Milli Güvenlik Kurulunun Görevleri

Millî Güvenlik Kurulunun Görevleri Devletin, Millî Güvenlik Siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili konularda görüş tespit eder. Millî hedeflerin, millî plan ve programların gerçekleştirilmesine ilişkin tedbirleri belirler. Millî güç unsurl

Milli Güvenlik Kurulunun Görevleri

Millî Güvenlik Kurulunun Görevleri Devletin, Millî Güvenlik Siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili konularda görüş tespit eder. Millî hedeflerin, millî plan ve programların gerçekleştirilmesine ilişkin tedbirleri belirler. Millî güç unsurlarının millî hedefler yönünden güçlenmesini sağlayacak temel esasları tespit eder. Devletin varlığı, bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda tedbirleri tespit eder. Anayasal düzeni koruyucu, millî birlik ve bütünlüğü sağlayıcı, Türk milletini Atatürkçü düşünce doğrultusunda ve millî ülkü ve değerler etrafında birleştirerek millî hedeflere yönlendirici tedbirleri belirler. Olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik veya savaş hali için görüş tespit eder. Topyekûn savunma, millî seferberlik ve diğer konularda kamu – özel kurum ve kuruluşlara, vatandaşlara düşecek hizmet ve yükümlülükler ile bu hususlarda yapılacak plânlara temel teşkil edecek esasları tespit eder. Millî Güvenlik kapsamına giren konularda yapılan ve yapılacak milletlerarası antlaşmalar hakkında görüş tespit eder. 4. Millî Güvenlik Stratejimiz a. Millî Strateji Millî menfaatlerin tespit ve korunması amