VETO
Baslar) RG'deyayınlanır Kalk. Bak.vatırım g. ve vatırım prog. Haz. Rehberini Kuruluşlara gönderir Gönderilir BÜTÇEKANUN TAS. Hazırlanır DDKB, TBMM. Sayıştay'ait bütçe teklifleri doğrudan TBMM'ye gönderilir Bir örneği de MB'ye gönderilir BütçeKanun Tasarısı (MYBKT) hazırlar. (ekimin ilk haftası içinde) MYBKT Bak. Kur.a sunulur. Bak. Kur.u MYBKT'nı TBMM'ye Sunar TBMM'ye Gelen BKT BÜTÇE KOM.a Verilir. 15muhalefetten)ÇOK ÖNEMLİ 1.                     BÜTÇE                 KOM.DA HER TÜRLÜ ÖNERİ GETİRİLEBİLİR 2.    TBMM GENEL KUR.DA GİDER ARTTIRICI GELİR AZALTICI HİÇBİR ÖNERİ GETİRİLEMEZZZ LÂKİN; GİDER AZALTICI GELİR ARTTIRICI ÖNERİ SUNULABİLİR EDEMEZZZZ* İPTAL DAVASI AÇABİLİR (AY'ye AYKIRI İSE AYM'YE) NOT: CUMHURBAŞKANI; Kanun, KHK, TBMM İç Tüzüğü, Bütçe Kanunu için AYM'ye iptal Davası açabilir.
    BÜTÇENİN UYGULANMASI
l .GELİRLERİN TOPLANMASI *kamıı gelirlerinin TARH-TEBLİĞ-TAHAKKUK- TAHSİL işlemleridir. (gelirlerin toplanmasına BÜTÇE KANUNU ile mümkündür)*gelir bütçesinin hazırlanmasında görev ve sorumluluk Maliye Bakanlığı’na aittir. *gelir bütçesini hazırlayan ve Gelirleri toplamak için yetkili kuruluş “Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığıdır” 2.GİDERLERİN YAPILMASI1.                       Bütçede        belirtilen ödeneklerin kullanılması ancak MB’nin ödenekleri serbest bırakmasıyla mümkün. 2.                            ödenekler   yılın ilk 6ayı ve ikinci 6 aylık dönemi için AYRI AYRI SERBEST bırakılır. İkinci 6aylık ikişer dönem olarak da serbest bırakılabilir. 3.                           harcama      yetkilisi harcama talimatı vermesiyle harcamalara girişilir. Gerçekleştirme görevlisi harcamayı yapar. **BÜTÇE EMANETİ—Ödeme emri belgesine bağlandığı halde yıl içerisinde ödenmeyen giderler bütçede emanet hesabına alınarak gider yazılır ve buradan ödenir. —mali yılsonundan başlanarak 5yıl boyunca alacaklıları tarafından mazeret gösterilmeyen borçlar zamanaşımına uğrar ve kamu kurumu lehine gelir olarak yazılır. **AVANS VE KREDİ İŞLEMLERİ--Harcama yetkilisinin uygun görmesi, sözleşmede belirtilmesi, sözleşme tutarının %30’u geçmemek şartıyla ve benzeri nedenlerle bazı giderler için avans verilebilir ya da kredi açılabilir. 1.                 Bütçe   içi avans ve kredi işlemleri; mutemet avansları, mutemet kredileri ve akreditifler, yolluklar. 2.                 Bütçe     dışı avans ve kredi işlemleri; müteahhit avansları ve özel yasalara dayanılarak yapılan ödemeler
l.l.Gelirlerin Tahmin Yöntemleria.                             Otomatik     Yöntemler: uygulanması biten son bir ya da birkaç yılın kesinleşen rakamları yeni yılın tahmini olarak kabul edilir. b.                               Doğrudan Doğruya Tahmin Yöntemi: otomatik yöntemlerin aksine tahminlerin yapılmasında geçmiş dönemlerdeki uygulamalardan faydalanılmakla beraber bunlara bağlı kalınmaksızın; konjonktürdeki değişmeler değerlendirilerek gelir bütçesi tahminleri yapılır.
3. ÖDENEKLERLE İLGİLİ İŞLEMLER 3.l.Yedek Ödenek:Bütçe kanunu hazırlanırken öngörülen harcama tertiplerinin yeterli olmaması ya da öngörülmeyen hizmetlerin ortaya çıkması halinde sadece GENEL BÜTÇEDEKİ kamu idarelerine aktarılmak üzere, cari yıl genel bütçe giderlerinin %2’sini aşmamak kaydıyla Maliye Bakanlığı bütçesine konulan ödenektir. -ödenek aktarımında yetkili Maliye Bakanlığı -mali yıl içinde yapılan aktarmalar mali yıl bitimini takip eden 15 gün içinde Maliye Bakanlığınca ilan edilir. NOT: Özel Bütçeli Kuruluşlar Yedek ödenekten pay alabilirler 3.2. Ödenek Aktarması3.2.1.                              Kurumlar          arası Ödenek Aktarması Merkezi Yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarımı sadece kanunla yapılır 3.2.2.                            Kurum içi Ödenek Aktarması: Merkezi Yönetim kapsamındaki kamu idareleri aktarma yapılacak tertipteki ödeneğin %5’ine kadar kendi bütçeleri içerisinde aktarma yapmaya yetkilidir. Bu şekilde yapılan aktarmalar 7 gün içinde Maliye Bakanlığına bildirilir. 3.3.Ek Ödenek (Ek Bütçe)Yıl içerisinde ödeneği yetmeyen kuruluşlara yedek ödenekten aktarma yapılır. Ancak yedek ödeneğin yetmediği hallerde ek ödenek talebi ile ek bütçe hazırlanır. Kanunlaşarak yürürlüğe girer. 3.4. Olağanüstü ÖdenekGenel veya kısmi seferberlik, savaş ilanı veya BK kararıyla zorunlu askeri hazırlıkların yapıldığı olağanüstü dönemlerde MSB, JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI, SAHİL GÜV. KOM., bütçelerindeki ödenekler BİRLEŞTİRİLEREK kullanılır. Bu durumda mevcut ödenekler yeterli olmazsa toplam ödenek tutarının %l5’ine kadar ek harcama yapılabilir.
3.5.ÖRTÜLÜ ÖDENEKKapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, devletin milli güvenliği ve yüksek menfaatleri vb nedenlerle BAŞBAKANLIK BÜTÇESİNE konulan eklerdir. Bu ödenek, genel bütçe başlangıç toplamının %0,5’ini geçemez. Örtülü ödeneği kullanma yetkilisi; *başbakan + maliye bakanı + ilgili bakan Tarafından imzalanan ORTAK kararname ile olur. 4.HAZİNE İŞLEMLERİBütçenin gelir ve giderlerinin yer ve zaman bakımından uyumlaştırılmasıdır. —yer bakımından haz. İşl : eelir fazlası olan yerlerden, gelir açığı olan yerlere yapılan aktarımlardır. Bu durum hazinenin parasal aktarımıyla gerçekleştirilir. —zaman bakımından haz. İşl: yıl içerisinde gelir ve giderler arasında uyuşmazlık söz konusu olduğunda hazine, hazine bonosu aracılığıyla nakit sıkıntısını giderir. 5.BÜTÇE HESAPLARININ KAPATILMASI5.1. Hesap Aktarma Usulleri 5.1.1.                         Egzersiz   U -gelir ve giderlerin kapatılması bütçenin mali yıla bağlı kalınmaksızın tamamıyla uygulanması ile sağlanır. *yıllık ilkesine ters *denetimi zayıf *hesaplar birbirine karışır. *israf ve savurganlığa neden olur *harcamalara esneklik tanır. 5.1.2.Jestiyon U (TR)Kamu gelirleri tahsil edildiği, giderler ise gerçekleştiği yılda kaydedilir. *denetim güçlü ve etkin *tasarruf sağlar *yıllık ilkesiyle uyuşur
    FAALİYET RAPORU SÜRECİ (BÜTÇENİN YASAMA VE YARGININ DENETİMİ)  
1.BİRİM FAALİYET RAPORU*harcama yetkilisi tarafından hazırlanır
2.İDARİ FAALİYET RAPORU*Üst yönetici tarafından hazırlanır.
   
i
3.SAYIŞTAY *Üst yönetici tarafından hazırlanan İDARİ FAALİYET RAPORU, üst yönetici tarafından SAYIŞTAY’A gönderir. *Üst Yönetici tarafından KAMUOYUNA açıklanır._________      
3.2.İÇİŞLERİ BAKANLIĞI*MAHALLİ İDARELERE ait idari faaliyet raporlarının bir örneği İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA gönderilir._____________ 3.2.1.MAHALLİ İDARELER GENEL FAALİYET RAPORU İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, MAHALLİ İDARELERE ait İDARİ FAALİYET RAPORLARI üzerine, MAHALLİ İDARELERE ait GENEL FAALİYET RAPORU HAZIRLAR
  • MALİYE BAKANLIĞI
*MERKEZİ YÖNETİM bütçe kapsamındaki tüm kamu idareleri ile SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA ait idari faaliyet raporlarının bir örneği MALİYE BAKANLIĞI’na gönderilir
  • GENEL FAALİYET RAPORU
MERKEZİ YÖNETİM bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile SOSYAL GÜVELİK KURUMLARNA ait idari faaliyet raporlarına göre mail yıldaki faaliyet sonuçlarına dayanılarak, MALİYE BAKANLIĞI tarafından GENEL FAALİYET RAPORU hazırlanır. *AYRICA İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ hazırladığı GENEL FAALİYET RAPORUNDAN bazı genel değerlendirmeler bu rapora EKLENİR.       4.SAYIŞTAY MALİYE BAKANLIĞI tarafından hazırlanan GENEL FAALİYET RAPORU SAYIŞTAYA gönderilir ve aynı zamanda KAMUOYUNA açıklanır.
  1. MAHALLİ İDARELERİN Genel Faaliyet Raporlarını
  2. MALİYE BAKANLIĞI Genel Faaliyet Raporlarını
  3. MERKEZİ YÖNETİM KAPSAMINDAKİ kuruluşların İdari Faaliyet Raporlarını 4.SOSYAL GÜVENLİK Kapsamındaki Kuruluşların İdari Faaliyet Raporları
  4. DIŞ DENETİM sonuçlarını dikkate alarak görüşlerini belirtmek suretiyle TBMM’ye sunar.
NOT: SAYIŞTAY Mahalli İdarelerin İDARİ FAALİYET RAPORLARINI DİKKATE ALMAZ. 5.TBMM TBMM bu raporlar ve değerlendirmeler doğrultusunda, kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasına ilşkin olarak kamu idarelerinin yönetim ve HESAP VERME sorumluluklarını görüşür. Bu görüşmelere ÜST YÖNETİCİ veya GÖREVLENDİRECEĞİ YARDIMCISININ ilgili BAKANLA birlikte katılması zorunludur. NOT: KAMU YATIRIM PROJELERİNİN UYGULAMA sonuçları YIL BİTİMİNİ TAKİP EDEN yılın MART SONUNA kadar MALİYE BAKANLIĞI , DPT ve SAYIŞTAY’A gönderilir KESİN HESAP KANUN TASARISI
İ.Kesin hesap TBMM’nin YASAMA DENETİMİNİ sağlayan bir unsurdur. 2.TBMM’nin kesin hesap kanun tasarısını onaylaması ile bütçe AKLANIR. 3.Kesin Hesap Kanun Tasarısını MALİYE BAKANLIĞI hazırlar 4.İzleyen Mali Yılın HAZİRAN sonuna kadar BAKANLAR KURULU tarafından Kesin Hesap Kanun Tasarısı TBMM’ye sunulur Bir örneği de SAYIŞTAY’a gönderilir.
 
GENEL UYGUNLUK BILI HRİMİ
1.SAYIŞTAY;-İdari Faaliyet Raporlarını -Genel Faaliyet Raporlarını -Dış Denetim Raporlarını Dikkate alarak GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİNİ hazırlar 2. GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ, Kesin Hesap Kanun Tasarısının verilmesinden başlayarak en geç 75 gün içinde TBMM’ye sunulur NOT: TBMM bir önceki yıla ilişkin idari faaliyet raporları, genel faaliyet raporları sonraki döneme ilişkin Merkezi Yönetim bütçe kanun tasarısını birlikte görüşür. Ancak bu raporlar ile GENEL UYGUNLUK BİLDİRİMİ ivedilikle görüşülür.
  DEVLET BÜTÇESİNE İLİŞKİN MUHASEBE SİSTEMLERİ
1.KAMERAL MUH. SIST. Bütçe ile ilgile rakamlar, gelir gider tahakkukunu bütçe tertibine göre veren sistemdir.
2.SCHEINDER MUH. SIST. Kameral muh. Sisteminde belirtilen işlemlerin yanı sıra bütçe dışı alacak ve borç ilişkilerine de hesaplarda yer verilir.
3.CONSTANTE MUH. SIST. Devlete ait mal varlığı hesaplarını da bütçe hesaplarını da katar
4.LOGISMOGRAFI MUH. SIST. Malvarlığı ve işletme hesaplarını birlikte gösteren sistemdir. Devlet malın sahibidir. Memursa, malın yöneticisidir.
  BÜTÇENİN DENETİMİ
1050 SAYILI MUHASEBE-IumumIye’ye göre l.YASAMA DENETİMİ: Bütçenin hazırlanması ve hesapların kapatılması sırasında yasama organın yaptığı denetimdir.(Sayıştay’ın yapmış olduğu denetimleri yasama organı adına yapar) 2.YARGI DENETİMİ: Sayıştay tarafından yapılan denetimdir. (dış denetim) yasalara aykırı olan usulsüz işlemleri inceler
3.İDARİ DENETİM: Harcamaların yapılması sırasında Harcama Yetkilileri, BÜMKO ve Mali Hizmet Birimi tarafından yapılan denetimdir. ( İç Kontrol Sistemi iç denetimdir.
 
50l8 SAYILI KMYKK’YE GÖRE İÇ KONTR DL SİSTEMİ VE DIŞ DENETİM
l.İÇ KONTROL SİSTEMİ 2.DIŞ DENETİM
Kamu faaliyetlerine ilişkin tüm gelir ve giderler ile kamuya ait tüm varlık ve yükümlülüklerin amacına ve mevzuata gerçekleştirilmesini sağlamaktır. 2’ye ayrılır;Harcama Öncesi İç Kontrol - Harcama Sonrası İç Kontrol —Sayıştay tarafından yapılır.—   Sayıştay bu denetimi genel kabul görmüş muhasebe standartlarına göre yapmalıdır. —   Sayıştay kararı kesindir. Ancak bir kereye mahsus olmak üzere 15 gün içinde kararın düzeltilmesi istenebilir. —   Sayıştay denetimini ise TBMM Başbakanlık Divanı tarafından kurulan bir komisyon yapmaktadır. NOT: Sayıştay; KÖYLERİ, MESLEKİ KURULUŞLARI VE KENDİSİNİ DENETLEYEMEZ. Diğer bütün kuruluşların denetimi Sayıştay tarafından gerçekleştirilir. Buna TBMM’de dâhildir.
—İç Denetim: İç denetçiler tarafından yapılır. İç Denetçi iç denetim raporlarını hazırlarken ÜST YÖNETİCİNİN görüşlerini almak zorundadır.İç denetçiler hazırladıkları raporu İÇ DENETİM KOORDİNASYON KURULU’NA sunarlar
—İç Denetim Koordinasyon Kurulu:7 üyeden oluşur. Üyeleri BAKANLAR KRL atar Üyeleri: 1 Başbakanın, 1 DPT Müsteşarının Bağlı olduğu Bakan, 1 İç İşlerinin Bağlı olduğu Bakan 1 Hazine Müsteşarının Bağlı Olduğu Bakan, 3 Maliye Bakanının ÖNERİSİ üzerine seçilir. Görev süresi 5 yıl. Görev süresi bitenler yeniden atanabilir.
  DEVLET BORÇLANMASI
İ.Bilimsel olarak ilk kez Charles DAVENANT ve David HUME tarafından incelenmiştir. 4.KİT’lerin iç ve dış borçlanması HAZİNE KEFALETİ ile olur. ****Verginin geri ödenmesi söz konusu DEĞİLKEN, devlet borçlanmasında geri ödemenin yanında FAİZ de ödenir. (öyle ki vergi yükü bireyin üzerine kalırken, borçlanmanın yükü gelecek nesiller üzerine kalır
2. Devletin kamu geliri ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptığı borçlanmadır. Borçlanma ;DAR ANLAMDA : MERKEZİ YÖNETİM GENİŞ ANLAMDA: MERKEZİ YNTM + YEREL YNTM 5.Yerel Yönetimlerin iç borçlanması İLLER BANKASINDAN, dış borçlanması ise HAZİNE KEFALETİ ile olur ****vergi daha çok cari harcamaların finansmanında kullanılırken borçlanma genellikle yatırımların finansmanında kullanılır.
3. Borçlanma, Bütçe Kanununda verilen yetkilere dayanılarak yapılır UNUTMA!! DEVLET BORÇLANMASINDA faizler KANUNLA belirlenirken, özel borçlarda faizler PİYASA KOŞULLARINDA ve SÖZLEŞME İLE YAPILIR. * * *BORÇLANMANIN KALDIRAÇ ETKİSİ:Alınan borçların prodüktif ( verimli ) yatırımlara aktarılmasıdır.
  BORÇLANMANIN NEDENLERİ
1. MALİ 2. EKONOMİK 3.DİĞER
1.                Bütçe     açıklarını kapatmak2.              kalkınmanın finansmanı saplamak 3. savunma giderlerinin finansmanını sağlamak 4. kriz dönemlerinden kurtulmak için. 1.                                 tasarrufların           yatırımlara dönüştürülmesi için2.                                ekonomik dengenin sağlanmasına yönelik etkiler yaratılması 3.  kaynak dağılımında etkinliğin sağlanmasına yönelik etkiler yaratılması 1.                  savurganlık2.                              doğal          afet 3.                kamu     harcamalarının denetiminde yetersizlik
  DEVLET BORÇLARININ ÇEŞİTLERİ
1.CEBIR UNSURUNA GORE 2.VADESINE GÖRE 3.KAYNAGINA GÖRE
1.1. CEBRI 2.1.KISA VADELI (DALGALI) IÇ BORÇ
1.2.IHTIYARI (GÖNÜLLÜ) 2.2.UZUN VADELI (KONSOLIDE) DIŞ BORÇ
  DEVLET BORÇLARININ ÇEŞİTLERİ
1. İHTİYARİ - CEBRİ BORÇLAR 2.VADESİNE GORE BORÇLAR 3.KAYNAĞINA GORE BORÇLAR
Elinde borç verebilir fonları bulunanların kendi istek ve arzularıyla devlete borç vermesine ihtiyari borç denir.Ancak bazı durumlarda devletin zorunlu borçlanmaya gittiği görülür. (TR’de 61’de zorunlu tasarruf bonoları çıkarmıştır.)Zorunlu borçlar 4’e ayrılır. 1.tam zorlama ile 2.zorlama tehdidi ile 3.manevi zorlama ile 4.zorunlu tasarruf yaratılarak *   1 yıla kadar olan borçlar KISA*   1 - 5 yıl kadar olan borçlar ORTA *  5 yıldan uzun olan borçlara UZUN VADELİ BORÇ denir İç ve dış borç olmak üzere ikiye ayrılır. Farklı kriterlere göre iç - dış ayrımı yapılır. En önemlisi PİYASA UYRUĞUNA göre yapılan ayrımdır.Eğer borçlanılan piyasa yabancı bir piyasa ise dış borç, yurt içi ise iç borçtur. Örn: Yurtdışında oturan bir Türk yurtdışı piyasalarda satılan bir tahvil veya bono alması DIŞ BORÇTUR. TR’de oturan bir yabancının iç piyasalarda satılan bir tahvil veya bono alması İÇ BORÇTUR. İç borç dış borç ayrımında yapılan diğer bir ayrımda MG’ye etkisidir. MG’de değişiklik yaratan (arttırıp azaltan) borçlara dış borç, MG’de herhangi bir değişiklik yaratmayan borçlar iç borçtur.
Kısa Vadeli Borçlar (Dalgalı Borçlar) (para Piyasalarından) vade KISA, risk DÜŞÜK, faiz DÜŞÜKTÜR.--Kısa Vadeli Borçlara Başvurma Nedenleri 1.                 bütçe     dengesizliği 2.                    devlet  açısından borç yükünün daha az olması 3.                  uzun vadeli borçlanmaya zemin hazırlaması 4.                            özellikle     durgunluk dönemlerinde MALİYE POLİTİKASI aracı olarak kullanılması 5.                                              Öngörülmeyen giderlerin ortaya çıkması
Uzun Vadeli Borçlar (Konsolide Borçlar) (Sermaye Piyasalarından)Vade UZUN, risk YÜKSEK, faiz YÜKSEKTİR. -Uzun Vadeli Borçlara Başvurma Nedenleri 1.                                        ekonomideki      enflasyonist durumu ortadan kaldırmak 2.                                     yatırımları           finanse etmek 3.                               savaş,         olağanüstü durumlarla karşılaşılması
Uzun Vadeli Borç Türleri1.süresiz (ebedi,devamlı) borçlar: faiz ödemesinin yapıldığı ancak anaparanın ne zaman ödeneceği belli olmayan borçlardır. 2.itfaya tabii (süreli) borçlar: süresi belli olan uzun vadeli borçlardır. Zamanı gelince devlet faizi de anaparayı da öder.
  BORÇLANMA KAYNAKLARI
Borçlanma Kaynakları 2’ye Ayrılır
l. İÇ BORÇ KAYNAKLARI 2. DIŞ BORÇ KAYNAKLARI
l.l.Merkez Bankası: Hazineye avans veren en önemli kurum olmasına rağmen 2001 Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı ile TCMB’nin hazineye avans vermesi YASAKLANMIŞ 2.1.   Devletlerden2.2.   Uluslar arası Kuruluşlardan 2.3.   Özel Kaynaklardan
l.2.Ticaret Bankaları: Devlet tahvillerinin en büyük alıcısı bankalardır. Çünkü ellerinde bulundurdukları atıl rezervleri burada değerlendirirler.(Özellikle durgunluk dönemlerinde bankaların atıl fonları olduğundan devletin bankalardan borçlanması tavsiye edilir.)
l.3. Sosyal Güvenlik Kuruluşları: Devletin Sosyal Güvenlik Kurumu, OYAK VE KİT’lerden borç alması mümkündür.
l.4.Bireyler ve Özel Firmalar: Özellikle enflasyonist dönemlerde devletin halktan uzun vadeli olmak ŞARTIYLA borçlanması gerekir. Burada amaç likideyi kısmaktır.
  BORÇLANMA ŞEKİLLERİ
İÇ BORÇ ŞEKİLLERİ DIŞ BORÇ ŞEKİLLERİ
1.Hazine Bonosu: Devletin kısa vadeli nakit ihtiyacını karşılamak için çıkarılan ve vadesi maksimum 1 yıl olan devlet borçlanma senedidir. 1.)Devirli - Garantili Krediler: Kamu kurumlanna finansman sağladığı krediler DEVİRLİ, kamu kurumunun sağladığı ancak hazinenin garantör olduğu krediler GARANTİLİ kredilerdir.Her ikisinde de kamu kurumu borcunu ödemezse, borcu HAZİNE ÖDER.
2. Hazine Kefaletine Haiz Bonolar: Merkezi Yönetim dışında kalan kamu kuruluşlarının Hazinenin Kefaletini alarak maksimum 9 aylık çıkardıkları kâğıtlardır. ( KİT’ler, Belediyeler...) 2.Kalkınma Kredileri: Daha çok sermaye malı şeklinde verilen veya yatırımların finansmanında kullanılmak üzere verilen kredilerdir.
3. Merkez Bankası Avansları: Merkez Bankasının hazineye avans vermesidir. 2001’de kaldırıldı 2.1.) Proje - Program Kredileri:Proje: kalkınma planlarında yer alan kamu - özel sektör üretim ünitelerinin oluşturulması için açılan kredilerdir.(Dünya Bankasının erdiği krediler) Program: Ekonomik istikrar, bütçe açıklarının finansmanında kullanılan kredilerdir. (IMF )
4.Bütçe Emaneti: Ödeme emri belgesine bağlandığı halde yıl içerisinde ödenmeye tutarlar bütçede emanet hesabına alınır. Burada devlet, HAK SAHİBİ ÖDEMEYİ TAHSİL EDENE KADAR kendine kısa vadeli bir kaynak yaratmış olur. 2.2.Bağlı - Serbest Krediler : Krediyi veren ülke kendi ülkesinden malların satın alınması koşuluyla kredi verirse, bu tip kredilere (orijinde) bağlı krediler denir. Herhangi bir koşul yoksa Serbest kredidir.
5. Adi Emanet: gerçek ve tüzel kişiler tarafından hazineye geçici olarak yatırılan paralar olup geçici teminat, kesin teminat, hacizli malların satışından doğan paralar, ... (niteliği olmayan paralar) 2.3. İhracat (Satıcı) Kredileri: Özel firmaların yatırım projeler için büyük mali kuruluşların denetiminde sağlanan kredilerdir. Krediyi satıcı firmalar verir.
6.Müteahhit Bonoları: Geçmişte müteahhitlere yaptıkları işler karşılığında, devletten olan alacaklarına sayılmak üzere bonolar verilmiştir. Gerçekte uzun vadeli bir borç olmakla birlikte vadesinden önce ıskonto ettirilerek nakde dönüştürülmeleri nedeni ile kısa vadeli borç haline gelmektedir. Artık uygulamada yoktur. 2.4.Borç Erteleme - Refinansman Kredileri:Refinansman: borcun borçla kapatılmasıdır. Borç Erteleme (Tecil): Vadesi dolan bir borcun ilk faiz oranına göre daha düşük bir faiz oranıyla ileriki yıllara ertelemesidir.
3.Teknik Yardım KredileriGelişmiş ülkelerden, gelişmekte olan ülkelere yapınla teknolojik yardımlardır. Dünya Sağlık Teşkilatı, BM Gıda ve Yardım Teşkilatı, Sanayi Kalkınma Teşkilatı.
4.Bağışlar ve Askeri Yardımlar
  BORÇLANMA TEKNİĞİ
Devlet borçlanmayı kolaylaştırmak için tasarruf sahiplerine bir takım avantajlar sunmalı ve birtakım garantiler vermelidir ki borçlanma faydalı bir araç haline gelsin.
1.TASARRUF SAHİPLERİNE SAĞLANAN ÇIKARLAR 2.TASARRUF SAHİPLERİNE SAĞLANAN GETİRİLER 3.BORÇLANMA ŞEKİLLERİ VE SATIŞ YÖNTEMLERİ
1.1.Faiz : tahvil alımının asıl nedeni faizdir.faiz oranlarına bağlı olarak talep değişkenlik gösterir. 2.1.Çıkarları Korumaya Yönelik Garantiler: Erken Ödememe(rachat), konversiyon yapılmaması, tahvil değerinin düşmesini önleme garantisi, devletin en imkansız durumda bile borcunu ödeyeceği garantisi. Borçlanma Şekilleri:—tahvil ihraç etmeksizin borçlanma —tahvil ihraç ederek borçlanma —nama veya hamiline tahvil ihracı
1.2.Basabasın Altında İhraç: Tahvili satın alan, tahvilin nominal değerinin altında bir fiyattan satın almasıdır.*Eleştirisi: -Gelecekteki borç yükünü arttırır. -İleride devletin bu borç yükü altında ezilmesi olası olarak görülebilir. -Gelir dağılımında adaleti bozar. -Kırtasiyecilik artar. 2.2.Enflasyona Karşı Sağlanan Garantiler:*Altın Garantisi: Tahvilin sadece anaparası altına endekslenir. *döviz (kambiyo) Garantisi: Tahvilin hem anaparası hemde faizi dövize endekslenir. Ödeme yerli para cinsinden yapılır. *fiyat Endeksleriyle Ayarlama Garantisi: diğer ikisine göre daha çok tercih edilir. Hem paranın değerindeki düşmelere karşı güvenilir bir araçtır hem de mali paraya güvensizliği çok arttırmaz. —Endeksli Tahvillerin Dezavantajları: —Paranın değer kaybına uğrayacağının açıkça itiraf edilmesi anlamına gelmesi —enflasyonist dönemlerde tüketim artışlarını kamçılaması —borçların enflasyon nedeniyle otomatik amortismanın önlenmesi —devletin borç yükünün artmasına neden olacaktır. Satış Yöntemleri:*ihale yöntemiyle satış *doğrudan halka arz *bankalara satış yöntemi *borsada satış yöntemi *TAP (Musluk) yöntemi: Tahvil ve bonoların sadece yüksek gelir grupları tarafından alınmamasını sağlamak için düşük tutarlı tahviller çıkartılıp Merkez Bankasının havuzunda toplanması ve buradan satılması
1.3.İtfa Primli Tahvil: Ödeme anında devletin müşteriye nominal değerden daha yüksek para ödemesidir.
1.4. Vergisel Avantajlar: Devletin gerektiğinde tahvil faizlerinden menkul sermaye iradı adı altında vergi almamasıdır.(normal durumda %15 MSİ kesintisi yapılır.)1.5.                               İkramiveli         (piyangolu) İhraç: Piyango çekilerek ikramiye verilmesidir. 1.6.                             Vergi Ödemelerinde Kullanılması: vergi ödemelerinde nakit yerine tahviller kullanılabilmesi. 1.7.                         Teminat    Olarak Kabul Edilmesi: Kamu İhale Kanunu’na göre; tahviller teminat olarak kullanılabilir. 1.8.                                                     Haczedilememesi:                                Teminat olarak kabul edilen tahviller haczedilemez
  BORÇ YÖNETİMİ
1.OLAĞAN BORÇ YÖNETİMİDevlet borçlarının sözleşmede yer alan hükümlere göre uygun şekilde yerine getirmesidir. 2.OLAĞAN ÜSTÜ BORÇ YÖNETİMİBir ekonomideki çeşitli istikrarsızlıkların giderilmesi amacıyla devlet, borçlarının miktar ve bileşiminde değişlik yapmaktadır. *Miktarda yapılacak değişiklikler; anapara ve faiz ödemesinin azaltılması *.Bileşimde yapılacak değişiklikler; borcun vadesinin ve kaynağının değiştirilmesidir. 2.l.KONSOLİDASYON(TAHKİM)Kısa süreli borçların uzun süreli veya süresiz hale getirilmesidir. Devletin faiz yükü ARTAR, dolayısıyla borç yükü ARTAR. AMAÇ; kısa dönemde kamu dengesini rahatlatma. DEZAVANTAJI; Alacaklılarda güvensizlik yaratır, ilerdeki borçlanma miktarını sekteye uğratır. —İkiye ayrılır; 1)                isteğe     bağlı konsolidasyon: tahvil sahiplerinin onayı alınır 2)               cebri      konsolidasyon: mali itibar çok düşerse başvurulur
2.2. KONVERSİYONBorç yükünü hafifletmek amacıyla devletin faiz oranlarında indirim yapmasıdır. Yüksek faizli tahvillerin düşük faizli tahvillerle değiştirilmesidir. 2.2.l.KONVERSİYON ÇEŞİTLERİ*Başa baştan Konversiyon: Nominal Değer sabit, faiz oranları indirilir. *Başabaşın Altında Konversiyon: Nominal Değeri arttırılır, faiz oranlarını indir. *Fark Ödemeyi Gerektiren Konversiyon: Faizlerde indirim yapıp daha sonra yapılan indirim kadar anaparaya eklenmesi *kademeli Konversiyon: faizleri birden bire değil de yavaş yavaş düşürülmesi. Bunun amacı konversiyonun etkilerinin tahvil sahiplerinin uğrayacağı kaybı birden bire hissettirmemektir. 2.2.2.KONVERSİYONUN ETKİLERİ*Devletin borç yükü azalır *gelir dağılımı olumlu etkilenir. *borç günün koşullarına uydurularak borcun gizli amortismanı sağlanır. *alacaklılarda güvensizlik yaratır ve ilerideki borçlanma imkânını sekteye uğratır.
  BORCUN ORTADAN KALKMASI      
  1. BORCUN ÖDENMESİ(BORCUN İTFASI - BORCUN AMORTİSMANI)
-Borcun vadesi gelmeden ödenmesine İHTİYARİ AMORTİSMAN denir. Not: Süresiz borçların ödenmesi de ihtiyarı amortismandır.) -Dr. Price Otomatik Amortisman Teorisi: Devlet her yıl borçların ödenmesi için bir fon ayırmalı, bu fon bileşik faiz işlemesi sonucu sürekli artacak ve sonunda borçları karşılayabilecek bir fon haline dönüşecektir.______________________________
  1. BORCUN REDDİ VE MORATORYUM
-Devletin tek taraflı bir kararla mevcut borcunun tamamını veya bir kısmını ortadan kaldırdığını söylemesi BORCUN REDDİDİR. -devletin borçlarını zamanında ödeyememesi durumunda borcun temerrüde düşmesi ve devletin mevcut koşullarda borcunu ödeyememesine MORATORYUM denir. NOT: Moratoryumda borç sona ERMEZZZZZ.
  1. BORCUN SİLİNMESİ
—Alacaklı ülkelerin veya uluslar arası kuruluşların bir ülkenin dış borçlarını silmesidir.         BORÇLANMA İLE İLGİLİ DİĞER KAVRAMLAR
l.MONETARİZASY ONPara basarak borcun kapatılmasıdır. 2.ARİYERE BORÇLARBiriken ve transferi geciken borçlara denir. 3.RACHATDevlet ekonomik durumun iyi olduğu dönemlerde vadesi gelmemiş ve süresiz olan borçlarını ödenmesine denir.(ihtiyari amortisman)
4.BÜTÇE NAKİT DENGESİBütçe - Bütçe + (Bütçe Emaneti -Avanslar) gelirleri Giderleri 5.BORÇ SERVİS ORANIBir ülkenin bir yıl içinde ödemesi gereken anapara, faiz ve temettü ödemeleri toplamının ihracat gelirlerine oranıdır. 6.DIŞ BORÇLANMANIN KAPASİTESİİthalat / döviz gelirleri
   
MALİYE PC ►LİTİKASI
AMAÇLARI ARAÇLARI
1.Kaynak kullanımında etkinlik 3.Ekonomik İstikrar3.1.              Fiyat    istikrarı 3.2.             Tam      istihdam 2.Gelir Dağılımında Adalet 4. Ekonomik Büyüme ve Kalkınma 1. VERGİLER 3.KAMU HARCAMASI 2.BÜTÇE4.BORÇLANMA
  MALİYE POLİTİKASININ AMAÇLARININ ÇATIŞMASI- AMAÇLARIYLA ARAÇLARININ ÇATIŞMASI
AMAÇLARIN ÇATIŞMASI AMAÇLARIYLA ARAÇLARININ ÇATIŞMASI
1. Gelir ve Servet Dağılımında Adaleti Sağlama ile Ekonomik Büyüme Kalkınma Arasındaki ÇatışmaGelişmekte olan ülkeler büyüme sürecine girebilmeleri için kamu gelirleri ihtiyaç duyarlar ve bu toplumdaki bireylerde vergi bilinci ve ahlakı tam olarak yerleşmediğinden dolayı gelir ve servet üzerinden alınan vergilerde bir kaçakçılık yaşanacaktır. Bu davranışlardan dolayı devlet büyümeyi sağlamak için dolaylı vergilere başvururr. Sonuçta büyüme ve kalkınmayı sağlamak için gelir dağılımında adalet bozulmuş olur. 1.iktisadi kalkınma amacının gerçekleştirilebilmesi için yatırım yapılması gerekir. Yatırımlar maliye politikası araçlarından biri olan borçla finanse edilirse borç yükü artar bu durumda kalkınma amacı gerçekleştirilirken borç yükünün artmasına sebep olunur
2.Fiyat istikrarı ve tam istihdam arasındaki çatışmaEkonomi tam istihdam düzeyine yaklaştıkça azalan verimler kanun nedeniyle fiyatlar genel düzeyi yükselmeye başlar(çalıştırılan marjinal işçilerin verimi düşük olduğundan) 2.devlete borç veren kesim çoğunlukla yüksek gelir grubuna dahildir. Borçlanmanın getirilerinden bu kesim yararlanır. Bu durum gelir dağılımının bozulması anlamına gelir. Bu nedenle maliye politikası araçlarından biri olan borçlanma ile gelir dağılımının adaletli hale getirilmesi amacı arasında bir çatışma olur
3. Ekonomik İstikrar ve Ekonomik Büyüme Arasındaki Çatışmalar İktisadi 3 .maliye politikası araçlarından biri olan enflasyonun önlenmesi için toplam talebi kısacak dolaylı vergilere başvurulur. Dolaylı vergiler gelir dağılımının bozulmasına neden olur. Bu durumda gelir dağılımında adaletin sağlanması amacıyla maliye politikası araçları arasında yer alan vergiler arasında çatışma ortaya çıkar.
  MALİYE POLİTİKASININ SINIRLARI
1.İŞLEMSEL SINIRLAMALAR 2.YAPISAL SINIRLAR 3.POLİTİK SINIRLAR 4.MERKEZ VE MERKEZ DIŞI İDARELERİN UYUMU
*Zaman ve büyüklükle ilgili sorunlardır. *Burada uygulanacak politikanın uygulamaya konulması ve etkilerinin ekonomiye yansımasında oluşan zaman gecikmesidir Ekonomik yapıdan doğan sınırlamalardır. —ekonominin bazı sektörlerinde enflasyon bazılarında durgunluk görülmesi. Örneğin bir ekonomide kamu harcamalarında genel bir artış veya vergilerde genel bir azalış gerçekleştirildiği zaman, bu değişikliğin yarattığı etki, toplam talepte bir artışa neden olarak, bütün ekonomide hissedilecektir. eğer, bu ekonomide ekonomik durgunluk yaygınsa, maliye politikasınca yaratılan bu genişletici etki yararlıdır. Ancak, ekonomik durgunluk, ekonominin yalnızca bir sektöründe mevcut ise, o zaman bu genişleme politikası ekonomide birçok sektörde enflasyonist bir baskı yaratabilecektir. Maliye pol ile ilgili kararlar büyük ölçüde politik düşüncelerden etkilenmektedir. Öyle ki ekonomik dengesizliklerin olduğu dönemlerde iktidarın başa gelirken vermiş olduğu sözlerden ve bir dahaki seçimlerde oy kaybetmemek adına istikrarsızlık politikalar uygulayabilir. Bu sebepten birçok maliye politikası, politik kaygılar nedeniyle uygulamaya sokulmaz. Örn: enf dönemlerde oy kaybetmemek adına sürekli bütçe açığı politikası izlenmesi , kamu harc arttırılması, Seçimlerden önce mali teşviklerin arttırılması gibi durumlarda maliye politikasının istikrarı sağlama görevini yerine getirmesi beklenemeyecektir. Merkezi idarenin ekonominin geneli için öncelik verdiği amaçlar nedeni ile uygulamayı öngördüğü politikalar ile yerel idarenin yetki sahasında bulunan bölge için öngördüğü amaçlar ve politikalar birbirinden farklı olabilir. Bu durumda maliye pol ile öngörülen amaçlara ulaşmak için kullanılan araçların etkinliği merkezi idare ve yerel idare açısından azalmaktadır.
1.1.tanıma gecikmesi: problemin ortaya çıkmasıyla harekete geçme kararı arasındaki gecikmedir.
1.2.uygulama gecikmesi: harekete konma kararı ile uygulamaya konması arasındaki gecikmedir.
1.3.tepki gecikmesi: uygulamaya konması ile ekonomi üzerindeki etkisini göstermesi arasındaki gecikmedir.
 
MALİYE POLİTİKASINA İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR
l.MERKANTİLİZM*devletin gücü sahip olduğu kıymetli madenlerle ölçülür. *ülkedeki kıymetli madenleri arttırabilmek için; 1.ihracatı ve sanayiyi özendir. 2.              yurt        içi ticareti geliştir. 3.             temel hammadde ithalinde vergi indirimi, mamul madde ithalinde ağır gümrük tarifesi konulması ve daha çok ihracatı arttırmanın, yurtdışı kaynakları yurt içine çekmek amaçlanmış 2.KLASİK YAKLAŞIM*devletin faaliyetlerinin ekonomik istikrarsızlığa ve israfa neden olduğunu, özel sektörün daha verimli olduğunu ve bu nedenle devlet müdahalesini istemezler *piyasa hiçbir müdahaleye gerek kalmadan ekonomiye kendiliğinden dengeye gelir. *say kanunu geçerli *tarafsız maliye-tarafsız devlet *ekonomi tam istihdamda *fiyatlar, faizler ve ücretler esnektir. *I=S *küçük devlet - denk bütçe - dolaylı vergilerle finansman *borçlanmaya sıcak bakmazlar. Borçlanma yapılacaksa ya olağanüstü durumlarda ya da yatırımların finansmanı için, uzun vadeli, sermaye piyasalarından borçlanılacak. 3.KEYNES*devletin ekonomiye müdahalesi şart. *ekonomi her zaman tam istihdamda dengede değil, eksik istihdamda da dengeye gelebilir. *toplam talebi arttırarak ekonomi tam istihdamda dengeye gelinebileceğini öne sürmüş *devlet gelirin yeniden dağılımı için bir araçtır. *spekülasyon güdüye para talebi faiz esnekliği likitide tuzağı nedeniyle sonsuzdur ve bu durumda para politikası etkinsiz maliye politikası etkindir *hazinenin ekonomik istikrarı sağlama, kamunun gelir ihtiyacını karşılama ve ekonomiyi düzeltme görevleri vardır.
4.KEYNESYEN (IS-LM)*ekonomik büyüme, gelir dağılımı ve fiyatlama üzerinde durmuşlar. *ekonomik büyüme ve gelir dağılımını ilişkilendirerek ve bu iki kavramın temel belirleyicisinin yatırım oranı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Piyasada karlılık oranlarının (mark-up), yani fiyatlamanın yatırımı belirleyen etken olarak görmüşler. *IS-LM analizi yapmışlardır. *geçmiş ekonomik deneyimleri dikkate almışlar, geleceğin belirsiz olduğunu ileri sürmüşler *ücretler ve fiyatlar aşağı doğru esnek değildir ve ekonomide yapısal işsizlik vardır. *ücretler sendikalarla işverenler arasında belirlendiğinden, fiyatlar ise oligopolistik piyasa yapısından dolayı esnek değildir. Bu da ekonomik istikrarsızlığı neden olmaktadır. *maliye ve para politikaları birlikte kullanılmalıdır. Ancak maliye politikası daha etkindir. 5.MONETARİSTLER*tarihte 70lerde meydana gelen petrol şoklarıyla yerlerini almışlardır. *ekonomideki istikrarsızlıkların nedeni olarak kötü para politikası ve para arzındaki dalgalanmalar olduğunu ifade etmişlerdir. *MG’nin belirleyicisi sürekli gelirdir. *ekonomide doğal işsizlik vardır ve bu nedenle philips eğrisi uzun dönemde diktir. *faiz oranı değil, para arzı önemlidir. *para arzı sabit bir oranda arttırılmalıdır. Bu da ekonomik büyümeye göre belirlenmelidir. *kamu harcamaları, kişi ve firmalardan borçlanma yoluyla finanse ediliyorsa faizlerdeki yükselme özel sektör üzerinde dışlama etkisi yaratacaktır. *özel sektör istikrarlıdır. *fiyat ve ücretler esnektir. *ekonomiye yapılan müdahaleler ekonomiye yansımaları zaman alır, ekonomide gecikme vardır. *maliye ve para politikaları ile ekonomiye yansımaları istikrarsızlığa neden olur, kontrollü para politikası uygulanabilir Para politikası sabitken maliye politikası ile MG etkilenemez 6.YENİ KLASİKLER(RASYONEL BEKLENTİLER HİPOTEZİ) Kişilerin davranışlarının gelecekle ilgili beklentilerin rasyonel beklentilerin belirlediği e piyasada rekabet tam, fiyatların esnek ve her zaman denge olduğunu ileri sürmüşler. Bu durumda devletin maliye ve para politikaları ile ekonomiye müdahale etmesi gereksizdir. (piyasaların temizlenmesi varsayımı)
7.ARZ YÖNLÜ İKTİSATStagflâsyonla mücadele adına gelirler politikasını önermişlerdir. *ekonomik büyüme ve kalkınma için anahtar kavram yatırım oranıdır. *üretim artışına yönelik vergi indirimleri ve teşviklerin ekonomide verimliliği arttırdığını ileri sürerler.
8.YAPISALCI YAKLAŞIMAz gelişmiş ülkelerde enflasyonun neden tarımda arz esnekliğinin düşüklüğü dış ticaret dengesizliği, kamu gelirlerinin ve ekonomik kurumların yetersizliği gibi yapısal nedenlere dayanır. Devlet, ekonomik büyüme ve kalkınmaya öncülük etmelidir.
 
MALİYE POLİTİKASI İŞLEMLERİNİN MG DÜZEYİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİN BELİRLENMESİ (ÇARPAN ETKİSİ)
KEYNES’in mal piyasasındaki dengeyi gösteren çarpan analizi ile maliye politikasın MG üzerindeki etkileri belirlenebilir. Buna göre basit MG modelinden (Y=C+G+I) hareket ederek, çarpan analizi çeşitli politika araçları açısından ayrı ayrı değerlendirilecektir.
1.REELHARCAMALAR *kamu harcamalarında mal ve hizmet alımına yönelik olarak yapılacak 1brlik artış, çarpan etkisi ile birlikte katlanarak artar ve MG’ye yapılan kamu harcamasından daha büyük miktarda artmaktadır. *bu etkinin büyüklüğünü MARJİNAL TÜKETİM EĞİLİMİ ( c ) belirler. 2.VERGİLER*vergilerde yaratılan 1 brlik artışın kullanılabilir kişisel geliri buna bağlı olarak talebi AZALTACAĞI, bunun ise ekonomide yayılarak MG’yi AZALTACAĞI açıktır. *UNUTMA!! Verginin çarpan etkisinin büyüklüğü, mal ve hizmet alımına yönelen kamu harcamasından daha küçüktür. SEBEBİ; kamu harcamasıyla kamu mal ve hizmeti alarak ekonomide harcama yolu ile talebi arttırmakta, verginin ilk etkisi ise öncelikle kişisel kullanılabilir geliri azaltmakta ve azalan gelirin tamamı kadar değil SADECE ( c ) kadarlık kısmı talep azalmasına ilk etki olarak yansıyacak ve bu yansıma yine ( c ) kadar ekonomide yayılarak MG’de azalma yaratacaktır. 3.TRANSFERHARCAMALARI *Transfer harcamaları, mal ve hizmet alımına yönelen harcamalardan farklı olarak daha az bir çarpan etkisi yaratır. Bunun nedeni verginin etkisine benzer olarak ilk etkinin MG’ye değil kişisel kullanılabilir gelire olmasıdır. Transfer harcaması ile kişisel kullanılabilir geliri artan kişinin, bu geliri tükettiği kısım kadarı ekonomide talep artışı yaratarak MG’de arıtışa neden olur 4. GELİRE BAĞLI VERGİLEREkonomide çarpan etkisiyle yaratılan MG artışı olmaktadır. Ancak artan gelir üzerinden vergi oranı ölçüsünde toplanan vergi kadar kullanılabilir geliri azaltmaktadır. Bu da çarpan etkisini azaltır. 5.AÇIK EKONOMİKamu harcamalarındaki artışa bağlı olarak artan gelirin bir kısmı ithalat yolu ile dışarı kayarak, toplam talepteki artışın bir kısmını yurt dışına kaymasına neden olacaktır. Yurtdışına kayan talep kadar da çarpan etkisi azalmaktadır.
1.1.REEL HARCAMA ÇARPANIAY = [ 1 / (1-c)] x AG 2.1. VERGİ ÇARPANIAY = [ -c / (1-c)] x AT 3.1.TRANSFER HARCAMASI ÇARPANIAY = [ c / (1-c)] x ATR 4.1.gelir vergilerinin KATILDIĞI ÇARPANAY = [ 1 / (1-c(1-t))] x AG AY = [ -c / (1-c(1-t))] x AT AY = [ c / (1-c(1-t))] x ATR 5.1.AÇIK EKONOMİDE ÇARPANAY=[ 1 / (1-c(1-t)+m)] x AG AY=[ -c / (1-c(1-t)+m)] x AT AY=[ 1 / (1-c(1-t)+m)] x ATR
  MALİYE POLİTİKASININ ETKİLERİNİN ÖLÇÜLMESİ
İlk olarak bir ülkede geçmişte uygulanan Maliye politikalarını analiz etmek için gerekli olmaktadır. Böylece uygulanan maliye politikalarının hangi dönemlerde ve ne büyüklükte genişletici ve daraltıcı olduğu toplam etki olarak nötr olup olmadıkları gösterebilir. Bu tür çalışmalarla ayrıca devletin ekonomide örneğin istikrarı sağlayıcı mı?yoksa istikrarı bozucumu bir etki yaptığı açıklanabilir.Ekonomik faaliyet üzerinde Maliye politikası işlemlerinin etkisinin ölçülmesi ikinci olarak örneğin bir ekonomide özel talep düzeyinin yetersiz olduğu veya aşırı olduğu tahmin edildiği zaman ne ölçüde genişletici veya daraltıcı bir Maliye politikasının gerekli olduğunun belirlenmesi açısından önemli olmaktadır.
1. BÜTÇE AÇIĞI VEYA FAZLASI 2.TAM İSTİHDAM BÜTÇE FAZLASI VEYA AÇIĞI
BÜTÇE AÇIĞI; Ekonomi üzerinde GENİŞLETİCİ etkiye sahiptir. BÜTÇE FAZLASI; Ekonomi üzerinde DARALTICI etkiye sahiptir.*Denk bütçe kuramında harcama ve vergilerde yapılan eşit bir artış bütçe açığı veya fazlasını değiştirmeyecek ancak ekonomi üzerinde genişletici bir etki yaratacaktır. Bu etki konusunda TAM İSTİHDAM BÜTÇE FAZLASI kavramı ortaya çıkmıştır. *eğer bütçe, tam istihdam üzerinde fazla ise maliye politikası daraltıcı, eğer bütçe, tam istihdam düzeyinde açıksa maliye politikası genişletici olarak isimlendirilir.*Tam istihdam bütçe fazlasının hesaplanmasının güçlükleri yanında mali sürüklenme (fiscal drag) olgusu ile ekonomi aşırı derecede istikrara kavuşabilir. Büyüyen bir ekonomide, tam istihdam bütçe fazlası, gerçek rakamlarla yılda yaklaşık belli bir oranda büyüyen tam istihdam düzeyindeki GSMH’nin bir fonksiyonudur. Bu takdirde büyüyen bir ekonomide tam istihdam düzeyinde hep artan vergi hâsılatları meydana getirecek ve tam istihdam bütçe fazlası, vergi politikalarının ve harcamaların değişmeden kaldığı dönemlerde bile, bir artış gösterecektir. Bütçe gelirlerindeki bu otomatik artış ekonomi üzerinde ters bir etki yaratarak ekonomiyi aşırı ölçüde istikrar getirebilir.
 
İRADİ (İHTİYARİ) MALİYE POLİTİKASI OTOMATİK STABİLİZATÖRLER FORMÜL ESNEKLİĞİ YÖNTEMİ
Politika belirleyicilerin ve uygulayıcıların, ekonominin içinde bulunduğu konjonktürel durumu tespit ederek önlem almaları ve uygulamalarını, bu politika ve uygulamalarının hiçbir yasal veya hukuki bir norma tabi olmaksızın belirlenmesidir. Ekonomide oluşan dengesizliklerin giderilmesinde hiçbir müdahaleye gerek kalmaksızın ekonominin kendi içinde var olan kurum veya mekanizmalarla dengeye gelmesidir. Otomatik Stabilizatörler; Ekonomiye müdahalenin bazı kanunlarda
l)Vergi Hasılatındaki Otomatik Değişmeler:Ekonominin genişleme dönemlerinde artan oranlılık dolayısıyla vergi hasılatı da artmaktadır. Dolaysız vergilerin en önemlisi gelir vergisidir. Kişiler gelirleri arttıkça artan oranlılık dolayısıyla daha fazla oranda vergi öderler. Vergi hasılatı, matrahtaki artıştan daha hızlı arttığı için kişiler harcamalarını kısma yoluna giderler. (Gelirleri artmasına rağmen) Tüketim ve yatırım harcamalarını artırmazlar. Böylece devletin vergi hasılatı artışı yanında kişilerin harcamaları düşeceğinden artan oranlı vergi tarifesi enflasyonu düşürücü etki oluşturacaktır. Ekonominin daralma dönemlerinde ise, vergi yükümlüleri, gelirlerin azalmasına karşın, ortalama vergi oranı düştüğü için, ödedikleri vergiler, gelirlerindeki düşmeden daha büyük bir oranda düştüğü için (artan oranlı tarife dolayısıyla) tüketim ve yatırım harcamalarını azaltmamakta, büyük ölçüde devam ettirebilmektedirler Şahsi gelir vergisinin otomatik stabilizatörlük fonksiyonunu yerine getirebilmesi için; 1 .her türlü kazancı vergilendirilen genel bir vergi olacak 2.kaçakçılık az olacak 3.tarifesi dik artan oranlı olacak (dik müterakki) 4.geniş ölçüde kaynakta kesme usulüne göre alınmalı. 5.vergiyi ödeyenlerin çoğunun yüksek gelir grubunda olmalıdır. 6.vergi götürü usulde tahsil edilmemeli belirlenerek belirli şartların oluşması halinde uygulamaya girmesidir. Bu yöntem iradi maliye politikasının taşıdığı sakıncaları önlemek ve otomatik stabilizatörlerin yetersizliğini gidermek amacıyla getirilmiştir. Örnek; enflasyonun %... ‘yı geçmesi halinde talebin kısılması amacıyla KDV’nin %... artırılmasının kanunda yer bulması.
2) İşsizlik Sigorta Primleri ve İşsizlik Yardımları:Ekonominin refah dönemlerinde işsiz sayısı az olduğundan işsizlik sigorta primleri birikmekte ve bunlar bir fonda biriktirilmektedir. Buna karşılık ekonominin deflasyonist eğilimler içersinde olduğu durumlarda da işsizlik sayısı artacaktır ve refah dönemlerinde biriken işsizlik sigorta fonuyla bu kesim sübvanse edilerek işçilerin gelirlerinin kesintiye uğraması önlenmekte, talep yetersizliği beklenenden daha AZ gerçekleşmektedir.
3)Toprak Mahsullerine Ödenen Mali Yardımlar:Tarım ürünlerinin fazla ve noksan olduğu zamanlarda fiyat dalgalanmalarına karşı üreticiler zarar görür. Bu durumu önlemek üzere mahsulün bol olduğu yıllarda devlet ürün fazlasını üreticiden satın alarak stoklarına atar. Ürünün kıt olduğu yıllarda da stokları piyasaya sürerek fiyat dalgalanmalarının önüne geçilir.
4)Kurum ve Aile Tasarrufları:Ekonominin duraklama hatta gerileme dönemlerinde, kurum kazançları azalmasına rağmen dağıtılan kar payları eski seviyelerini korur. Şirketlerin bu politikaları sayesinde hisse senedi sahiplerinin satın alma güçlerinin düşmesi önlenir. Ekonominin genişlediği dönemlerde ise dağıtılan kar payları arttırılmaz, otofinansmana gidilir. Bu şekilde bir yandan kurumlar daha çok yatırım yaparak toplam arzı arttırırlar. Aileler ise ekonominin refah dönemlerinde gelirlerinin artmasıyla birlikte tasarrufa yönelirler. Deflasyonist dönemlerde ise bu tasarrufları tüketerek, talepteki düşüşün etkisini yavaşlatır.
5)Ekonomi Stoklarındaki Artış ve Azalmalar:Rekabetçi piyasa ekonomisinde imalatçı ve üreticiler belirsiz alıcılar için üretim yaparlar. Bu nedenle en az düzeyde de olsa stok halinde mal bulundurulmaktadır. Dolayısıyla piyasada söz konusun mala talep fazla artış gösterirse artan talep stoklardan karşılanır. Böyle bir durumda üretici daha fazla mal üretme çabasında olmadığı gibi mevcut stoklar artan talebi karşıladığından bu sırada malın fiyatında da yükselme gözlenmez. Diğer yandan söz konusu malın talebi piyasada düştüğünde üretici üretimi kısmaz ya da kesmez, normal üretimine devam eder. Sadece stoklarda bir yükselme gözlenir. Mevcut stok düzeyindeki artış ve azalışlar kendiliğinden istikrarı koruyucu ve ekonomik dengeyi sağlayıcı bir etki yaratmaktadır.
6) Kendiliğinden Meydana Gelen Bütçe Açık ve Fazlaları
 
4
1.ENFLASYONBir ekonomide belirli bir süre için fiyatlar genel düzeyinin devamlı yükselmesidir. 2.DEFLASYONEkonomide üretimin talep yetersizliğine bağlı olarak artmaması ve hatta azalmasıdır. Talebin daralması nedeni ile fiyatlarda sürekli olarak gerilmektedir.
SONUÇLARI;1 .kaynak dağılımının bozulması 2.devlet gelirlerinin reel olarak gerilemesine 3 .kamu harcamalarının yeterli boyutta yapılamamasına 4.                kamu     harcamaları artarken hizmet miktarında artışın olmamasına (görünüşte artış) 5.               gelir       dağılımının bozulmasına neden olur. SONUÇLARI;1.işsizlik artar 2.                     fiyatlar            genel düzeyi seviyesi geriler 3.                   yatırımlar donar. 4.                     MG’de negatif büyüme yaşanır. 5.                            firmaların     kar marjı düşer.
1.1.ENFLASYONLA MÜCADELEDE MALİYE POLİTİKASI 2.1.DEFLASYONLA MÜCADELEDE MALİYE POLİTİKASI
1.1.1.HARCAMA POLİTİKASI—   Genel olarak harcamalar kısılır, ancak cari ve transfer harcamalarının kısılması zor olacağı için yatırım harcamalarının kısılmasına gidilir. —  Bu dönemde gelir dağılımı daha da bozulacağı için transfer harcamaları kısılamaz. —  Yatırımların süreleri uzatılarak yıllara yayılabilir, kamu harcamalarının verimliliği artırılabilir, lüks tüketime yönelik kamu harcamaları daraltılabilir. 2.1.1.HARCAMA POLİTİKASI— Harcamalar arttırılır. —    Ekonomi de en çok girdi sağlayan ve ekonomiyi daha hızlı canlandıran bayındırlık - yatırım harcamalarına daha fazla önem verilmelidir. —  Transfer harcamalarının çarpan etkisi diğer harcamalara göre (cari ve yatırım) daha azdır.
1.1.2.VERGI POLİTİKASI—    Vergiler açısından talebi kısıcı arzı artırıcı önlemler alınmalı. —  Bireysel talebi kısmada gelir vergileri, toplumsal talebi kısmada ve kamu gelirlerini artırarak bütçe fazlası yaratmada gider vergileri daha etkilidir. Çünkü gider vergilerinin tabanı gelir vergilerine kıyasla daha geniştir. Servet vergileri çok fazla etkili olmamakla birlikte, lüks mallar üzerindeki servet vergileri artırılarak lüks tüketime yönelim engellenebilir. 2.1.2.VERGI POLİTİKASI— Vergi oranları indirilip, vergi indirim, istisna ve muafiyetler daha da genişletilerek kullanılabilir gelir dolayısıyla talep arttırılmaya çalışılır. —  Bireysel talep açısından gelir vergileri, toplam talep açısından gider vergileri daha etkindir. Bu nedenle her ikisi de kullanılmalıdır. Özel tüketim ve yatırım harcamalarını arttıracak şekilde vergi yükü indirilmeli, tam istihdama ulaşınca özel tüketim ve yatırım harcamalarını kısıcı vergi politikası uygulanmalıdır.(kısmazsan ekonomide enflasyona neden olursun)
1.1.3.BORÇLANMA POLİTİKASI—  Uzun vadeli borçlanma tercih edilir. özellikle yurt içi kaynaklar tercih edilerek ekonomideki fazla fon çekilmelidir. Yurt dışı borçlanma daha da fazla fon oluşturacağı için enflasyonu daha da azdırabilir. — Düşük faizli uzun vadeli borçlanılmalıdır. Yüksek faiz likitideyi daha da artırır. —   Bankaların yaratacağı kaydi para ve Merkez Bankasının yaratacağı emisyon nedeniyle para arzının artacağı için Bankalar ve Merkez Bankasından Borçlanmamalıdır. 2.1.3.BORÇLANMA POLİTİKASI—  Kısa vadeli, yüksek faizli iç borçlanmalıdır. Diğer bir ifade ile likiditeyi artırıcı borçlanma seçilmelidir. —  Merkez Bankasından borçlanılarak emisyonun, Bankalardan borçlanılarak kaydi para mekanizmasının para arzını artırıcı etkileri kullanılmalıdır. Yada uzun vadeli, mümkün olduğunca düşük faizli, dış borçlanmaya gidilmeli ve bunların verimli alanlarda kullanılması gerekmektedir.
1.1.4.BÜTÇE POLİTİKASIToplam talebi düşürücü etki yaratmak adına bütçe fazlası politikası izlenerek ekonomide daraltıcı etki yaratılmalıdır. 2.1.4.BÜTÇE POLİTİKASIEkonomide yaşanan daralmadan sıyrılmak, toplam talepte artış sağlamak amaçlanır bu sebepten bütçe açığı ile genişletici etki yaratılmalıdır.
1.2.ENFLASYON TÜRLERİ1.               Talep    Enf: ekonomide toplam talebin, tam istihdam gelir düzeyi için gerekli gelir miktarının aşması ile ortaya çıkmaktadır. 2.                     Maliyet          Enf: Bir ekonomide, üretim faktörleri piyasasında rekabetin bozulması sonucu girdi fiyatlarının yükselmesinin, maliyetlerin artmasının ve dolayısıyla toplam arzın azalmasının neden olduğu enflasyon türüdür. 3.                   ücret    enf: verimlilikte bir artış olmamasına karşın ücretlerde yapılan artışın fiyatlar genel düzeyine yansımasıdır. 4.                   yapısal            enf: ekonomide talebin artışına bağlı olarak bazı darboğazlar nedeniyle arzın arttırılamaması durumunda ortaya çıkar. 5.Sentetik Enf: fiyatlar genel düzeyinde sürekli ve hissedilir bir artıştan ziyade fiyatlar genel düzeyinin, yüksek kamu zamları ya da ithal girdi fiyatlarındaki ani yükselişler nedeniyle bir defalık sıçramasıdır.
  STAGFLÂSY ON
Enflasyonla birlikte durgunluğun görülmesidir.(enflasyonla birlikte işsizlik)LAKİN UNUTMAMAK LAZIMDIR Kİ Stagflâsyondaki enflasyon MALİYET ENFLASYONUDUR.
STAGFLÂSYONLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ
***Stagflasyonla mücadelede;GENİŞLETİCİ MALİYE POLİTİKASI(durgunlukla mücadele için), DARALTICI PARA POLİTİKASI(enflasyonla mücadele için) uygulanmalıdır. ***Genişletici maliye politikasını kullanırken kamu harcamalarını arttırma yöntemiyle değil, vergilerde indirim yaparak ekonomi canlandırılmalıdır. Buna ekonomi dilinde SELEKTİF MALİYE POLİTİKASI denir.
l.GELİRLER POLİTİKASI (ücret ve fiyat kontrolleri- heteredoks politikalar)*fiyat ve ücretlere devletin doğrudan müdahale etmesidir. 2.VERGİ TEMELLİ POLİTİKALAR*vergiler kullanılarak düşük ücret uygulama yapan işletmeleri ödüllendirilmeli(vergi indirimi yapılmalı), uymayan firmaları da yüksek vergi oranları koyarak onları cezalandırması. Düşük ücret uygulanması durumunda çalışanların ücretlerinde bir artış yaşanmaz ve enflasyonla mücadele edilir. Düşük ücret uygulayanlara da vergisel teşvikler sağlanması durumunda üretim hacminde bir artış yaşanması arzu edilir.
3.İNDEKSLEME YÖNTEMİ*her türlü nominal değerli sözleşmelerin enflasyon oranına göre ayarlanmasıdır. Dezavantajı ise; enflasyon ve ücret spiralinin resmileştirir. 4.ÜRETİM TEŞVİKLERİ POLİTİKASI (arz yönlü iktisatçılar)*üretimin artması için vergi oranlarının düşürülmesi gerektiğidir. (Laffer)
5.SEKTÖREL VE BÖLGESEL AĞIRLIKLI YÖNTEMLERİşsizlik belli sektörde yaşanıyorsa devlet bunu gidermek için global nitelikte önlem almak yerine o sektöre yönelik önlemler alarak daha başarılı sonuçlar alınmasına yardımcı olur. Bu nedenledir ki stagflasyonu ortadan kaldırmak için desteklenecek sektörler selektif olarak belirlenmeli ve sübvansiyona başvurup o sektörü ayağa kaldırılmalıdır.
  EKONOMİK BÜYÜME VE KALKINMA
1.MALİYE POLİTİKASI VE EKONOMİK BÜYÜME 2.MALİYE POLİTİKASI VE EKONOMİK KALKINMA
Bir ekonomide zaman içinde mal ve hizmet üretimi miktarında artış olmasıdır ve para yaratımında artış olmasına bağlıdır. İktisadi büyüme;1.yüksek istihdam düzeyini sağlar. 2.yapısal değişimi kolaylaştırır. 3.                gelir       dağılımında oluşan farklılıkları yumuşatır. 4.                       kaynak           tasarrufuna yol açan yatırımlar için uygun koşullar sağlar. Ekonominin gösterdiği belirtilere göre tanımlanabilen,bundan da anlaşılabileceği gibi kesin sınırları belli olmayan,ancak bazı paritelerin(milli gelir, yurtiçi hasıla vb..) belirli seviyelerde seyretmesiyle kendini gösteren bir olgudur.
l.l.MALİYE POLİTİKASININ EKONOMİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 2.l.EKONOMİK KALKINMANIN KOŞULLARI
l.l.l.Emek Arzı Üzerine Etkisi*en önemli maliye politikası aracı vergilerdir. (böylelikle emek arzını arttırıp azaltabilir.) böylelikte 2 etkiyle karşılaşılır; -ikame etkisi: uygulamaya konulan vergiyle birlikte kişinin çalışmak yerine dinlenmeyi tercih etmesine yol açar. -gelir etkisi: uygulamaya konulan vergiyle birlikte kişinin daha fazla çalışarak eski gelir düzeyini yakalamasıdır. 1.1.2.Teknolojik Gelişme Üzerine EtkisiÜretim faktörleri verimliliğinin ve buna bağlı olarak MG’yi arttırması, yeni teknolojik gelişmelerin izlenmesi ve kullanmasıyla sağlanabilmektedir. Devlet teknolojinin gelişmesi için kamu harcaması ve kamu gelirlerine başvurur. Kamu harcamasıyla teknolojiyi ülkeye yayabilir. Vergi yoluyla da; özel araştırmalar vergiden muaf tutulmak yoluyla teşvik etmek gibi -iç tasarrufların arttırılması (burada amaç tasarrufları yatırıma dönüştürmek) -kamu yönetiminin de etkinliği arttırıcı politikalar izlemek -teknoloji ithaline yönelik politikalar izlenmelidir.İhracatı geliştirici politikalar izlenmelidir.
  MALİYE POLİTİKASI VE GELİR DAĞILIMI
Bir toplumda milli gelirin çeşitli gruplar arasındaki dağılım şekline gelir dağılımı denir.
1.FONKSİYONEL GELİR DAĞILIMIÜretim faktörlerinin üretime katılmaları sonucu milli gelirden aldıkları payı gösterir. Q= emek + sermaye + toprak + girişimci Y= ücret + faiz + rant + kar 2.SEKTÖREL GELİR DAĞILIMITarım, hizmet ve sanayi sektörlerinin milli gelire olan katkılarıdır yada üretim faktörlerinden aldıkları paydır. 3.BÖLGESEL GELİR DAĞILIMIBir ülkenin çeşitli bölgeleri arasında kişi başına düşen gelir farklılıklarını ortaya koymak için kullanılır. 4.KİŞİSEL GELİR DAĞILIMIMilli gelirin bireyler arasında dağılımını gösterir.
GELİR DAĞILI MINI SAĞLAMAK İÇİN KULLANILACAK MALİYE POLİTİKASI ARAÇLARI
HARCAMA POLİTİKASI1.                          Transfer        harcamaları arttırılmalı 2.                         Eğitim,        sağlık gibi altyapı yatırım harc arttırılmalı 3.                      Faiz    harcamaları gelir dağılımını bozucu etkisi vardır. 4.             cari       harc gelir dağılımını enflasyonist ortamda bozucu, deflasyonist ortamda düzenleyici bir fonk.a sahiptir. VERGİ POLİTİKASILgelir vergileri artan oranlı, geniş tabanlı, muafiyet ve istisnalar politik kaygı taşımadan adaletli bir şekilde olacak 2.                 gider   vergileri tersine artan oranlı özellikle nedeniyle gelir dağılımını bozucu etkisi vardır.bu sebeple zorunlu tüketim harcamalar üzerinden düşük, lüks tüketime yönelik harcamalardan yüksek vergi alınmalıdır. 3.                    servet vergileri yansıtmaları zor, subjektif ve gelir dağılımı açısından en önemli vergilerdir. Ancak gelir ve gider vergilerine göre tabanı daha dar olduğundan çok fazla etkin değildir. BORÇLANMA POLİTİKASI1. borç veren kesimle borç anapara ve faizlerini öden kesimler arasında farklılık var ise gelir dağılımı bozulmaktadır. 2özellikle borç tahvil ve bono faiz gelirlerinin vergi dışı bırakılması, başa başın altında konversiyon... gibi sağlanan faydalar gelir dağılımında adaleti bozar. 3.uzun vadeli borçlanma nesiller arası borç yükü aktarımına neden olmakta ve borcu ödeyen nesil üzerinde gelir dağılımını bozucu bir etki yaratır
 
g elİr düzeyi (%)GELİR SAHİBİ KİŞİLER (%)
- GİNÎ KATSAYISI)
GELİR DAĞILIMININ ÖLÇÜMÜ (LORENZ EĞRİS
Lorenz eğrisi gelir dağılımındaki eşitsizliği gösterir. Mutlak eşitlik doğrusu herkesin eşit gelir dağılımına sahip olduğu doğrudur. Bu durumda Lorenz Eğrisi, Mutlak Eşitlik doğrusuna ne kadar yakınsa gelir dağılımı o kadar adildir. Gini Katsayısı(E); Lorenz Eğrisinde 45 derecelik doğru ile Lorenz eğrisi kavisi arasında kalan alanın tüm üçgenin alanına oranı olarak hesaplanır. Gini Katsayısı = (ALAN A) / (ALAN A+B) E=1 => mutlak adaletsiz gelir dağılımı E=0 => mutlak adil gelir dağılımı 0 1.GELENEKSEL AÇIK 2.CARİ AÇIK 3 .NAKİT AÇIK 4.BİRİNCİL AÇIK 5.İŞLEMSEL (faiz dışı açık) (OPERASYONEL) AÇIK “bütçe gelirleri - bütçe “Geleneksel acık - (yatırım “bütçe açığı + avanslar “bütçe açığı - faiz ödemesi” “faiz dışı açık + reel faiz öd.” giderleri” h +sermaye geliri)” - emanetler” (Ülkeler arasında karşılaştırılmalarının daha kolay sağlanabilmesi için “kamu kesimi borçlanma gereği” olarak ortaya konulmaktadır.) bir ülkenin ödemeler bilançosundaki cari işlemler kalemindeki borçlarının toplamının, alacaklarının toplamını aşması halinde oluşan açıktır. Kamu kesiminde ödeme ve harcama konularında tahakkuk ve nakit esası söz konusudur. Tahakkuk esasına göre denk olan bütçe nakit esasına göre açık verebilir. Bütçe açığından faiz giderleri düşüldükten sonra ortaya çıkan açıktır Birincil açığa, kamu borçları için katlanılan reel faizin eklenmesiyle ortaya çıkan açıktır.    
KAMU KESİMİ FİNANSMAN AÇIĞININ FİNANSMANINA İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR__________________________________________
RICARDIAN EŞDEĞERLİK TEORİSİ SARGENT - WALLACE’NİN HOŞ OLMAYAN ARİTMETİĞİ
Rasyonel beklentilere sahip hane halkları devlet bütçesindeki değişikliklerin gelecekteki doğru biçimde algıladıkları sürece, özel tasarrufların ulusal tasarruf düzeyindeki değişiklikleri telafi edecekleri düzeyde uyaracaklardır. Bu sürecin sonunda mevcut fiyat ve faiz oranlarında hiçbir değişiklik ortaya çıkmayacaktır. Buradan hareketle kamu açıklarının fiyat istikrarında herhangi bir etkiye yol açmaması gerektiği ileri sürülmektedir. Ayrıca yapılan borçlanma yatırımlarda kullanılmış ise borcun ödeneceği dönemde yatırım nedeniyle elde edilen gelirle neticesinde borcun ödenebileceği ve böylece hem kamu gelirlerinin zorlanmayacağını hem de nesiller arası bir yük aktarmanın söz konusu olmayacağı belirtilmiştir. Bir ülkede kamu açıklarının finansmanı parasal genişlemeyi engellemek ve enflasyona sebep olunmaması için borçlanma ile yapılırsa borçlanma miktarı artarak sürdüğü müddetçe reel faiz yükselecek ve borçlanma sadece borçlanma FAİZİNİN ÖDENEBİLMESİ için yapılır hale gelecektir. Borçlanmanın tıkanmaya başladığı hatta tıkanma beklentisinin oluşmaya boşladığı noktada para politikası artık işlemez olacaktır. Bu durumda hükümet borçlarını kapatmak için para basma zorunda kalacak bu da daha yüksek enflasyona neden olacaktır.Yani demek istiyor ki kamu açığını kapatmak için vergi geliri elde etmek yerine borçlanmaya gitmek ve bu yolun sürekli kullanılıp alışkanlık haline getirmek iç ve dış borç stokunu arttıracak böylece borç sarmalına girilecek, bununla beraber faiz ödemeleri gün geçtikçe ağırlaşacak ve sonuçta kamu finansman krizinin derinleşmesi sorunuyla karşı karşıya getirecek. Haliyle artık borçlanma ekonomik ve sosyal amaçla yerine faiz yükünün kapatmak için kullanılacak bu da ekonomiyi içinden çıkılmaz bir batağa sürükleyecek. En son olarak devlet bu açığı gidermek için para basmak zorunda kalacak ekonomi enflasyon içinde boğulacaktır.
 
MALİ KURAL MALİ DİSİPLİN
Hükümetin orta vadede mali disiplinle ilgili olarak alacağı kararlarda hangi sınırla içinde davranabileceğini belirleyen düzenlemeler bütünüdür. Borç stokunu belli bir düzeyde tutmayı ya da belli düzeylere çekebilmek için kamu maliyesinde gelir ve giderler arasında dengenin sağlanması anlamındadır.
NOT1:Mali uyumun sağlanması için maliş kural tek başına yeterli değildir. B açığının akımları olan gelir-gider ve bütçe açığına kural koymak gerekir. K MG’ye oranının belli düzeyi aşmaması gibi. Borcu belli düzeyde tutmak, borcun sürdürülebilirliliğini sağlamak için bütçe urumların harcama tavanları, faiz dışı fazlanın MG’ye oranı, borç stokunun
NOT2: Mali uyumun Miktarına İlişkin Yaklaşımlar-Ordodoks Yaklaşım (Klasik Mali Gelenekciler): devlet faaliyetleri sınırlı, bütçe denk ve küçük olacak. Bu sebeple kamu açığının TÜMDEN KALDIRILMASI gerektiğini savunur. -Keynesyen Telafi Edici Yaklaşım: devlet, maliye politikası araçlarıyla ekonomiye müdahale edecek. Ekonominin daralma dönemlerinde bütçe açığı vererek pump priming etkisiyle ekonomiyi canlandıracaktır. Bu sebeple kamu açığının kaldırılması ekonomide DARALTICI etkiler doğuracağını ifade eder.
 
ASLI KAYNAKLARI YARDIMCI KAYNAKLARI
1.ANAYASAVergi hukuku kaynakları arasında hiyerarşik sıralamada en üst sırada yer almaktadır. AY madde 73; “herkes(genellik ilkesi) kamu giderlerini karşılamak üzere(mali amaç ilkesi) mali gücüne göre(eşitlik, adalet, ödeme gücü ilkesi) vergi ödemekle yükümlüdür.” 1.DİĞER YARGI KARARLARIVergi mahkemeleri, BİM, Danışta dava daireleri kendilerine gelen vergi davaları ile ilgili olarak karar verebilmektedir ve bu kadarlar sadece tarafları bağlamaktadır.
2.KANUNVergi kanun ile konulur, kaldırılır ve değiştirilir.(kanumhk ilkesi)(ay m.73) Kanun da ; verginin konusu, mükellefi, matrahı, vergiyi doğuran olay, verginin tarifesi. tahsili ve istisna- muafiyetler yer alır. Bütçe kanununun C Cetvelinde kamu gelirlerinin dayanağını teşkil eden hususlar yer alır. 2.GENELGEMaliye Bakanlığı’nın vergi kanunlarının uygulamasını bizzat kendi personeline açıklamak üzere göndermiş olduğu bilgilerdir. Genelgeler iç yönetsel emir niteliğindedir. Mükellefleri bağlayıcılıkları yoktur.
3.ULUSLARARASI ANLAŞMALARUluslar arası ekonomik ilişkilerin artması ile vergi uygulamalarında da çifte vergileme gibi sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu sorunları ortadan kaldırmak amacıyla ülkeler kendi aralarında anlaşmalar yapma yoluna gitmektedir. 3. OZELGE(mukteza)Vergiyle ilgili bir konuda tereddüdü olan bir mükellefin Maliye Bakanlığı’na bir dilekçe yazarak özel bilgi istemesi durumunda maliye Bakanlığı’nın sadece bilgi isteyen mükellef için gönderdiği açıklamadır.
4.KHKBK, KHK ile vergiye ilişkin sadece olağanüstü KHK ile değişiklik yapılabilir. Bunu için AYM’YE İptal dava konu yapılamaz 4.SIRKÜLERVergilendirmeye ilişkin özel konularda mükellefleri bilgilendirmek için yapılan açıklamalardır.
5.BAKANLAR KURULU KARARLARI (BKK)BK, anayasanın kendisine vermiş olduğu sınırlara dayanarak “vergi, resim, harç ver benzeri mali yükümlülüklerin muafiyet,istisna, indirim ve oranlar” üzerinden değişiklik yapar.(kanunilik ilkesinin istisnası) Örn; AY md 28 KDV’nin oranını %1 ’e kadar indirmeye, 4 katına kadar artırmaya BK yetkilidir. 5.BILIMSEL DOKTRİNMakale, kitap, tez ve doktrin gibi bilimsel çalışmalar vergi hukukunda yol gösterici nitelik taşımaktadır.
6.TÜZÜKKanunun uygulanmasını göstermek, emrettiği işleri belirmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştay’ın incelemesinden geçirilmek koşulu ile BK tarafından çıkarılır. CB imzalar RG’de yayınlanır yürürlüğe girer. Vergi alanında sadece Emlak Vergisi ile tüzük çıkarılmıştır. 6.ORF VE ADETLERYazılı olamayan hukuk kurallarıdır. Vergi hukuku için sadece bazı durumlarda örf ve adete atıf yapılır.
7.YONETMELIKBaşbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişiliklerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak amacıyla ve bunlara aykırı olmamak koşulu ile çıkarttığı düzenleyici metinlerdir. Danıştay denetimine tabi değildir. Kanuna ve tüzüklere aykırılık için Danıştay’a iptal davası açılabilir. KAYNAĞINI YARATAN ORGANA GORE SINIFLANDRMA
YASAMA YÜRÜTME YARGI DİĞER
8.AYM KARARLARIBazı vergi kanunlarının anayasaya aykırı olduğu yönünde AYM tarafından verilen kararlar da vergi hukukun asli kaynakları arasında yer almaktadır. Örn: 94 bunalımının ardından çıkarılan “Net Aktif Vergisi” ile ilgili olarak AYM bu vergiye ilişkin kanunun bazı maddelerini iptal etmiştir. Anayasa. Kanun. Uluslar arası Anlaşmalar KHK. BKK. Tüzük, tebliğ, genelge. özelge, yönetmelik AYM kararları, İçtihadı birleştirme k, diğer yargı k. Doktrin, örf ve adetler
9.IÇTIHADI BİRLEŞTİRME KARARLARIBir yüksek mahkemenin aynı vergi konusu ile ilgili olmak üzere dava daireleri tarafından farklı görüşler, uygulamalar ve kararlar alması alinde Danıştay içtihadı birleştirme kararı alır. Belli bir uyuşmazlık durumunda farklı uygulamalara gidilmesi içtihadı birleştirme kararları yolu ile önlenir.
10.BAĞLAYICI GENEL TEBLİĞ
  VERGİ KANUNLARININ UYGULANMASI
A.YER BAKIMINDAN B.ZAMAN BAKIMINDAN C.ANLAM BAKIMINDAN
l.Verginin Yerselliği Ülke sınırları içindeki vereiyi doğuran olayların tümünden (gelir, harcama, servet) mükellefin ülke vatandaşı olup olmadığına bakılmadan vergi alınmasıdır.MTV, EV gibi servet vergileriyle tüm dolaylı vergiler (KDV, DV, ÖTV, BSMV) l.Vergi Kanunlarının Yürürlüğe Girmesi ve Yürülükten KalkmasıVergi kanunları TBMM’de onaylandıktan soran RG’de yayınlanarak yürürlüğe girer. Verginin ne zaman yürürlüğe gireceği kanunda yazar. Eğer yazmazsa RG’de yayınlandıktan 45 gün sonra yürürlüğe girer. Vergi kanunlarının anlama bakımından yorumlanmasına yorum denir.
l.Yorum Türleri 2.Yorum Yöntemleri
1.1.yasama yorumuTBMM yapar. 61 AY ile kaldırıldı 2.1.Lafzi (deyimsel) YorumSözcüklerin anlamlarından yola çıkarak yapılır. İlk başvurulan yöntemdir.
2.Verginin ŞahsiliğiÜlke vatandaşı olan herkesin ülke içinde ve dışındaki vergiyi doğuran olayların tümünden vergi alınmasıdır. GV, KV 2.Kanunların Geriye YürümemesiBir vergi kanunu yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geçerlidir. Geçmiş olaylara uygulanmaz l.2.İdari YorumVergi idaresinin yaptığı yorumdur. 2.2.amaçsal (gai) yorumKanunun amacından hareket edilerek günün koşullarına uygun yapılan yorumdur
Not: Her iki ilkeye de uygulanan vergi ise VİV dir. 3. Kanunların İleriye YürümemesiBir vergi kanunu yürürlükten kalktıktan sonraki işlem ve olaylara uygulanmaz l.3.yargı yorumu:Mahkemenin yaptığı yorumdur. 2.3.tarihi yorumKanunların uygulamaya koyulduğu zamanki amacına dayanarak yapılan yorum
1.4. Bilimsel Yorum:Bilim adamlarının yaptığı yorumdur. 2.4.sistematik yorumVergi kanunlarının diğer kanunlarla ilişkisi göz önünde tutularak yapılan yorumdur
D.YORUMA İLİŞKİN ÖZELLİKLER
l.EKONOMİK YAKLAŞIMVergiyi doğuran olayın ekonomik niteliklerini esas alır. Amaç vergiden kaçınmayı minimize etmektir. 2.PEÇELEMEÖzel hukuk kurallarını ustaca kullanarak vergi yükünü düşürme, vergi kaçırma çabasıdır. Muvazaa ile aynı anlama GELMEZ. Muvazaa özel hukukta geçersiz iken Peçeleme özel hukukta geçerli bir işlemdir. 3.KIYAS YASAGI İLKESİVergi hukukunda; ceza ve medeni hukukta olduğu gibi hakimin kıyas yapılamaz. Kıyas yasağı ilkesi geçerlidir. Hakim kanundaki boşluğu doldurma yetkisine sahip değildir. Kanun da ne yazarsa, kanun ne derse hakim onu uygulamak zorundadır. 4.TİPLEŞTİRME VE TİPİKLİK Tipleştirme; vergi ile ilgili soyut kurallar konulmasıdır.Tipiklik; vergi ile koyulan kuralların gerçek hayatta vukuu bulmasıdır.
  VERGİNİN TARAFLARI, VERGİLENDİRME İŞLEMİ
1.VERGININ ALACAKLISI VE BORÇLUSU Alacaklı; vergilendirme yetkisine sahip olan idaredir.Borçlu;vergiyi doğuran olaya neden olan gerçek veya tüzel kişidir. (mükellef) NOT:1.                 vakıf,  cemaat, topluluklar ve menkul kıymet yatırım fonları tüzel kişi sayılmasalar da mükelleftir. 2.              hak       ehliyetine sahip herkes gerçek kişi sayılmakta ve mükellef olabilmektedir. 3.                         mükellef        olabilmek için reşit ve mümeyyiz olma şartı yoktur. 4.                        sağ   doğmak şartıyla anne karnındaki cenin de mükellef sayılmaktadır. 2.VERGI SORUMLUSUMükellef adına vergi ödevlerinin yerine getiren üçüncü kişilere vergi sorumlusu denir. -vergi mükellefi ve sorumlusu üstlendikleri ödevleri sözleşme ile bir başkasına devredilemez. Ancak, mükellef ve vergi sorumlusu vergi ödevini onlar adına yerine getirmek üzere temsilci (vekil) atayabilir.
3.VERGI SORUMLULUK ŞEKİLLERİVergi kesenler ve kanuni temsilcilerin ödedikleri vergi için mükellefe rücu haklarının bulunması hali müteselsil sorumluluktur. SORUMLULUK HALLERİ SF: 52deki TABLODA DETAYLI OLARAK İNCELENMİŞTİR. 3.1.Vergi Kesenlerin SorumluluğuÖdenmeyen verginin aslı, faiz ve zammı öncelikli olarak vergi sorumlusundan. tahsil edilmezse vergi mükellefinden istenir. Cezaların kişiselliği gereğince suçu kim işlerse ceza ondan talep edilir. Vergi sorumlusundan tahsil edilen vergi aslı ve zammından sadece aslı mükelleften rücu edilebilirken, Verginin aslı,faiz ve zammı mükelleften tahsil edilirse mükellef sadece faiz ve zammı rücu edebilir. 3.1.1. Vergi Kesintisi yapmak zorunda olanlar1 .tüm kurumlar vergisi mükellefleri 2. tüm kamu kurum ve kuruluşları 3. gerçek usule tabi ticari, zirai ve meslek kazanç erbabı. 4. dernek ve vakıflar 5. yatırım fonu yönetenler
3.2. Kanuni Temsilcilerin SorumluluğuÖdenmeyen verginin aslı, faiz ve zammı öncelikli olarak vergi mükellefinden, tahsil edilmezse vergi sorumlusundan istenir. Cezaların kişiselliği ilkesi gereği suçu kim işlerse ceza ondan talep edilir. - Tüzel kişilerde; Temsilci ödemiş olduğu ceza için mükellefe (Tüzel Kişiliğe) rücu edebilir. 3.3. Mirasçıların sorumluluğu-Mirasçı mirası ölümden itibaren 3 ay içinde mirası kabul veya red eder. -Mirasçı sadece vergi borcunun aslı, faizi ve zammından dolayı sorumludur, cezalar ise ölümle ortadan kalkar. -mirasçılar vergi borcu dolayısıyla oluşan borcun beyannamelerini normal beyanname süresine 3 ay ekleyerek beyan eder ve öder. SADECE GELİR VERGİSİNDE bu süre “ölüm tarihine” 4 ay eklenir. 4. VERGİNİN KONUSU, VERGİYİ DOĞURAN OLAY, VERGİNİN MATRAHIVergi borcunun doğumuna neden olan ekonomik unsurlar verginin konusunu oluşturmaktadır. Vergiyi Doğuran Olay: Vergi mükellefinin verginin konusunu gerçekleştirmesi sonucu borcunun ortaya çıkması durumudur. Matrah; Üzerinden vergi hesaplanacak olan iktisadi değerdir.
5.VERGININ TARHIÖdenecek verginin hesaplanması işlemidir. 5.1.Beyana dayanan tarh:vergi matrahının mükellefçe saptanıp bildirilmesi işlemidir. Vergi; vergi dairesi tarafından tarh edilir. Mükellefler kural olarak beyana dayanan tarha karşı dava açamazlar. Ancak vergi hatası olması ve ihtirazı kayıtla beyanname verilmesi bu durumların istisnası niteliğindedir. Beyannamenin verilmesiyle tarh ve tahakkuk aşaması birlikte gerçekleşmektedir. Beyanname üzerinden tahakkuk fişi kesilir. 5.2. Re’sen TarhiyatBEYANA DAYALI VERGİLERDE, mükellefin defter, kayıt, belgelere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde verginin matrahının takdir komisyonları tarafından tarh edilmesidir (kanuni süre içinde beyanname verilmemişse, tutulması zorunlu defterlerin tamamının veya bir kısmının tutulmaması, beyan edilen matrahın yazmaması, matrahta usulsüzlük tespit edilmesi...)
5.3. İkmalen TarhiyatBir vergi tarh edildikten sonra defter, kayıt ve belgelere dayanılarak matrahın eksik hesaplandığının tespit edilmesi sonuncu verginin TEKRAR tarh edilmesidir. Mükellef dava açma süresi içinde dava açmazsa vergi kesinleşir. 5.4.Idarece TarhiyatMükellefin kanunen belirtilen sürede vergi idaresine müracaat etmemesi ve vergi ödevlerini yerine getirmemesi nedeniyle verginin idare tarafından hesaplanmasıdır. 5.5. Düzeltme TarhiyatıVergi hatası veya yargı kararı doğrultusunda yapılan tarhiyattır.
   
MİRASÇILARIN SORUMLULUĞU
vergi kesenlerin sorumluluğu
KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU  
:ergi sorumlusunda tahsil eeilei
Hangileri için Vergi sorumlusuna Rücu Edebilir
  T Vargivls ilgili ödevleri zamar.ir.da yerine getirilmedi i ALACAKLI VERGİ DAİRESİ İLK OLARAK "ERGI SORUMLUSUNA C-IDER '.•ERC-İ SORUMLUSUNDA! TAHSİL edilemedi MÜKELLEF ÖDEDİ
YERGİ ASU YERGİ ASLI
GECİKME ZAMMI GECİKME ZAMMI
gecikme faizi gecikme faizi
CEZA ceza
  Hangileri için Mükellefe Rücu edebilir KANUNİ TEMSİLCİLER (KÜÇÜK KISITLI) (VELÎ VASİ KAYYIM) i Kanuni temsilciler vergiyle ilgili görevlerini vergi Sorumlusu sıfatıyla Yerine getirmekle Yükümlüdürler 'İ' Temsilci vergi ile ilgili Ödevlerini verine GETİRMEZSE * İLK OLARAK KÜÇÜK KISITLININ MALVARLIĞINA GİDİLİR
  • V
YETMEZSE TÜZEL KİŞİLİKLERDE AŞ aYK BAŞK DERNEK» + VAKIF T ÜYELERİ LlM       MÜDÜR * vergi ile ilgili ödevler yerine getirilmezse ilk olarak MÜKELLEFE (TK ) BAŞVURULUR TAHSİL EDİLEMEZSE VEYA YETMEZSE TEMSİLCİNİN MALVARLIĞINA GlDLR iv.y..... *. - ,1. ■....... E ÖDEMIŞjOLDUĞU VASLI C-FAİZİ G ZAMMI CEZA Mükellefin ölümü ile vergi borcu, mirası KABUL EDEN mirasçılara (mirastan aldıkları hisseleri oranında) geçer
  • Cezaların şahsiliği ilkesi geresi, mirası bırakanın VERGİ CEZASI vana ÖLÜMLE birlikte SON BULUR Ancak YERGİ ASLIG FAİZİ - G ZAMMINDAN dolayı sorumludurlar Mirasçılar mirası 3 AY içinde kabul edecek
K an ununda vazgavorsa normal beyanname verme suresire3AY Gelir versisinde ölüm tarihine ~ AY eklenir EMLAK VERGİSİNDE SORUMLULUK Emlakin devredilmesiyle birlikle geçmiş yıllardaki ve devredildiği yıldaki vergi borçlan içm devreden ve devralan bu borçlardan dolayı müteselailen sorumludur Devralan ödemiş olduğu geçmiş yıl borçlan için devredene Rücu hakkına sahiptir NOTERLERİN SORUMLULUĞU Noterler MTV ödenmeden işlem yapmalan halinde mükellefle birlikte bu verginin ASLI-FAtZÎ-ZAMMI ve CEZASINDAN müteselailen sorumludur Ancak noterlerin ödedikleri verginin ASLI-FAlZI-ZAMMI ve CEZASI için mükellefe rücu baklana sahiptir  
kanuni temsilcilerinMALVARLIĞINA GİDİLİR *
TASFİYE MEMURLARININ SORUMLULUĞU
^tfy^Y. ASLI idi Rücu edebilir
G.ZAMMI-G. FAIZI idıı Rücu edebilir
için hangileriniMÜKELLEFE RÜCU EDER +
Tasfiye memuru, tasfiye sürecine giren şirketlerin bütün alacak veborçlanndsn dolayı sorumludur
Küçük Kıııtlı Ödemiş ^14 tir
Temıilri Ödemi: $14 ■
VASLI G ZAMMI G FAlZl EZA:vukm333)not kaçakçılık cezasında. Fiili kim işlemişse ceza ona uv anlanır
Kurumlar Vergisi Mükellefleri (sermaye şirketleri. Iç&SJ..i| ortaklıkları.iktisadi ksmumıiesseseleri. demek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler)Gerçek usule tabi TÎC ARl-ZlRAl kazanç elde edenler Demek ve Vakıflar Kollektif-Komandit şirketler Yatırım fonu vö net eni er
NOT Cezaların Şahsiliği ilkesi gereği suçu kim içlerse ceza ondan talep edilirNO~; VERGİ KESMEKLE YÜKÜMLÜ OLANLAR
                 
6.VERGININ TEBLİĞİTarh edilen verginin mükellefe bildirilmesidir. 6.1.Tebliğ Yapılabilecek Kişiler1. mükellefin kendisine 2 .veli, vasi, kayyım 3. genel vekil 4. işyerindeki memura 5.                      görüntü           itibariyle 18 yaşından büyüklere 6.                     tüzel    kişilerde müdür, başkan, daimi temsilci ve yöneticilere 6.2. Tebliğ Yöntemleri1.memur eliyle 2. posta yoluyla(iadeli taahhütlü) 3.ilan yoluyla (verdi dairesinde asılır. Yerel ya da ulusal gazetelerin birinde ilan veriler ve ilanı takiben 1 ay sonunda ilan tebliğ edilmiş sayılır.) 4.daire ya da komisyonda
7.VERGI TAHAKKUKU VE KESİNLEŞMESİTahakkuk: Mükellefe tebliğ edilen verginin ödenmesi Kesinleşmesi: tüm dava yollarının tükenmiş olması. 7.1.Beyana Day. VergilerdeTahakkuk fişinin kesilmesiyle tahakkuk aşaması gerçekleşmiş olur. (GV. KV. ÖTV. BSMV. KDV. ÖİV. VİV, ŞANS O) 7.2.Ikmalen, Re’sen ve İdarece Tarh Edilen VergilerdeVerginin tebliğini takip eden 30 gün içinde verginin tebliğini takip eden 30 gün sonra tahakkuk eder. 7.3 Uzlaşma yada Dava Yoluna GidilmesindeBu iki durumda sonucun tebliği ile vergi tahakkuk eder. 7.4.tahakkuku Tahsile Bağlı V.lerdeVerginin tahsili tahakkukunu da kapsar 7.5. Kendiliğinden Tahakkuk Eden V.lerdeVergi belirli dönemlerde kendiliğinden tahakkuk eder.
8.VERGI ALACAĞINI ORTADAN KALDIRAN HALLER8.1.Versinm Ödenmesi ve Tahsili -Bey. Day. Vergilerde ödeme süresi geldiği vakit vergi ödenir. -ikmalen, re’sen, idarece tarh edilen vergilerde TAHAKKUKTAN itibaren 1 AY içerisinde ödenir. -Uzlaşma ya da dava açma yoluna gidilmesi halinde, UZLAŞLIKTAN ya da DAVA SONUÇLANDIKTAN itibaren 1 ay içinde ödenir. 8.2. ZamanaşımıZamanaşımına uğrayan vergi borcu ortadan kalkar. Vergi dairesi zamanaşımına uğramış olduğu borcu için cebren tahsil veya dava yoluna gidemez. 8.2.1.Tahakkuk (tarh) Zamanaşımı Vergiyi doğuran olayın meydana geldiği yılı izleyen yılın başından itibaren 5yıldır. Orn: mükellef Caber 2010 yılında .... TL ticari kazancını beyan etmemiştir. Bu durumda tarh(tahakkuk) zamanaşımı ne zaman başlar ve biter? Vergi alacağının doğduğu yıl 2010’dur.O halde tarh zamanaşımı 01.01.2011’de başlar, 31.12.2015’te zamanaşımı biter.
8.2.1.1Tahakkuk Zamanaşımını Durduran Haller1.               vergi    idaresince vergi matrahının tespiti için takdir komisyonuna başvurulması 2.                     mücbir sebepler 8.2.2.Tahsil Zamanaşımı Vergi alacağı vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılın başından itibaren 5yılın sonunda zamanaşımına uğrar. Orn: 2010 yılında elde edilen bir kurum kazancıyla ilgili tahsil zamanaşımının başlangıcı ve bitimi ne zamandır?.2010 yılında elde edilen kurum kazancından doğan kurumlar vergisi, 2011 yılının nisan 25’ine kadar beyan edilip nisan sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla verginin vade tarihi 30 Nisan 2011 ’tir. (lakin bu tarihte ödememişşşş) O zaman Tahsil zamanaşımının başlangıcı;01.01.2012— bitimi ise 31.12.2016’dur.
8.3.TerkinVergi borcu veya cezasının kısmen veya tamamen silinmesidir. 8.3.1.               doğal          afet nedeniyle: mükellefin yangın, deprem,sel ... gibi nedenlerden dolayı malvarlığının 1/3’ünün kaybetmesi durumunda Maliye Bakanlığı vergi borcunu kısmen/tamamen silebilir. 8.3.2.              vergi hatalarının düzeltilmesi: mükellefe aleyhine yapılan hataların düzeltilmesiyle vergi borcu silinir. 8.3.3.              yargı kuruluşlarının kararı ile: davanın mükellef lehine sonuçlanması halinde vergi borcu silinir. 8.3.4.                          Tahsilden          vazgeçmeyle: vergiden elde edilecek gelirin astarının yüzünü geçmesi halinde devlet mükellefin vergi borcunu terkin eder. 8.3.5.                                 tahakkuktan      vazgeçme 8.4.Mahsup ve TakasMahsup; verginin daha önce ödenmiş olan kısmının vergi borcundan düşürülmesi.(tahakkuk aşamasında gerçekleşir.) (KDV. Geçici vergi uygulamalarında) Takas; aynı türden, karşılıklı, muaccel olan 2 borcun mübadele edilmesi.(tahsil aşamasında gerçekleşir)
9.VERGI ALACAĞININ DEĞERİNİ KORUYAN YOLLAR 9.1.Gecikme Zammı(tahsil gecikmesi): Vergi borcunun zamanında ödenmemesinedeniyle vergi borcu üzerine yürütülen ek ödeme. ( GV’nin ilk taksitinin ödenmemesi) Oranı; %1,40 9.2. Gecikme Faizi (tahakkuk gecikmesi):Verginin ödenmesi gereken tarihle(tahsille) tahakkuk tarihi(verginin kesinleştiği) arasındaki farktır. (Re’sen, İkmalen, İdarece sonucu beyan dışı kalmış vergilere uygulanır) Oranı; %1,40 9.3.Tecil - tehir:Tecil: Verginin tahsili borçluyu çok zor duruma düşürecek ise teminat göstererek 36 ayı geçmemek kaydıyla üzerine tecil faizi %1 yürütülerek Maliye Bakanlığı süreyi uzatabilir. Tehir: ödemenin mahkeme kararıyla ertelenmesi
 
10.VERGİ 10.1. Teminat ve Kefalet:Vergi alacağının güçleşeceğine kanaat getirilmesi halinde, bu alacağın tarh ve tahakkukunu beklemeksizin vergi müfettişlerince yapılan araştırmalar hesaplamalara göre bulunan değer/miktar üzerinden TEMİNAT isteyebilir/teminat gösteremiyorsa borçludan KEFİL isteyebilir.(v. Dairesi gösterilen kefili kabul etmemekte serbest) 10.2. İhtiyati Haciz:Tahakkuk etmiş bir vergi alacağının tahsilinin tehlikeye düşmesi halinde ( mal kaçırması, mal bildiriminde bulunmaması.) alacaklı kamu idaresinin bulunduğu yerin en büyük memuru(vali/kaymakam) İHTİYATİ HACİZ kararı alabilir. *bu karara karşı v. Borçlusu 7 gün içinde vergi mahkemesine başvurabilir. *borçlu eğer teminat gösterirse ihtiyati haciz kaldırabilir. 10.3. İhtiyati Tahakkuk:Borçlunun henüz vadesi gelmemiş borçlarının( tahakkuk etmemiş) önceden ihtiyaten tahakkuk ettirilmesidir. *Vergi dairesi müdürü talep eder defterdar, Maliye Bakanlığı’nın tespit ve ilan ettiği vergi ve resimler ile bunlara ilişkin gecikme zammı ve cezaları için ihtiyati tahakkuk alabilir. * bu karara karşı v. Borçlusu 7 gün içinde vergi mahkemesine başvurabilir.
ALACAĞINI GÜVENCE ALTINA ALAN YOLLAR 10.4. Cebren Tahsil:Zamanında ödenmeyen kamu alacakları için; -ilgili v. Dairesi borçluya ÖDEME EMRİ gönderir. DER Kİ; 7 gün içinde borcunu öde ya da mal bildiriminde bulun. Borçlu buna 7 gün içinde itiraz edebilir. *Vergi Borçlusu; -Teminat göstermiş ancak 7 gün içinde borcu ödememişse teminatlar paraya çevrilir ya da kefil varsa ona başvurulur. -MAL BİLDİRİMİNDE bulunmamışsa 3 AYA KADAR -YANLIŞ MAL BİLDİRİMİNDE bulunmuşsa 3AY-1YILa kadar HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILIR. -ödeme emrine karşılık ÖDEME yapmamış + mal bildiriminde bulunmamışsa HACİZ YOLUNA GİDİLİR. Kamu alacağını karşılayacak malı yoksa(acizse) borçlu ZAMANAŞIMI süresine kadar takip edilir. Bu süre içinde MAL ARTIŞ BİLDİRİMİNİ yapmamışsa 1YILA KADAR HAPİS CEZASI MUVAAZALI işlemlerle mal kaçıranlar mevcut malları alacakları karşılamazsa 6AY-3YIL HAPİS CEZASI 10.5. İptal Davası (hükümsüz işlemler):Borçlunun, alacağın tahsilini engellemeye yönelik hamleleri (muvaazalı işlemler.) ve tasarrufun iptali için alacaklı kamu idaresi umumi mahkemelerde dava açabilir.
10.6. Rüçhan HakkıKamu idaresi borçlu hakkında yapılan diğer haciz işlemlerine göre ayrıcalıklı olarak öncelik(rüçhan) hakkına sahiptir. Bu durum rehinli alacaklar için de geçerlidir. Örn: Kredi ile alınan araçlarda araç kredinin ödenememesi ile birlikte aracın MTV taksitlerinin ödenmemesi durumunda rüçhan hakkı devlete aittir.
10.7. TakasVatandaşın devletten hak etmiş olduğu alacakların diğer, bireyin başka borçlarına mahsubu. 10.8.SorumlulukVergi kesenlerin. kanuni temsilcilerin. tasfiye memurlarının şahsi sorumlulukları, birleşme, devir ve şekil değiştirmede devir alan ve yeni hükmi şahıs sorumluluğudur. 10.9. Yurt Dışına Çıkış Yasağı: (KALDIRILDI)Vergi borcu olanlar emniyet makamlarına bildirilerek bunlara pasaport verilmesi ya da pasaportu olsa bile yurt dışına çıkmaları engellenir. Ancak 12 Eylül referandumu ile ancak HAKİM kararı ile verilebilir.
  MÜKELLEFİN ODEVLERİ      
  1. MADDİ ODEVLERI
Vergi ve cezaları ile gecikme zammı ve faizlerin ödenmesi
  1. ŞEKLİ ODEVLERİ
Beyanname vermek. defter tutmak. gerekli bildirimlerde bulunmak(iş yeri açma(10gün) . kapama(1ay). iş değişikliği(1ay)). vergi levhası asmak, elektronik cihaz kullanma, belge düzenine uymak, vergi kimlik no sahibi olmak, vergi elemanlarına yardımcı olmak, belge saklamak(VUK’a göre 5yıl)...____________________________________________________________  
VERGİ İDARESİNİN DENETLEME VE BİLGİ EDİNME YOLLARI
1.YOKLAMAMükellefleri veya mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları, mevzuatları araştırmak ve tespit etmektir. Mükellefin faaliyet koluna göre gece de yapılabilir. Yoklamada baskın basanındır diyerekten mükellefe önceden haber verilmez. 2.VERGI İNCELEMESİYoklamadan daha ayrıntılı bir denetimdir. Amaç; ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. İnceleme mükellefin işyerinde, müsait değilse vergi dairesinde yapılır. İnceleme sırasında tüm defter, belge ve kayıtlar istenebilir. 3.ARAMAİhbara dayanarak ya da vergi inceleme elemanlarının yaptığı inceleme raporlarına dayanarak vergi kaçırdığı anlaşılan mükellefin veya ona iştirak edenlerin eve ve iş yerlerinde yapılan araştırmalardır. 4.BILGI TOPLAMA-Vergi Hukukunda; vergi dairesinin mükellef ve mükellefle ilgili üçüncü kişilerden ve kamu idare ve müesseselerinden bilgi toplama hakkı vardır. -VUK m.148’e göre“ kamu idare ve müesseseleri, mükellefler ve mükelleflerle muamelede bulunan gerçek ve tüzel kişiler, maliye bakanlığının veya vergi incelmesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar”. - Bilgi vermeden çekinme hakkı olanlar; PTT’ler, Meslek sırrı dolayısıyla doktor avukat gibi serbest meslek sahipleri CMUK 88. maddeye göre istenmesi ve açıklanması yasak olan belgelerdeki mükelleflerle ilgili özel bilgiler açıklanamaz
1.1.Kimler yetkili;1.              vergi       dairesi müdürü 2.                        yoklama         memuru 3 .yetkili makamlarca yoklama yapmaya yetkili kılınanlar 4.vergi incelemesine yetkili olanlar 1.1.Kimler yetkili;1. ilin en büyük mal memuru 2. vergi müfettiş ve yardımcıları 3. vergi dairesi müdürleri Arama için;1.vergi incelemesi yapan elemanların SULH YARGICINDAN arama yapmak için izin talebinde bulunulacak 2.SULH YARGICI arama için İZİN BELGESİ verecek Not: toplanan bilgiler Maliye Bakanlığı’nın İstihbarat arşivinde toplanır.
1.2.Neyin yoklamasını yaparlar;Ödeme kaydedici cihaz kullanılıp kullanılmadığı, Deftere usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığı, Levha asılıp asılmadığı, Taşıtlarda gerekli belgelerin bulunup bulunmadığıdır. 1.2.Neyi İncelerler;Yasaya göre defter ve hesap tutmak, evrak ve belgeleri gerektiğinde ibraz etmek zorunda olan gerçek ve tüzel kişilerdir. Tahakkuk zamanaşımı içinde inceleme yapılır. İnceleme sonucunda bir tutanak düzenlenir. Eğer gerekirse ikmalen ve resen tarhiyat yapılır. Süreleri;Arama sonucunda belge ve defterlere incelenmek üzere 3 AY el koyulur. SÜRE YETMEZSE VE Haklı neden bulunursa bu süre SULH YARGICI TARAFINDAN UZATILIR.
  __________________________________________________________ VERGİ   HUKUKUNDA     SÜRELER___________
  1. Ölüm halinde süre 3 AY uzar. Sadece GELİR VERGİSİNDE beyanname verme süresi 4AY uzar.
  2. Zor durum halinde Maliye Bakanlığı süreleri 1 katına kadar uzatır.
  3. mücbir sebep süreyi durdurur. Mücbir sebep ortadan kalkınca süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
  4. sermaye şirketlerinde beyanname verme süreleri uzayamaz._____________________________________________________________
1.Süreler gün olarak verilmişse; başladığı gün hesaba KATILMAZ, son günün tatil saatinde biter. örn; 28 şubat -> 30 gün sonrası -> 30 mart
  1. süreler hafta/ayolarak verilmişse; izleyen aydaki/haftadaki sürenin başladığı güne tekabül eden günün çalışma saati sonunda biter. Örn; 31 ocak -> 1AY sonrası -> 28 şubat
  2. resmi tatiller süreye DAHİLDİR. ANCAK sürenin son günü resmi tatile rastlaması durumunda sürenin bitimi tatili takip eden ilk iş gününün sonua kadar uzar. Örn; gelir vergisi ilk taksidi 31.mart.2012(cumartesi) tarihinde ödenmesi gerekirken vadenin son günü resmi tatile tekabül ettiğinden vade tarihi 2.nisan.2012 olur.___________________________________
 
vergİ İdaresiTARAFINDAN KESİLEN CEZALAR (VERGİ CEZALARI) 1.VERGI ZIYAIMükellefin veya vergi sorumlusunun vergi ile ilgili ödevlerinin zamanında yerine getirmemesi ya da eksik yerine getirmesi nedeni ile verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesidir. Böyle olunca beyana dayanan vergi dışında, yapılan ikmalen, resen ve idarece tarhiyatın vergi ziyaına yol açtığını söyleyebiliriz. Cezası: Ziyaa uğratılan verginin 1 katıdır. ***kaçakçılıkla birlikte vergi ziyaı sucu birlikte işlenmişse vergi ziyaı 3 katı olarak cezalandırılır. 2.USULSÜZLÜK-Kanunların şekle ve usule ilişkin hükümlerine uyulmamasıdır. -Usulsüzlük cezalarında henüz bir vergi kaybı söz konusu değildir. -Vergi kaybı tehlikesi vardır. 2.1.GENEL USULSÜZLÜKBeyanname verme. tasdik etme, bildirimlerde bulunda,. nitelikteki şekli ödevlerin yerine getirilmemesi veya geçtikten sora yapılmasını kapsar. 1. ve 2. derece olmak üzere ikiye ayrılır. -Bir mükellefe usulsüzlük cezası kesileceği zaman önce usulsüzlüğün derecesine, sonra da mükellefin bulunduğu gruba(sermaye şti, 1.sınıf 2.sınıf tüccar.) bakılır. ***eğer genel usulsüzlük cezalarında re’sen tarhiyata sebebiyet verilecek bir eylem söz konusu ise ceza 2’ye katlanır.
2.2.OZEL USULSÜZLÜKDaha çok fatura, fiş, levha asmama, yolcu taşıma bileti gibi belgelerin verilmesi ya da alınmamasıyla ilgilidir.
VERGİ MAHKEMELERİNCE KESİLEN CEZALAR (HÜRRİYETİ BAĞLAYICI) 1.KAÇAKÇILIKHileli ve kanuni esasların bilerek ve isteyerek çiğneyerek vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir. Her şekilde HAPİS cezasının yanı sıra ziya uğratılan verginin 3 katı para cezası kesilir. ***Hileli işlemler,çift defter tutmak, yanıltıcı belge, defterlerin tahrifi veya gizlenmesi 18 AY- 3YILA kadar hapis cezası ***defter ve belgeleri yok etmek, yerine başka yaprak koymak, sahte belge kullanma 3YILDAN- 5YILA KADAR hapis cezası 2.VERGI MAH]Vergi inceleme m mahkemeleri, böl görevli olanlar. hususları açıklaya ***bu kişilere 1- Zorla azmettiren cezası verilir. REMIYETINI İHLALemurları, vergi ge idare, Danıştay’da gizli kalması gereken mazlar 3 yıl hapis cezası verilir. ilere ise 3-5yıl hapis 3.MÜKELLEFIN OZEL İŞLERİNİ YAPMAVergi incelemeye yetkili olanlar. yakınları (kendisinin, nişanlısının, eşinin,4.dereceye kadar kan hısımlarının, kanuni temsilcilerinin) ile ilgili özel işlerini yapamazlar. ***Bu kişilere 1-3YIL HAPİS cezası verilir.
VERGİ CEZALARINDA BİRLEŞME VE TEKRAR 1.BIRLEŞME***Bir eylem ile aynı anda Hem GENEL USULSÜZLÜK hem de VERGİ ZİYAINA neden olunursa, ceza birleştirilerek bunlardan EN AĞIR olanı uygulanır. ***ÖZEL USULSÜZLÜK sonucu VERGİ ZİYAINA sebep olunursa cezalar birleştirilmez, VERGİ ZİYAI cezası ayrıca kesilir. ***Ayın türden olmak şartıyla bir eylemin aynı takvim yılı içinde birden fazla tekrarlanırsa meydana gelen usulsüzlüklerden birinciden sonraki eylemlere birinciye kesilen cezanın %’ü kesilir. 2.TEKERRÜRCezası kesilen ve kesinleşen bir mükellef, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak; ***vergi ziyaında 5yıl içinde tekrar işlenirse ceza %50 arttırılır ***genel usulsüzlük 2yıl içinde tekrar edilirse ceza %25 arttırılır. ***özel usulsüzlükte cezalarda artırım YOKTUR.
  VERGİ SUÇ VE CEZALARINI ORTADAN KALDIRAN HALLER
1.VERGI CEZALARININ ODENMESİCeza kesinleştikten 1ay içinde ödenmesi zorunludur. Teminat göstermek şartıyla 3ay uzayabilir. 2.YANILMAYetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların görüş ve kanaatini değiştirmiş veya bu hükme ait bir içtihadın değişmiş olması halleri için söz konusudur. 3.PIŞMANLIK VE ISLAHPişmanlıktan faydalanabilmek için; -beyana dayalı vergi olacak -hakkında daha önceden kimse ihbar etmemiş olacak -işlediği sucu bizzat kendisi vergi dairesine haber verecek -eksik veya yanlış verdiği beyannameyi 15 gün içinde düzeltip ödemesi gerekir. -pişmanlık zammı (gecikme zammı) uygulanır. Vergi ziyaı cezası kesilmez. ***EMLAK VERGİSİNDE pişmanlık ve ıslah hükümleri geçerli değildir.
4.MÜCBIR NEDENLERMükellef mücbir sebebin varlığını KANITLAMAK koşuluyla cezadan kurtulabilir. 5.OLÜMCezaların şahsiliği ilkesi gereği ölen mükellefin cezaları silinirken vergi borcunun aslı mirasçılara geçer. 6.ZAMANAŞIMISuça neden olan eylemin işlendiği yılı takip eden yılın başından itibaren Vergi ziyaı cezasında 5yıl Özel Usulsüzlük cezasında 5yıl Genel usulsüzlük cezasında 2yıl
7.CEZADA İNDİRİMCezaya mutahap olan mükellef itiraz etmez ve yargıya başvurmaz ise tebliği takip eden 30 gün içinde cezalarda indirim talebinde bulunup. 1 ay içinde ödemesi koşuluyla ; Vergi ziyaında BİRİNCİ DEFADA YARISI, TAKRİBEN KESİLENLERDE 1/3’ü GENEL VE OZÜL USULSÜZLÜKTE HER SEFERİNDE 1/3’Ü İNDİRİLİR. 8.AFCezayı ortadan kaldırır. UNUTMA!!! AF sadece cezalar için geçerlidir. Asıl olan vergi borcunda affa gidilmez. (2011 Mart 6111 sayılı AF kanunu) 9.UZLAŞMAMükellef ile vergi idaresinin karşılıklı görüşerek anlaşmaları sonucu re’sen, ikmalen ve idarece tarh edilen vergi borcu ve cezalarını kısmen de olsa ortadan kaldıran işlem.
  VERGİ YARGISINDA İSPAT DELİL SERBESTLİĞİ İLKESİ VE RE’SEN ARAŞTIRMA
1.ISPAT: Vergi ilişkisi ile ilgili olarak dava taraflarının kendi iddialarını somut kanıtları ortaya koymasıdır. İspat için gerekli olan her şey delildir. Ancak delille ilgili bazı sınırlamalar getirilmiştir.
2.DELIL SEBESTLIGI İLKESİ: Vergi hukukunda ekonomik yaklaşım ilkesinin gereği olarak delil serbestliği ilkesi benimsenmekle birlikte delile ilişkin bazı sınırlamalar getirilmiştir.ı.yemine dayalı ifade delil olarak kabul edilemez. ıı.tanık ifadesinin delil olarak kabul edilebilmesi için tanığın vergiyi doğuran olay ile ilgili olarak açık bir ilişkisinin bulunması şarttır. ııı. defter kaydı, fatura . gibi belgeler delil olarak kabul edilir. Bunların dışındakiler delil olarak kabul edilmez.
3.RE’SEN ARAŞTIRMA İLKESİ: Yargıcın dava ile ilgili her türlü işlem ve incelemeyi kendiliğinden yapmasıdır.
 
I.İDARİÇÖZÜMLER l.VERGİ HATALARININ DÜZELTİLMESİ-hataların düzeltilmesine vergi dairesi karar verir. -hataların düzeltilmesi ile ilgili tebligatın mükellefe gönderilmesinden itibaren, mükellef 1 yıl içinde kendisinden fazla alınmış vergiyi geri almazsa iade hakkını yitirir. -düzeltme talebi dava açma süresi içinde yapılırsa dava açma süresi DURUR. -dava açma süresi durduktan sonra yapılan düzeltme talebi, vergi dairesi tarafından reddedilirse (60 gün içinde cevap gelmezse reddedilmiş sayılır.(zımni red)) -mükellef şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına gider. -şikayet talebi reddedilirse Danıştay’a 1.derece mahkeme sıfatıyla dava açabilir.(İYUK’a göre dava Vergi Mahkemesine açılır) r------------- Vergi Hataları ^
Hesap Hataları Vergilendirme Hataları
1.                          matrah        hataları: matraha ilişkin indirim, istisna gibi unsurları rakamsal olarak eksik veya fazla hesaplanması sonucu matrahın eksik veya fazla çıkmasıdır.2.                       vergi            miktarında hatalar: tarifelerin, oranların yanlış uygulanması sonucu matrahın eksik/fazla çıkması 3.                cifte     vergilendirme: yanlışlıkla aynı vergi konusu üzerinden birden fazla verginin alınması 1.                                    mükellefin           şahsında hata: asıl vergi borçlusu yerine vergilendirme ile ilgisi olmayan kişilerden vergi alınması2.                                               mükellefiyette           hata: vergiden muaf olan birinden vergi alınması 3.                                             vergi konusunda hata : vergi konusuna girmeyen ya da vergiden istisna olan unsurlardan vergi alınması 4.                vergilendirme döneminde veya muafiyet döneminde hata: verginin alındığı dönemin yanlış olması veya verginin alındığı dönem itibarıyla o kişinin vergiden muaf olması
---------------------------------  2. UZLAŞMA----------------v t ’
TARHİYAT ÖNCESİ—inceleme tutanağının düzenlendiği ana kadar uzlaşma talebinde bulunabilir. —kaçakçılık ve kaçakçılığa bağlı vergi ziyaı cezaları uzlaşma konusu yapılamaz. —ikmalen, idarece, resen tarh edilen vergi ziyaı, genel-özel usulsüzlük suçları uzlaşma konusuna girer. —uzlaşılırsa vade 1 aydır, uzlaşmadan sonra dava yoluna gidilemez. —uzlaşılamazsa tarhiyatın tebliğini takiben 30 gün içinde dava açılabilir. —Tarhiyat öncesi uzlaşma talep eden tarhiyat sonrası uzlaşma talep edemez. — gecikme faizi yürütülür.(kesinleşme - tahakkuk arasındaki süre) TARHİYAT SONRASI-Tarhiyatın ve cezanın tebliğini takip eden 30 gün içinde yapılabilir. -kaçakçılık ve kaçakçılığa bağlı vergi ziyaı, genel ve özel usulsüzlük için talep edilemez. -ikmalen, resen ve idarece tarh edilen vergi ziyaı suçları uzlaşma konusu olabilir. (yani sadece vergi ziyaı suçları için) -uzlaşılırsa vade 1aydır, UZLAŞILAN TUTAR dava konusu olamaz. -uzlaşılamazsa dava süresi 15 günden fazla ise kalan sürede, 15 günden az veya bitmiş ise 15 gün içinde dava açılabilir. - gecikme faizi işler.(kesinleşme - tahakkuk arasındaki süre)
II.YARGIYOLU x----------------------------------------------- VERGİ YARGISI------------------------- 1
l.VERGİ MAHKEMESİ (30 gün)-ikmalen, resen ve idarece tarh edilen vergiler ve ihtirazi kayıtla beyanda yer alan tarhiyat hataları, -vergi cezasının kesilmesi -takdir ve tadilat komisyonu kararları -kaynakta kesilen vergiler (verginin ödenmiş veya kesilmiş olması şarttır.) 2.DANIŞTAY (60 gün)-Dava açma süresi Danıştay’ın ilk derece mahkeme olarak baktığı davalarda 60 gündür. -Bakanlar Kurulu ve Maliye Bakanlığının objektif işlemleri dava konusu olabilmektedir.
l.l.Bölge İdare Mahkemesi(30 gün)Vergi mahkemelerinin tek hakimle verdikleri kararlara karşı itiraz merciidir. Kararları kesindir. 2012 yılı için 25.000TL altında kalan davalarda. l.2.Danıştay (30 gün)Vergi mahkemelerinin heyet halinde verdikleri kararlara karşı temyiz merciidir. 2012 yılı için 25.000TL ve üzerinde kalan davalarda. 2.l.DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU (30 günde)- temyiz merciidir. Kararları kesindir.
 
A.GELİR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER B.HARCAMALAR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER C.SERVET ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER
1.                       GELİR           VERGİSİ2.                                            KURUMLAR   VERGİSİ 1.                            KATMA      DEĞER VERGİSİ2.                          ÖZEL           İLETİŞİM VERGİSİ 3 .BANKACILIK SİGORTA VE MUAMELE VERGİSİ 4.                     ŞANS  OYUNLARI VERGİSİ 5.                             DAMGA     VERGİSİ 6.                                  GÜMRÜK            VERGİSİ 1.                           EMLAK       VERGİSİ2.                                      MOTORLU         TAŞITLAR VERGİSİ 3.                                    VERASET           VE İNTİKAL VERGİSİ
  A.GELİR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLER
GEL LİR VERGİSİ I
1.KONUSU-gerçek kişilerin BİR TAKVİM YILI İÇİNDE elde ettikleri gelirlerdir. 2.OZELLIKLERI*kişiseldir. *yıllıktır *safidir *gerçektir 3.GELIRIN UNSURLARI1. Ticarî kazanç 2. Ziraî kazanç. 3. Ücret, 4. Serbest meslek kazancı. 5.  Gayrimenkul sermaye iradı, 6.  Menkul sermaye iradı 7.  Diğer kazanç ve iratlar 4.MÜKELLEFIgelir unsurlarını elde eden gerçek kişilerdir. Mükellefiyette tam ve dar mükellef ayırımı vardır.
4.1.                   TAM MÜKELLEF4.1.1.                                           YERLEŞME                              OLÇÜTÜ 1.                                  İkametgâhı                    Türkiye’de olanlar 2.                                Bir          takvim yılında 6 aydan fazla Türkiye’de bulunanlar 4.1.2.                                             UYRUKLUK                               OLÇÜTÜ 3.                Yurt     dışında görevli T.C. vatandaşları, tam mükellef kabul edilmektedir NOT: hem Türkiye’de hem de yurt dışında elde ettikleri kazançlardan vergilendirilirler. NOT: yurt dışında elde ettikleri kazançlar üzerinden bağlı bulundukları ülkede vergi ödemişlerse ayrıca bu kazançlar Türkiye’de vergiye tabi tutulmaz. 4.2.DAR MÜKELLEFİkametgâhı Türkiye’de bulunmayanlar ile bir takvim yılında 6 aydan fazla Türkiye’de oturmayanlar dar mükellef kabul edilmektedirler. Dar mükellefler sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançlardan vergilendirilirler NOT: Geçici görev ya da iş gibi amaçlarla Türkiye’ye gelen, iş, bilim ve fen adamları, uzmanlar. memurlar. muhabirler ile Hastalık, istirahat seyahat gibi amaçlarla Türkiye’ye gelenler.Tutukluluk, hükümlülük gibi amaçlarla Türkiye’ye gelenler 6 aydan fazla Türkiye’de kalsalar bile Türkiye’de yerleşmiş sayılmadıkları için dar mükelleftirler.
5.VERGIYI DOĞURAN OLAYHer ne şekilde olursa olsun gelirin elde edilmesidir. Vergiyi doğuran olay; kazanç türlerine göre ikiye ayrılır 5.1. TAHAKKUK ESASITicari kazançlarda zirai kazançlarda
5.2.TAHSIL ESASIÜcret, Serbest Meslek Kazancı, Gayri Menkul Sermaye İradı, Menkul Sermaye İradı, Diğer Kazanç ve İratlar
 
1.TICARI KAZANÇ SAYILAN HALLER
1.           Her          türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar2.                     Maden,          taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri ile tuğla ve kiremit harmanlarının işletilmesinden; 3.                         Coberlik      işlerinden;(coberlik işi, borsada kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına hisse senedi alım satımı yapılması) 4.                       Özel   okul ve hastanelerle benzeri yerlerin işletilmesinden; 5.                                                 Gayrimenkullerin                           alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden;6.                                               Kendi nam ve hesaplarına menkul kıymet alım-satımı ile devamlı olarak uğraşanların bu faaliyetlerinden; 7.                Diş      protezciliğinden elde edilen kazançlar. 8.Satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde parsellenerek bu müddet içinde veya daha sonraki yıllarda kısmen veya tamamen satılmasından;NOT: Kollektif ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit ortaklıklarda komandite ortakların ortaklık karından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç hükmündedir.
2.VERGILENDIRILMEYECEK TİCARİ KAZANÇLARBazı ticari kazançlar muafiyet ve istisna kapsamına alındıkları için vergilendirilmemektedirler. 2.1. MUAFİYETLER *Esnaf Muaflığı *ihracat istisnası (dar mükellef yararlanır) 2.2.             İSTİSNALAR *Sergi ve Panayır Kazançları İstisnası: *PTT Acenteleri Kazanç İstisnası: *Eğitim Öğretim İşletmelerinde Kazanç İstisnası (okul öncesi öğretim, ilk öğretim, orta öğretim için) *Dar Mükelleflerde İhracat İstisnası 3.VERGILENDIRILECEK TİCARİ KAZANÇLARvergi, safi tutar üzerinden hesaplanır. Safi tutara ulaşabilmek için işin elde edilmesi ile ilgili giderler brüt ticari kazançtan indirilir. Ticari kazancın tespiti: Ticari kazanç, gerçek usul (Bilanço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edilir. 3.1.                     BASIT          USULbir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet(olumlu) farktır 3.1.1.                 Genel          Şartlar: -Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak -işyeri mülkiyetinin kira bedeli toplamı büyükşehir belediye sınırları içinde 5000 TL’yı, diğer yerlerde 3500 TL’yi aşmamak(2012 için). -Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyle gerçek usulde Gelir Vergisi'ne tabi olmamak. 3.1.2.Ozel Şartlar Alış satış faturaları iş hasılatı kanununda belirtilen rakamları aşmayacak
Not: basit usule tabi olmanın genel ve özel şartlarından herhangi birini kaybeden mükellef izleyen takvim yılı başından itibaren mutlaka gerçek usule geçer.Kendi isteğiyle izleyen ay veya izleyen yıl gerçek usule geçebilir. NOT2:Gerçek usuldekiler basit usule tabi olmanın genel şartlarını taşıyanlar ARKA ARKAYA 2 hesap döneminde özel şartlarda yer alan hadlerden düşük olanlar, yazılı talepleri sonucu bu şartın gerçekleşmesini takip eden yılbaşından başlayarak basit usule geçebilirler.(2012) NOT3: Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri tespit edilenler hiçbir suretle basit usulde vergilendirilmezler(2012) NOT4: Gerçek usulde vergilendirilmekte iken işini terk eden mükellefler ile basit usulün şartlarını kaybedenlerden gerçek usulde vergilendirilmeye başlamadan önce işini terk eden mükellefler, terk tarihini takip eden yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usule dönemezler.(2012) 3.1.2.BASİT USULDENYARARLANAMAYACAK OLANLAR Sarraflar. tefeciler. gayrimenkul alım satımı yapanlar, müteahhitler, taşeronlar, ilan ve reklam işiyle uğraşanlar, kollektif - komandit şirketlerin komandite ortakları. maden işletmeleri, taş - kireç ocakları, armatörler, şehirlerarası yük taşımacılığı yapanlar. 3.2.GERÇEK USUL3.2.1.BİLÂNÇO ESASI TİC KAZ TESP= (Dönem sonu öz sermayesi - Dönem başındaki Öz sermayesi) - (Dönem boyunca işletme sahipleri veya ortaklarınca işletmeye ilave olunan değerler) + ( İşletmeden çekilen değerler) Bilanço Esasına Tabi Olanlar: GVK’ya göre birinci sınıf tüccarlar bilanço esasına tabidir.
3.2.2.BIRINCI SINIF TÜCCAR1.           Her          türlü ticaret şirketleri 2.                yıllık      satış ve alış tutarları kanunda belirtilen tutarları aşanlar 3.                           Kurumlar     Vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler 4.                                      İhtiyari(isteğe      bağlı) olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler 3.2.3.BILANÇO ESASINA GORE TUTULMASI GEREKEN DEFTERLER1.                        envanter         defteri 2.                        yevmiye         defteri 3.                      büyük defter 4.                   hasılat   defteri (dar mükellefler için) 5.                  ambar defteri (ambar işi yap.) 6.imalat defteri NOT: Dar mükellef olan yabancı ulaştırma işletmelerinin ticari kazancın tespiti için bir hesap dönemi boyunca elde edilen hasılat ulaştırma işine göre belirtilen nispetler çarpılarak ticari kazanç tespit edilir.Hava ulaştırma %5 Kara ulaştırma %12 Deniz ulaştırma %15
    3.2.2.İŞLETME ESASI Bir hesap dönemi içinde elde edilen hâsılat ile giderler arasındaki müspet farktır. HÂSILAT( DSMM +DİS)- GİDERLER(DBMM+DİA+GİDER) İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar; İşletme hesabını kullanmak zorunda olanlar ikinci sınıf tüccarlardır. Bunlar; —Birinci sınıf tüccar hadlerinin altında kalanlar, —Maliye bakanlığınca işletme esasına göre defter tutması kabul edilenler, —Yeni işe başlayanların yıllık alım satım tutarları tespit edilinceye kadar geçen sürede işletme esasına göre defter tutarlardır.
  1. TİCARİ KAZANCIN TESPİTİNDE İNDİRİLECEK GİDERLER
  2. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler
  3. Çalışanların tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı ve işyerinde özel olarak kullanılan giyim giderleri;
  4. İşle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar;
  5. İşle ilgili olan seyahat ve ikamet giderleri
  6. Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dâhil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri
6İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar;
  1. sendikalara ödenen aidatlar
  2. bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları.
  3. gıda bankalarına ödenen bağışların maliyeti
  4. TİCARİ KAZANCIN TESPİTİNDE GİDER YAZILAMAYACAK HUSUSLAR
  5. Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya aynen aldıkları sair değerler ile Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar;
  6. Teşebbüs sahibinin ve eşi ile çocuklarının işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler;
  7. Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatlar
  8. Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan taşıtlardan işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları;
     
l.ZİRAİ KAZANÇ SAYILAN HALLER— Arazide, gölde, nehirde ekim dikim bakım üretme yetiştirme ve ıslah gibi faaliyetler veya bitki, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin üretimi, avlanması, avcı veya yetiştirici tarafından muhafazası, taşınması, satılması veya başka bir şekilde faydalanması zirai faaliyete girer.
  1. ZİRAİ KAZANÇ
NOT: 1 .bir çiftçi ürünlerini işlemek amacıyla tamamlayıcı faaliyetlerde bulunursa (sütten peynir yoğurt yapmak vs) bu faaliyet ziraidir. Eğer bu işlemi başka çiftçiler için açtığı bir işletmede yaparsa bu faaliyet ticari kazançtır.
  1. bir çiftçi ürettiği ürünleri bir mağazada satarsa; ürünler mağazaya gelene kadar ki kazancı zirai, mağazadaki satış ticari kazançtır.
  2. arazi sahibi olan kişinin arazinin ekim-dikimi için biriyle anlaşır ve bununla birlikte KAR VE ZARARA ortak olursa bu faaliyet zirai kazançtır
  3. arazi sahibi olan kişi arazinin ekim dikimi için biriyle anlaşır ve ZARARINA KATILMAZ sadece kardan pay alırsa bu elde edilen kar GAYRİMENKUL SERMAYE İRADIDIR.
  4. Adi ortaklığın ortaklarının aldığı karlar ZİRAİ KAZANÇTIR.
  5. Adi komandit, eshamlı komandit şirketlerin komandite ortakları ile kolektif şirketlerin ortaklarının aldıkları kar payları işletme zirai faaliyette bulunsa daha ticari kazançtır._______________________
2.2.TEVKİFAT (STOPAJ, KAYNAKTA KESİNTİ) USULUKüçük çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançlar hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilirler. Çiftçilerden satın alınan ziraî mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden
  1. ZİRAİ KAZANCIN TESPİTİ
2.l.GERÇEK USUL Bilanço ve işletme esasına göre 2’ye ayrılır. Bunu seçmek çiftçiye kalmıştır.
Not: kanunda yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşan çiftçiler ile 1 biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya l0 yaşına kadar 2’den fazla traktöre sahip olan çiftçilerin kazançları gerçek usulde (zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre) tespit olunarak vergilendirilir___________________________
Lakin bilanço esasını seçen mükellef 2yıl geçmedikçe işletme esasına GEÇEMEZ
———............................... BORSAYA KAYITLI DEĞİLSE BORSAYA KAYITLIYSA
HAYVANCILIK VEHAYVAN ÜRÜNLERİNDE %2 %1
TARIM VE ORMAN %4 %2
Oranlarında kesinti yapılır
     
1.TANIMLARSerbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye. ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan SÜREKLİ(işyeri açmak, ilan vermek, mesleki kuruluşa kayıt olmak. levha asmak) ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Serbest meslek erbabı: Serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenler. serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır. Brüt kazançtan kazancın elde edilmesiyle ilgili giderler düşülür. Net kazanç üzerinden vergilendirme yapılır 2.SERBEST MESLEK ERBABI SAYILAN HALLER1.                       Gümrük       komisyoncuları, bilumum borsa ajan ve acenteleri, noterler, noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar; 2.                     Bizzat           serbest meslek erbabı tarifine girmemekle beraber serbest meslek erbabını bir araya getirerek teşkilat kurmak veya bunlara sermaye temin etmek suretiyle veya sair suretlerle serbest meslek kazancından hisse alanlar; 3.Serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi şirketlerde ortaklar, adi komandit şirketlerde komanditeler; 4.               Dava    vekilleri, müşavirler, kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının ticarî ve meslekî işlerini takip edenler ve konser veren müzik sanatçıları; 5.                      Gerekli         şartları taşıyan ebe, sünnetçi, sağlık memuru, arzuhalci, rehber gibi mesleki faaliyette bulunanlar bu işler dolayısıyla serbest meslek erbabı sayılırlar.
3. SMK’NİN VERGİLENDİRİLMESİ 3.1.BEYAN ESASITutulan serbest meslek kazanç defterine göre belirlenen hâsılattan mesleğin ifası ile ilgili giderler düşülür. Kalan kısım artan oranlı tarifeye göre vergilendirilir. 3.1.1.INDIRILEBILECEK GİDERLER-Ticari kazanç ile aynıdır. Buna ek olarak; 1 .mesleki yayınlar için ödenen bedel indirilir(kitap dergi) 2.Serbest meslek erbabı aynı evde oturuyor ve çalışıyorsa; -Ev kendisinin ise MASRAFLARIN VE AMORTİSMANIN YARISINI -Ev kira ise MASRAFLARIN YARISI. KİRANIN TAMAMI gider olarak yazılır. 3.2.STOPAJ (TEVKIFAT) ESASIVergi sorumluları. serbest meslek erbabına yapacakları ödemeler üzerinden tevkifat yaparlar. Ancak Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemelerden stopaj yapılmaz Telif kazançlarında %17 Diğer SMK’lerde %20 tevkifat uygulanır. Tevkif edilen tutar yılsonunda beyanname üzerinden hesaplanan vergi miktarından düşülür. 4.VERGILENDIRILMEYECEKSMK’LER -sergi panayır istisnası -telif kazançları istisnası -ebe, sünnetçi, rehber arzuhalci (bu kişiler süreklilik koşulunu sağlamıyorsa vergiden muaftır)
  4.ÜCRET
1.UNSURLARI1. bir işyerine veya işverene tabi olmak ve hizmet karşılığı ödeme yapılmasıdır.(para, ayın) 2.  resmi arabulucu, bilirkişi, eksper, hakemler, sporcuların aldıkları paralar 3.            bazı         meclis ve komisyon üyelerine yapılan ödemeler 4.                       yönetim        kurulu, denetim kurulu üyelerine sağlanan menfaatler, yapılan ödemeler, tasfiye memurlarına yapılan ödemeler 5.                      maaş,  prim, ikramiye, kasa tazminatı 2. TİCARİ KAZANÇ - ÜCRET AYRIMI 3.ÜCRETIN TESPİTİ 3.1. STOPAJ ESASIMükellefin gayrisafi ücret gelirinden kanunen yapılması gereken kesintiler (emeklilik aidatı, sigorta primleri gibi), işsizlik sigorta primleri, sendika aidatları. sakatlık indirimi, özürlü kişi indirimi gibi kesintiler indirilerek safi kazancı bulunur. Safi kazan. Üzerinden VERGİ SORUMLUSU sıfatıyla işveren kaynakta kesinti yapar.
1.            Ana         unsur sermayedir.2.                                    Bağımsızdır,                     faaliyeti kendi nam ve hesabına yapar 3.                                 amaç         kar elde etmek 4.               ticari    faaliyetlerde risk vardır. 1.            Ana         unsuru emektir.2.          işverene bağlı olarak çalışılır 3.               amaç    ücret geliri elde etmektir. 4.             risk         yoktur.
3.2.GOTÜRÜ USUL(DIĞER ÜCRETLİLER)Diğer ücretler Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında çalışanlar; Özel hizmetlerde çalışan şoförler; Özel inşaat sahiplerinin ücretle çalıştırdığı inşaat işçileri; Gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalışanlar ve gerçek ücretlerinin tespitine imkân olmaması sebebiyle, Danıştayın olumlu görüşüne dayanarak Maliye Bakanlığınca bu kapsama alınanlardır. Bu hizmet erbabının safi ücretleri takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 25'idir. Diğer ücretler; kapsamına giren ücretler için yıllık beyanname verilmez, diğer kazançlar için beyanname verilmiş olsa bile beyannameye dahil edilmezler. Sadece vergi dairesinden bir “vergi karnesi” alırlar. Bu karnede ne kadar vergi ödeyecekleri yazılıdır. Her yıl ŞUBAT ve AĞUSTOS ayları olmak üzere iki eşit taksitte vergi öderler. 4.MUAFİYET VE İSTİSNALARDiplomat muafiyeti Vatan hizmetleri istisnası Ücret istisnası
 
5.GAYRİMENKUL S] ERMAYE İRADI
l.GMSİ SAYILAN HALLER-Arazi, bina maden suları, memba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı; —Voli mahalleri ve dalyanlar; —Gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen mütemmim cüzileri ve teferruatı ile 2.GMSİ’NİN TESPİTİ 2.1. BEYAN ESASIGayrimenkul sermaye iratlarında, gayri safi hasılat, mal ve hakların kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak nakden veya aynen tahsil edilen kira bedellerinin tutarıdır
bilumum tesisatı demirbaş eşyası ve döşemeleri;—Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar; Arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, ihtira beratı alâmetifarika, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan ile sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veya bir imalat usulü üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi haklar —Telif hakları —Gemi ve gemi payları ve her türlü motorlu araç, makine ve tesisat ile bunların eklentileri. NOT: Sayılan bu mallar ve haklar ticarî veya zirai bir işletmeye dâhil bulunduğu takdirde bunların iratları ticarî veya zirai kazancın tespitine müteallik hükümlere göre hesaplanır. 2.l.l. Gerçek UsulGerçek usulde; gayrimenkulle ilgili olmak kaydıyla gayri safi hâsılattan aşağıdaki giderler düşülür. Kalan kısım artan oranlı tarifeye göre vergilendirilir. Giderler: kiraya verilen gayrimenkulle ilgili giderlerdir. Ayrıca; Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen vergi, resim, harç ve şerefiyelerle kiraya verenler tarafından ödenmiş olmak şartıyla belediyelere ödenen harcamalara iştirak payları; Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kira ile oturdukları konutun kira bedeli de indirilebilir. Vergi ve para cezaları düşülemez.
3.EMSAL KİRA BEDELİKiraların düşük gösterilmesi veya hiç gösterilmemesini engellemek için oluşturulmuştur. Bina ve arazilerde vergi değerinin: %5i Haklarda vergi değerinin : %10’u Örneğin: 200.000tl değeri olan yayın hakkı yıllık 9000TL’ye kiraya verilmiştir. Burada emsal kira bedeli: 200000*10/100=20000TL o zaman matrah 9000 değil 20000 olacak. 2.l.2. Götürü Gider UsulüHaklarını kiraya verenler hariç gayrimenkul sermaye iradı elde edenler götürü usulden de yararlanabilirler. Gayri safi hâsılattan, gayri safi hâsılatın %25’lik kısmı düşülür, kalan kısım artan oranlı tarifeye göre vergilendirilir. NOT: Mükellef GMSi’nin tespiti için gerçek veya götürü gider usulünü seçmekte SERBEST bırakılmıştır. Lakin hangi usulü seçtiyse diğer usule 2YIL geçmedikçe geçmesi MÜMKÜN DEĞİLDİR.
3.l.EMSAL KİRA BEDELİNİN UYGULANMAYACAĞI DURUMLAR1.           boş           kalan gayrimenkulün korunması amacıyla bir başkasının ikametine bırakılması 2.                                                     gayrimenkullerin      üst ve alt soyunun ikametine bırakılması 3.                                                     gayrimenkullerin      sahipleriyle birlikte akrabalarının da evde ikamet etmesi 4.                                                   devlete         ait binalar 2.2.2.STOPAJ ESASIGayrimenkul sermaye iratlarında stopaj uygulaması da söz konusudur. Stopajı hak sahibine geliri sağlayan taraf yapar. Stopaj yapılan tutar; daha sonra verilen beyannameden hesaplanacak vergiden düşülür. Ancak stopajla vergilendirilmiş olan gayrimenkul sermaye iratları 2012 yılı için 25.000 YTL’ye kadarsa beyanname verilmez.
NOT1: 2012 yılı için 1290 TL’yi aşan her türlü kira geliri beyana tabidir.NOT2: Konutunu kiraya verenler için 3.000TL’si istisna geri kalanı beyana tabidir.
   
  1. MSİ’NİN TANIMI VE SINIRLARI
Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen kar payı, faiz, kira ve benzeri menkul sermaye iradıdır.
  1. MSİ’DEN İNDİREBİLECEK GİDERLER
-menkul kıymet muhafaza giderleri (sigorta, kiralık kasa ...) -kar payı ve faiz tahsil giderleri -menkul kıymetlerin idaresi için ödenen vergi, resim, harçları 2.MSİ’DE VERGİLENDİRME
  1. KAR PAYLARI, eğer değeri 25.000 TL’yi aşarsa yarısı beyan edilir. Geri kalan yarısı %15 stopaja tabidir.
  2. DEĞERİ 1290 TL’yi AŞARSA BEYAN EDİLENLER
—Hisse senetlerinin Vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen kazanç —iştirak paylarından doğan kazancın sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kar paylarının devri ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar —senetlerin ıskonto bedelleri —yurt dışında elde edilen mevduat faizleri, devlet tahvili faizi, kıyı bankacılığı
  1. BEYAN EDİLMEYENLER (STOPAJA TABİ OLANLAR)
—repo gelirleri, mevduat faizi, katılım bankacılığı kar payları %15 stopaja tabiidir. —yatırım fonundan sağlanan kazançlar %10 stopaja tabidir._________________________________________________________       7.DİĞER ARIZİ KAZANÇ VE İRATLAR
A.DEGER ARTIŞ KAZANCISahip olunan menkul ve gayrimenkullerin ve hakların elden çıkartılmasından elde edilen kazançlardır. Bu kazançlar bir defalığına elde edilmektedirler. Bu kazançlar ; 1. Menkul kıymetlerin elden çıkartılmasından elde edilen kazançlar 2.                         Hakların        elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar 3 .Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancıdır NOT: Borsaya kayıtlı olan hisse senetleri 1yıl geçtikten sonra, borsaya kayıtlı olmayan hisse senetleri 2yıl geçtikten sonra elden çıkarılırsa, vergiye tabi değildir. B.ARIZİ KAZANÇLARticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerin bir defalık gerçekleştirilmesinden elde edilen kazançlardır. Bu kazançlar; 1.              Arızî olarak ticarî faaliyetlerin gerçekleştirilmesinden veya bu tür işlere aracılık yoluyla elde edilen kazançlar. 2.                 Ticarî  veya ziraî bir işletmenin faaliyeti ile serbest meslek faaliyetinin bırakılması, ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen hâsılat. 3.                Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan tazminatlar ile peştamallıklar 4.                  Arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hâsılat. 5.                  Gerçek usulde vergiye tâbi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar 6.           Dar        mükellefiyete tâbi olanların 45 inci maddede yazılı işleri arızî olarak yapmalarından elde ettikleri kazançlar
DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ2.1.             Stopaj Yöntemi Menkul kıymetlerin elden çıkartılmasında sağlanan kazançlar, stopaj yöntemiyle vergilendirilmektedir. Stopaj yapmaya yetkili olan birim, menkul kıymetin satılmasına aracılık eden banka ve aracı kurumlardır. Stopaj oranı %15’tir. Bu kazançların ayrıca beyan edilmesine gerek yoktur. 2.2.                  Beyan Esası Beyan yöntemi menkul kıymetlerin elden çıkartılmasından elde edilen değer artış kazançlarının dışındaki değer artış kazançları için geçerlidir. Bu kazançların vergilendirilebilmesi için öncelikle net değer artış kazancı bulunur. Net değer artış kazancının bulunması; Elde edilen satış hâsılatından elden çıkartılan unsurun maliyet bedeli düşülerek bulunan net kazanç değer artış kazancı kabul edilir. Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından elde edilen kazançlar hariç, 8.800 YTL’lik kısmı gelir vergisinden müstesnadır. Dolayısıyla 8.800 YTL’li kısım beyan dışıdır. ARIZİ KAZANÇLARIN VERGİLENDİRLMESİYukarıdaki faaliyetlerin yapılmasında dolayı elde edilen arızi kazançların safi değeri üzerinden vergilendirme yapılır. Bir takvim yılında (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde yazılı olan kazançlar (ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar hariç) toplamının 20.000 YTL’lik kısmı gelir vergisinden müstesnadır. Kalan kısım beyan edilir.
   
Ticari Kazançlar Zirai Kazançlar Ücretler Serbest Meslek Kaz. Gayri M. S. İ. (Kira) M. S. İ. (Faiz ve Kar Payı) Diğer Kazanç ve İratlar
—    Her türlü sinai ve ticari faaliyet,—  Maden, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl üretim yerleri ile tuğla ve kiremit harmanlarının işletilmesi, —     Coberlik işleri (Cober: Borsada kendi nam ve hesabına hisse senedi ve tahvil üzerine iş yapan ve bunun spekülasyonu ile uğraşan kişilere verilen addır), —   Özel okul ve hastanelerle benzeri yerlerin işletilmesi, —  Gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleri ile devamlı olarak uğraşılması, —    Kendi nam ve hesabına, menkul kıymet alım-satımı ile devamlı olarak uğraşanların bu işi, —  Diş protezciliği, —   Satın alınmak veya trampa suretiyle edinilmiş olan arazinin, iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde parsellenerek bu süre içinde veya daha sonraki yıllarda kısmen veya tamamen satılması, —   Çiftçiye ait olmakla beraber zirai işletmeye dahil edilmeyen biçerdöver veya traktörün işletilmesinden elde edilen gelirler —     Adi komandit, eshamlı komandit şirketlerin komandite ortakları ile kolektif şirketlerin ortaklarının aldıkları kar payları (işletme zirai faaliyette bulunsa dahi) zirai kazanç değil ticari kazançtır. —    Arazide, gölde ve nehirde ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah gibi faaliyetler veya bitki, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin üretimi, avlanması, avcı veya yetiştiricisi tarafından muhafazası, taşınması, satılması veya başka bir şekilde faydalanılması zirai faaliyete girer.—    Bir çiftçi ürünlerini işlemek için tamamlayıcı faaliyetlerde bulunursa (soyanın yağını çıkarmak, sütten peynir yoğurt yapmak vb.) bu zirai faaliyettir. Bu işlemi başka çiftçiler için açtığı bir işletmede yaparsa ticari faaliyettir. Bir çiftçi açtığı mağaza veya dükkanda ürettiği ürünleri satarsa faaliyet ürünün mağazaya gelişine kadar zirai, mağazada satılışı sırasında ticaridir. —   Arazi sahibi olan bir kişi bu arazinin ekilim - dikimi için bir başka kişi ile anlaşır ve doğacak zarara da ortak olursa faaliyet zirai kazanç olarak değerlendirilir. —         Adi ortaklığın ortaklarının aldığı karlar zirai kazançtır. —    İşverene tabi ve belirli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen ve ayın ile sağlanan ve para ile temsil edilen menfaatler.—  İstisna dışında kalan emeklilik, maluliyet, dul ve yetim aylıları, —     Evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığı verilen para, mal veya sağlanan menfaatler —    TBMM, İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyeleri ile il özel kanunlarına ve idari kararlara göre kurulan süreli - süresiz bütün komisyon üyelerine ve buna benzer diğer kimselere bu sıfatları dolayısıyla ödenen para ayın ve menfaatler, —  Yönetim ve denetim kurulu başkan ve üyeleri ile tasfiye memurlarına yapılan ödemeler, —    Bilirkişilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine ve jüri üyelerine yapılan ödemeler ile sporculara yapılan ödemeler. —        Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.—  Tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler, —   Kolektif, adi komandit (komandite ortak) ve adi şirketler serbest meslek faaliyeti yapıyor ise ortakların aldıkları kar payları serbest meslek kazancıdır, —    Telif kazançları (telif hakkının sahibi veya kanuni mirasçıları tarafından başkalarına satılmaları veya kiralanmaları), —                        Gümrük komisyoncuları, noterler, borsa ajan ve acenteleri, —   Birkaç serbest meslek erbabını bir araya getirip faaliyette bulunmalarını sağlayarak kazançtan pay alanlar. —     Dava vekilleri, iş takipçileri, ebeler, sünnetçiler, sağlık memurları, arzuhalciler, rehberler, konser veren müzik sanatçıları, müşavirler. —                 Aşağıdakilerin kiralanmasından elde edilen kira geliri—     Arazi, bina, maden suları, memba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatından; —      Voli mahalleri ve dalyanlar; —    Gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen mütemmim cüzileri ve teferruatı ile bilumum tesisatı demirbaş eşyası ve döşemeleri; —  Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar; —  Sinai ve Ticari haklar —  Telif hakları (Bu hakların, müellifleri veya bunların kanuni mirasçıları dışında başka kişilerce kiralanması halinde gayrimenkul sermaye iradı); —  Gemi ve gemi payları ile yükleme ve boşaltma araçları, —    Motorlu nakli ve cer vasıtaları, her türlü motorlu araç, makine ve tesisat ile bunların eklentileri. —  Vakfın gelirinden hizmet karşılığı olmaksızın alınan hisseler. —  Zirai faaliyete bilfiil iştirak etmeksizin sadece üründen pay alan arazi sahiplerinin gelirleri, —   Her nevi hisse senetlerinin kar payları—   İştirak hisselerinden doğan kazançlar, —   Kurumların yönetim kurulu başkan ve üyelerine verilen kar payları. —    Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların net karı (vergiden sonraki), —   Her türlü tahvil ve Hazine Bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi tarafından çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler, —  Her nevi alacak faizleri —  Mevduat faizleri, —  Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller, —    İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kar paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar —   Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri —  Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve özel finans kurumları tarafından kar ve zarar katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları —  Repo gelirleri —    Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından ödemeler, n Değer Artışı Kazançları;—     Hisse senetlerinin elden çıkarılması (borsada işlem görüyorsa bir yıldan, görmüyorsa iki yıldan daha az elde tutulan), —   HB ve DT vb. menkul kıymetlerin elden çıkarılması. —    Telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanunî mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançlar. —   Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar. —   Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar. —   İktisap şekli ne olursa olsun arazi, bina, maden suları vb. gayrimenkul ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar. u Arızi Kazançları; —  Arızî olarak ticarî muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere tavassuttan elde edilen kazançlar. —    Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan tazminatlar ile peştamallıklar. —    Arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hâsılat. —  Gerçek usulde vergiye tâbi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar. —   Ticarî veya ziraî bir işletmenin faaliyeti ile serbest meslek faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi, henüz başlamamış olan böyle bir faaliyete hiç girişilmemesi, ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen hâsılat. —   Dar mükellefiyete tâbi olanların Türkiye ile yabancı ülke arasında yaptıkları taşıma işleri arızi kazanç olarak değerlendirilir.
    GELİR VERGİSİ VI GELİR VERGİSİNDE BEYAN
BEYANNAME VERENLER BEYANNAMENİN VERİLMESİ VERGİNİN ÖDENMESİ
1.YILLIK BEYANNAME Çeşitli kazançlardan 1 takvim yılı boyunca elde edilen gelirler beyan edilir.TK,KZ,SMK elde edenler o yıl gelir elde etmeseler dahi beyanname vermek zorundalar (2 eşit taksit halinde) 31.Mart- 31.Temmuz28-29.Şubat - 30.Haziran
Gerçek Usuldekiler ; 25 Mart ►
Basit Usuldekiler ; 25 Şubat "
2.MUHTASAR BEYANNAME İşveren ve vergi kesintisi yapanların AYLIK olarak verdiği beyannamedir.(Çalıştırdığı işçi sayısı 10 ve 10’dan az olanlar 3 ayda bir verilir.) İzleyen ayın 23. günü akşamına kadar 26.günü akşamına kadar
3.MÜNFERİT BEYANNAME Dar mükelleflerin yıllık beyanname vermek zorunda olmadıkları kazançları için bu beyannameyi verirler (dar mükellefler TK, ZK, GMSİ için yıllık beyanname vermek zorundadır) Kazanç elde edildikten 15 gün içinde beyan edilir Aynı süre içersinde ödenir.
4. GEÇİCİ VERGİ VE GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMESİ Ticari kazanç sahipleri (basit usulde vergilendirilenler hariç) ile Serbest meslek erbabı (noterler hariç) (gelir vergisi geçici vergi oranı %15) Üç aylık dönemi takip eden ikinci ayın 14. akşamına kadar Üç aylık dönemi takip eden ikinci ayın 17. akşamına kadar ödenir.
ÖZEL DURUMLARDA BEYANNAME VERİLME SURELERİ
Yurdu Terk Halinde 15 gün içinde verilir ve ödenir
Mücbir Sebep Beyanname verme süresi DURUR. Mücbir Sebep ortadan kalkınca kalan süre işlemeye devam eder
Zor Durum Mükellefin isteği + Maliye Bakanlığının onayı ile NORMAL vadenin 1 katını aşmayacak şekilde beyanname verilme süresi uzatılır. ( vadeye 1 aydan kısa bir süre varsa en az 1ay uzatılır)
Ölüm ve Gaiplik Halinde Ölümün meydana gelmesinden ve gaipliğin kesinleşmesinden itibaren 4 ay içinde beyan edilir
  GELİRDEN YAPILACAK İNDİRİMLER (MAHSUPLAR)
1.GEÇMIŞ YIL ZARARLARI Geçmiş 5yılın zararları indirilebilir 2.BAGIŞ VE YARDIMLARGelirim %5’ine kadar indirilir. Kalkınmada öncelikli yörelerde %10’u kadar indirilir. Okul ve öğrenci yurdu bağışlarının tamamı indirilir. 3.ŞAHIS VE SİGORTA PRIMLERI Kendisi, eşi ve çocukları için ödenen şahıs sigortalan, yıllık sigorta gelirlerinin max %5’i kadar indirilir, sadece bireysel emeklilik ise %10’u kadar indirilir. 4.ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ Sadece ücretliler yararlanır.
5. AR-GE HARCAMALARI %100’ü indirilir. 6.SAKATLIK İNDİRİMİÜcretliler, SMK ve basit usuldekiler yararlanır. Çalışma gücünün ; %80’ini kaybedenler I.derece %60’ını kaybedenler II.derece %40’ını kaybedenler III.derece sakat kabul edilir. 7.SPONSORLUK HARCAMALARI Amatör spor kulüplerinde tamamı indirilirProfesyonel spor kulüplerinde %50’si indirilir 8.HESAPLANAN VERGİDEN İNDİRİMLER —kaynakta kesilen vergiler —yurt dışında ödene vergiler —geçici vergi
   
2.HESAP DONEMİ*hesap dönemi 12 aydır. *Normal hesap dönemi (1ocak- 31aralık) *Özel hesap dönemi: Maliye Bakanlığından izin almak ŞARTTIR. 2.1. BEYANNAME SÜRESİ *KV beyannamesi hesap döneminin bitimini izleyen 4. AYIN 25’İNDE VERİLİR ve AY SONUNA KADAR ÖDENİR.
7.                   MATRAHIN TESPİTİNDE İNDİRİLEMİYECEK GİDERLER1.Öz sermaye ve örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler, kur farkları vb. giderler (Ortülü sermaye: kurumlann ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçlarını hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumların öz sermayesinin 3 katını aşan kısmı ilgili hesap döneminin örtülü sermayesi sayılır) 2.Sermaye şirketlerince transfer fiyatlaması yoluyla dağıtılan örtülü kazançlar. (kurumlar ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılmaktadır) 4.                    Her ne şekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan yedek akçeleri (bir işletmede elde edilen dönem sonu karın kar payı olarak dağıtılmayan ve karın %5’lik kısmını ayırdığı hesaptır.) 5.                   Dar mükellefiyete tabi kurumlann ana şubelerine yaptıkları bazı ödemeleri 6.                    her türlü para cezaları, vergi cezaları ve, gecikme zamları ve faizleri. 8.                   İşletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayan taşıtların giderleri ile amortismanları. 9.                                                                                                                                                                                                                                                                Hisse senetlerinin itibari değerinin altında ihracından doğan zararlar_______________________
  1.OZELLIKLERI *Kurum kazancıdır. *Gelir vergisinde sayılan 7 unsura göre hesaplanır. *Tüzel Kişilerden alınır. *objektif, sabit oranlı (%20) bir vergidir. *Bilanço esası geçerlidir (DSÖS-DBÖS+ÇEKİLEN-EKLENEN)
  1. MÜKELLEFIYET TÜRLERİ
Kanuni merkezi veya iş merkezi Türkiye’de bulunanlar TAM MÜKELLEF, her ikisi de yurtdışında bulunanlar DAR MÜKELLEFTİR.
  1. KURUMLAR VERGİSİNDE MUAFİYET VE İSTİSNALAR
-İştirak Kazançları İstisnası: kuramların TAM mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. -Risturn İstisnası: kooperatif ortaklarının yönetim gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan harcanmayarak iade edilen kısımlar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. -milli piyango idaresi, damga matbaası, askeri fabrika, darphane, dernek ve vakıflar, kamu müesseseleri. kurumlar vergisine tabi değildir.
  1. KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFİ
1.Sermaye Şirketleri AŞ, LTD, ESHAMLI KOM ŞRKT, YATIRIM FONLARI
  1. İktisadi Kamu Müesseseleri
  2. Dernek ve Vakıflara Ait İktisadi İşletmeleri
  3. İş Ortaklıkları (Joint Venture)
  4. kooperatifler
  5. MATRAHIN HESPİTİNDE İNDİRİLEBİLECEK GİDERLER
  6. Ticari kazançtan düşülebilecek giderler
Öncelikle brüt kurum kazancından, kazancın elde edilmesiyle ilgili giderler düşülmektedir. Bu giderler, Gelir Vergisi Kanunu’nda ticari kazançlardan düşülebilecek giderlerdir
  1. Diğer giderler
  2. Menkul kıymet ihraç giderleri(kağıt basım giderleri, noter tasdiki giderleri)
  3. İlk tesis ve taazzuv giderleri (reklam giderleri, kuruluş genel kurul toplantısı, yeni şubenin açılması.)
  4. Eshamlı komandit şirketlerde komandite ortağın kar hissesi(Eshamlı komandit şirketlerde sadece komanditer ortakların kâr payları üzerinden kurumlar vergisi hesaplanmaktadır. Komandite ortağın kâr payı kurumlar vergisine tabi değildir. )
  5. Genel kurul toplantı giderleri(salon kira gideri. ilan ve posta gideri.
  6. bölünme, birleme, devir, fesih. tasfiye giderleri.
  7. Bazı bağış ve yardımlar (doğal afet, okul, yurt...)
  8. Geçmiş beş yıl zararları
  9. AR-GE harcamalarının %100’ü indirilir.
  10. sponsorluk harcamaları (amatörlerde %100, profesyonellerde %50)____________________________________________________
8.SAFİ KAZANCIN HESAPLANMASI
  1. bir hesap dönemi içinde elde etikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır.
  2. KV mükelleflerinin HEPSİ bilanço hesabı esasına göre defter tutmak zorundadır.
  3. safi kurum kazancının tespitinde GVK’nun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır
  4. yabancı ulaştırma kuramlarının yaptıkları taşıma işleri için GVK’nda ticari kazançlarda da belirtildiği gibi;
hava ulaştırmada %5, kara ulaştırmada %12, deniz ulaştırma işlerinde %15’i safi hasılat sayılır.  
l.KV’DE BEYANNAME TÜRLERİ 1.1.YILLIK BEYANAME— hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın 25. günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir —Dar mükellefiyette vergi muhatabının Türkiye'yi terk etmesi halinde Kurumlar Vergisi beyannamesi memleketi terkten önceki l5 gün içinde verilir —Mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi, Tam mükellefler için, kurumun kanuni veya iş merkezinin bulunduğu yerin; Dar mükellefler için, kurumun Türkiye'deki işyerinin veya daimi temsilcisinin bulunduğu yerin; Türkiye'de işyeri veya daimi temsilcisi olmadığı takdirde yabancı kuruma kazanç sağlayanların bağlı olduğu; vergi dairesidir l.l.lKV’DE GEÇİCİ VERGİ UYGULAMASI—Bir takvim yılında dört adet geçici vergi dönemi vardır. Geçici vergi üçer aylık dönemleri izleyen 2. ayın 14. günü akşamına kadar beyan edilir ve 17. gücü akşamına kadar ödenir —Kurumlar Vergisi Geçici vergi oranı %20’dir. 1.2..MUHTASAR BEYANNAMEMuhtasar beyannameyi stopaj yapanlar vermektedir. -kurumlar; “vergi sorumlusu” sıfatı ile vergi kesmektedirler. Bu şekilde kesilip vergi dairesine yatırılan vergiler, daha sonra kesintiye tabi olan kurumun vergisinden düşülür. -Stopaj Oranı %15’dir. -Stopaj aylık yapılmaktadır. -Bir ay içinde kesilen vergiler izleyen ayın 23.günü akşamına kadar MUHTASAR BEYANNAME ile beyan edilecek ve 26. günü akşamına kadar ödenecektir.
1.1.2.VERGİNİN ÖDENMESİ—hesap dönemini izleyen dördüncü ayın sonuna kadar bir defada vergi ödenir
l.3.ÖZEL BEYANNAMEÖzel beyanname, dar mükellef kurumların Türkiye’de elde ettikleri arızi kazançları ve değer artış kazançlarını beyan ettikleri beyannamedir Örneğin bir defaya mahsus olmak üzere Türkiye’de ulaştırma işi yapan yabancı bir firma, ulaştırma faaliyeti karşılığında elde ettiği kazancı, kazancın elde edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde özel beyanname ile beyan eder ve aynı sürede vergisini öder. A.KURUMLARDA TASFİYE, BİRLEŞME, DEVİR VE BÖLÜNME HALLERİNDE MATRAHIN TESPİTİ
A.l.TASFİYE: Bir işletmenin mevcutlarının ve borçlarının belirlenmesi, alacakların tahsil edilmesi, mevcutların nakde çevrilmesi ve borçların ödenmesi sonucunda kalan nakdin ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasıdır.Tasfiye Dönemi: tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine TASFİYE DÖNEMİ geçerli olur.
TASFİYE BEYANNAMESİ: tasfiye memurları tarafından verilir.1.                       tasfiye            aynı yıl içinde başlayıp biterse, tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde 2.                        tasfiye           dönemi başlangıcı ve bitişi farklı yıllarda ise tasfiye döneminin kapandığı ayı takip eden 4.ayın 25.akşamına kadar beyannamelerini verirler.
   
A.BİNA VERGİSİ B.ARSA VE ARAZİ VERGİSİ
A.1.KONUSU-Türkiye sınırları içinde bulunan binalar Bina Vergisine tabidir. Bina kavramı; yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsar. -Bina vergisi alınırken bina mütemmimleri (binanın tamamlayıcı parçaları) de bina ile birlikte nazara alınır NOT: yüzer havuzlar, sair yüzer yapılar, çadırlar ve karavanlar bina sayılmaz. Örneğin gemiler A.2. Verginin Mükellefi-binanın sahibi, -varsa intifa hakkı sahibi, -her ikisi de yoksa binaya sahip gibi tasarruf eden gerçek ve tüzel kişilerdir. B.1.KONUSU-Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar Arazi Vergisine tabidir. -Arsa, Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazilerdir. -Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Bakanlar Kurulu Kararı ile belli edilir. B.3. Verginin Matrahı-ORANI ve Hesaplanması-Verginin Matrahı Arsa ve arazinin “vergi değeri”dir. -arsa ve arazi vergisinin oranı Arazilerde %0,1 Arsalarda %0,3 Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde bu oran 2 kat uygulanır
bina sayılmamaktadır. Ancak deniz veya göllerin içerisine yapılmış tesisler bina kapsamına dâhildir.(alabalık tesisleri) A.3. VERGİNİN MATRAHI,ORANI, -matrah; emlak vergisi kanunu hükümlerine göre belirlenen değerdir. -bina vergisinin oranı; binalarda %0,2 meskenlerde %0,1 büyükşehir belediye sınırlarında bu oran 2 katı uygulanır. B.2.MÜKELLEFİ-arazinin maliki, -varsa intifa hakkı sahibi -her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenlerdir. -Ancak arazinin ortak olması durumunda her bir hissedar hissesi oranında mükelleftir.
l.EMLAK VERGİSİNDE MUAFİYET VE İSTİSNALAR—Kamu kurumlan, balıkçı kulübeleri, tersaneler, su bentleri, ibadethaneler, mezarlıklar
2.GEÇİCİ MUAFİYETLER
1.                 Yeni    biten binalarda binanın bittiği yılı takip eden yılın başından itibaren %’ü 5 yıl süreyle muaftır.2.                     turizm teşvik muafiyet 5 yıl 3.                   DPT   tarafından geri kalmış bölgelere verilen sinai tesislerin muaflığı 5yıl 4.organize sanayi siteleri 5yıl5.doğal afet nedeniyle yeni inşa edilen binalarda 10yıl 6.üzerinde tarım yapılmayan arazinin ( bataklık, çoraklık) tarıma elverişli hale getirilmesinde 10 yıl 8.bir arazinin bağ, bahçe haline getirilmesi 2-15yıl 7.insan emeğiyle orman haline getirilmiş arazide 50yıl
3.TARHI-Emlak vergisi BELEDİYELER tarafından tarh ve tahsil edilir. Emlak vergisi, emlakin bulunduğu yerdeki belediye tarafından 4 yılda bir OCAK - ŞUBAT aylarında tarh edilir. -verginin ödenmesi ise 2 eşit taksitte olur; 1. taksit: MART -NİSAN - MAYIS (son ödeme 31mayıs) 2.  taksit: KASIM
 
1.Verginin Konusu—motorlu kara, deniz ve hava taşıtları olup aşağıdaki ifade edilmiştir. a)  Karayolları Trafik Kanununa göre trafik şube veya bürolarına kayıt ve tescil edilmiş bulunan motorlu kara taşıtları, b)  Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne kayıt ve tescil edilmiş olan uçak ve helikopterler. 2.Verginin Mükellefi—MTV’nin mükellefi; trafik, belediye veya liman sicili ile Ulaştırma Bakanlığınca tutulan sivil hava vasıtaları sicilinde adlarına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişilerdir. 3.Vergiyi Doğuran Olay—Mükellef adına yukarıda sayılan mercilere taşıt kayıt ve tescilinin yapılmasıdır. Yeni araç alınması durumunda aracın sıfır veya ikinci el olmasına göre vergiyi doğuran olay ve mükellefiyetin başlangıcı farklılık arz etmektedir. —Sıfır alınan araçlar; takvim yılının ilk altı aylık döneminde alınmış ve kaydı yaptırılmışsa mükellefiyet mali yılın başında başlamaktadır. Eğer takvim yılının ikinci altı aylı döneminde alınmışsa ikinci altı aylık dönemin başından itibaren başlamaktadır. —İkinci el araçlarda; takvim yılının birinci altı aylık döneminde alınıp kaydı yaptırılan araçlar için ikinci altı ayın başından itibaren başlarken, ikinci altı aylık döneminde alınanlar için izleyen mali yılın başında başlamaktadır.
4.Verginin Tarhı ve Odenmesi—MTV, aşağıda belirtilen matrah ve tarifelere göre taşıtların kayıt ve tescilinin yapıldığı yerin vergi dairesi tarafından her yıl Ocak ayının başında yıllık olarak tahakkuk ettirilmiş sayılır. Tahakkuk ettirilen vergi, ayrıca mükellefe tebliğ olunmaz ve vergi tahakkuk ettirilen günde tebliğ edilmiş sayılır. —MTV her yıl Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenir. Takvim yılının ilk altı ayında, taşıtın bünyesinde bir değişiklik olması veya verginin artırılması veya azaltılması halinde ikinci taksit, yeni duruma göre ödenir. 1.Matrahı ve TarifesiVerginin matrahı; Motorlu taşıtlarda vergi matrahı spesifik matrah (miktar esası)tır. Motorlu taşıtlarda vergi matrahı, yaş, ağırlık, hacim, kalkış hızı gibi fiziki ölçülere göre belirlenmektedir. Vergi tarifesi; Vergi tarifesi araç türüne göre dört ayrı liste şeklide belirlenmiştir. I   sayılı tarife: Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları, Motosiklet (yaş, silindir hacmi) II   sayılı tarife: Minibüs, Panel van ve motorlu karavanlar, Otobüs ve benzerleri, Kamyonet, kamyon, çekici (yaş, koltuk sayısı, ağırlık, silindir hacmi) III   sayılı tarife: Yat, kotra ve her türlü motorlu özel tekneler.(motor gücü, lüks) (KALDIRILDI) IV   sayılı tarife: Uçak ve helikopterler gibi hava taşıtları (yaş, azami kalkış ağırlığı)
NOT: UNUTMA Traktör, jetski, golf arabası vb. araçlardan MTV alınmaz. ÖTV alınır.NOT2: III sayılı tarifede yer alan araçlardan MTV alınması 5.6.2009 tarihinde yayımlanan 5897 sayılı kanunla yürürlükten kaldırıldı
 
1.KONUSU1.                         Türkiye       Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait malların (ister yurt içinde isterse yurt dışında olsun) 2.                                 Türkiye'de           bulunan malların (ister yerliye ister yabancıya ait olsun) 3.                                Türk        tabiiyetinde bulunan şahısların yabancı memleketlerde iktisap edecekleri malların 4.              Veraset veya herhangi bir yolla karşılıksız(ivazsız) olarak bir şahıstan diğer şahsa intikalidir (VİVK 2.MÜKELLEFİ-Verginin mükellefi kendisine mal intikal eden gerçek veya tüzel kişilerdir. -Veraset durumunda verginin mükellefi, mirasçılardır. - Yarış ve müsabaka vb. organizasyonlardan ikramiye veya bahis kazanılması durumunda mükellef, ikramiye veya bahsi kazananlardır. -Benzer şekilde bağışlarda, kendisine bağış yapılan kişiler vergi mükellefidirler. 5. VERGİ MATRAHIVeraset ve intikal vergisine tabi olan mallar, gayrimenkul mallar veya menkul mallar olabileceği gibi işletmeler de olabilir. Bu nedenle, intikal eden malların ve diğer iktisadi kıymetlerin bedellerinin bilinmesi vergi matrahını hesaplamak için önemlidir. Veraset ve İntikal Vergisinin matrahı, intikal eden malların Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bulunan değerlerinden oluşmaktadır.
m.1).—Verginin konusu incelendiğinde, “veraset yoluyla gerçekleşen intikaller” ve “diğer yollarla gerçekleşen karşılıksız intikaller” olmak üzere iki ayrı alt konunun olduğu gözlemlenmektedir. —Veraset yoluyla gerçekleşen intikallerde, ölen kişinin bıraktığı mirasın vergilendirilmesi söz konusudur. Burada her bir mirasçı, kendisine düşen miras payı üzerinden vergi ödemektedir. 3.VERGİYİ DOĞURAN OLAYVergiyi doğuran olay, vergiye tabi bir malın intikal etmesidir. Veraset yoluyla intikallerde, ölen kişinin bıraktığı mirasın mirasçılara dağıtılmasıdır. Yarış ve çekilişlerde, yarış veya çekilişin kazanılmasıdır. 6.VERGİNİN TARİFESİVeraset ve İntikal Vergisi artan oranlı vergi tarifesine göre alınmaktadır. Tarife oranları; veraset yoluyla intikallerde daha düşük(%1-%10arasnda), karşılıksız intikallerde ise daha yüksek(%10-%30 arasında) uygulanmaktadır. Ayrıca bir kişiye ana, baba eş ve çocuklarından (evlatlıklar hariç) karşılıksız mal intikali halinde vergi, karşılıksız intikallere ilişkin tarifede yer alan oranların yarısı uygulanarak hesaplanır.
—Diğer yollarla gerçekleşen karşılıksız intikaller, yarış ve çekilişlerde kazanılan ayni veya nakdi mallar, bağışlar, hediyeler vb. mal intikalleridir. 4.MUAFİYET VE İSTİSNALAR-Kamu kurumların, siyasi partiler, konsolosluklar -çeyiz yüz görümlülüğü, drahomalar -ölen kişiye ait kılıç, madalya, saat gibi kişisel eşyalar -her çeşit sadakalar 7.VERGİNİN TARHIVERASET; ölen kişinin ikametgâhının bulunduğu vergi dairesi BAĞIŞ; Malları alan kişinin ikametgâhının bulunduğu vergi dairesi VİV’de ön ve son tarhiyat olmak üzere iki ayrı tarhiyat yapılır. İlki mükellefin beyanı üzerine, ikincisi idare tarafında değerleme ile yapılan tarhiyattır.
8.BEYANNAI ME VERME SÜRESİ 9.VERGİNİN ÖDENMESİ3 yılda 6 eşit taksit halinde MAYIS-KASIM aylarında ödenir.
Veraset Yoluyla İntikallerde Diğer İvazsız(karşılıksız) İntikallerde
Her ikisi de aynı ülkedeyse(TR-TR, ALM-ALM); 4AY Sadece 1’i Türkiye’de ise(TR-ALM,TR-FR) 6AY 2’si de farklı yabancı ülkedeyse(FR-ALM,FR-İNG) 8AY Bağış durumunda 1AY Gaiplik durumunda 1AY Yarışma, çekiliş ve müsabakaların yapıldığı günü izleyen ayın 20.günü akşamına kadar.
 
1.KONUSU—Her türlü ticari, sınaî. zirai ve mesleki faaliyet içerisinde yapılan teslim ve hizmetlerdir. —her türlü mal ve hizmet ithali —diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler(doğalgaz, posta, telefon, su.) —işlemlerin Türkiye’de yapılmış olması gerekir. 1.1.TESLIMTESLİM: bir malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere devredilmesidir. -Teslim sayılan haller 1.                   malın  tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmişse, fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesiyle birlikte vergi doğmaktadır. 2.                    Kısım            kısım mal teslimi veya hizmet yapılması halinde her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılmasıyla vergiyi doğmaktadır. 3.                                               Komisyoncular         vasıtasıyla veya konsinyasyon suretiyle yapılan satışlarda, malların alıcıya teslimi, KDV’nin doğduğu andır. 4.                                             Malın            alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesine başlanması veya nakliyeci veya sürücüye verilmesiyle birlikte KDV doğar. 5.Su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesiyle birlikte KDV doğmaktadır. 6.TRAMPA; iki ayrı teslim hükmündedir. 2.Verginin Mükellefi-Katma değer vergisinin mükellefi, yapılan işlemin türüne göre değişmektedir. -Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde mükellef; Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde mükellef, mal teslimini veya hizmet ifasını gerçekleştirenlerdir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; mal teslimi ve hizmet ifasını gerçekleştirenlerin kanuni mükellef olduklarıdır. KDV’nin nihai yükü ise tüketici üzerindedir. -Mal ve hizmet ithalatında mükellef: İthalatta mal ve hizmet ithal edenler vergi mükellefidir. -Transit taşımalarda mükellef: Transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar verginin mükellefidir.
3.KDV’DE İSTİSNA UYGULAMALARI1.             Dış        Ticarete Yönelik İstisnalar —İhracat İstisnası —İthalat İstisnası 2.                                          Taşımacılıkla   İlgili İstisnalar Makine-Teçhizat Alımları İle İlgili İstisnalar; 3.                                         Kıymetli          maden ve petrol aramaları ile ilgili istisna 4.                                    Diplomatik           İstisnalar 5.                                  Ulusal Güvenlikle ve Askeri Amaç Taşıyan İstisnalar 6.  Kültürel ve Eğitim Amaçlı İstisnalar 7.Sosyal Amaç Taşıyan İstisnalar Not: istisnadan vazgeçenler 3 yıl geçmedikçe tekrar istisnadan yararlanamazlar. 4.KDV’DE ORANYasal KDV oranı %10’dur.(BK bunu %1’e kadar indirmeye 4katına kadar çıkarmaya yetkilidir.) %1-%8-%18 olarak ayrıca belirtilmiştir. 7.MATRAHA DAHİL EDİLECEK VE EDİLMEYECEK UNSURLAR1.                          DAHİL         EDİLECEKLER -  sigorta farkı, vade farkı, kur farkı -  yükleme boşaltma ve ambalaj giderleri -komisyon giderleri, vergi, resim, harçlar 2.                          DAHİL         EDİLMEYECEKLER -İskontolar -hesaplanan KDV
5.KDV’DE İNDİRİM İADE-bir vergilendirme döneminde indirilecek KDV toplam. hesaplanan KDV toplamından fazla ise aradaki fark İADE EDİLMEZ, bir sonraki döneme devrolunur.
6.KDV’NIN BEYANI, TARHI VE ODENMESİBir aya ait olan KDV, diğer ayın 24. aksamına kadar beyan edilir. 26’sı aksamına kadar ödenir.
 
HARCAMALAR ÜZER RINDEN ALINAN VERGİLER II
KONUSU MÜKELLEFİ ORANI BEYAN VE ÖDEME
KDV Türkiye sınırları içindeki her türlü ticari ve mesleki amaçlı mal teslimi ve hizmet ifası ile mal ve hizmet ithali. Bu malları teslim eden ya da hizmeti ifa edenler ile ithal edenler. -Yasal oran %10-I sayılı cetveldeki ürünler %1 (ekmek, gazete) - II sayılı cetveldeki ürünler %8 (et, süt, peynir vb.) -I ve II sayılı cetvelde yer almayan tüm ürün ve hizmetler için %18 (genel oran) Vergilendirme dönemi 1 aydır. izleyen ayın 24. gününe kadar beyan, 26. gününe kadar ödeme.
ÖTV Aşağıdaki ürünlerin imal (üretim) ve ithalinde ilk iktisap;I  Sayılı cetvel (Petrol ve türevleri) II  Sayılı cetvel (motorlu taşıt) III  Sayılı cetvel (Alkol, tütün, kolalı ürün ve türevleri) IV  Sayılı cetvel (parfüm, kürk gibi lüks ürünler televizyon, bilgisayar gibi elektronik eşya) I, II, III ve IV sayılı cetvelde yazılı ürünleri ithal ya da imal edenler. I sayılı cetveldeki ürünler için maktu (spesifik), II, III, IV sayılı cetvelde yer alan ürünler için ürün bedeli üzerinden belirlenmiş oran (advalorem) tutar alınır (örn. Arabanın satış fiyatının %25'i) I sayılı cetveldeki ürünler için 15 günlük vergilendirme dönemi ve 15 günü takip eden 10. güne kadar beyan ve ödeme, diğer cetvellerde yer alanlar için birer aylık vergilendirme dönemi ve izleyen ayın 15. gününe kadar beyan ve ödeme. Sadece !l sayılı cetvelde kayıt ve tescili zorunlu' . araçlara için kayıt ve tescilden önce ödeme yapılır.
BSMV Banka, Banker ve Sigorta Şirketlerinin yapmış oldukları muameleler (işlem) sonucu lehlerine geçen paralar. Banka, Banker ve Sigorta Şirketleri -Yasal Oran %15Bankalar arası mevduat, aracı kurumlar arasındaki borsa para piyasası muameleleri, Devlet tahvili ve Hazine bonolarının vb. menkul kıymetlerin iktisap edilişi, vadesi gelmeden elden çıkarılması, repo işlemlerinde kullanılması %1 Kambiyo işlemlerinden %0,1 (bankalar arası %0) Diğer tüm işlemlerden %5 Bir aylık vergilendirme dönemini takip eden ayın 15. gününe kadar beyan ve ödene yapılır.
ÖİV Her nevi cep telefonu işletmecileri tarafından verilen tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri;Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmet verilmesi. Bu hizmetleri sunan işletmeciler. - Maktu tutar (spesifik) ve değer üzerinden alınan oran (advolorem). Bir aylık vergilendirme dönemini takip eden ayın 15. gününe kadar beyan ve ödeme
ŞANSOYUNLARI Müşterek bahis (at yarışı, iddaa vb.) ya da şans oyunları (şans topu, sayısal loto, on numara vb.). Oyunu düzenleyen (oynayan değil) Spor müsabakalarına dayalı müşterek bahislerde % 5, at yarışlarında % 7 ve diğer şans oyunlarında % 10'dur. Advaloremdir. Bir aylık vergilendirme dönemini takip eden ayın 20. gününe kadar beyan ve ödeme yapılır.
DAMGAVERGİSİ İşlemlerin tevsik (belgelemek) edilmesini belgeleyen veya ona resmi hüviyet veren kağıtlar. Bu belgeleri imza eden ya da ibraz edenler. - Maktu tutar (spesifik) ve değer üzerinden alınan oran (advolorem). istihkaktan kesinti (kaynakta kesinti) ve makbuz karşılığı ödemede ertesi ayın 20. gününe kadar muhtasar beyanname ile beyan 26. gününe kadar ödeme, damga basma halinde peşin ödenir.
GÜMRÜKVERGİSİ Gümrük hattından geçerek Türkiye'ye ithal edilen eşyalar. Vergi Usul Kanuna tabi olamayan tek vergidir. Eşyanın sahibi veya taşıyıcılar. - Maktu tutar (spesifik) ve değer üzerinden alınan oran (advolorem). Verginin tebliğini takiben (gümrük beyannamesinin tescili) 10 gün içinde, teminat gösterilerek 30 gün daha uzatılabilir.
  Çok güzel Maliye Ders Notu PDF İNDİR  


3 4

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.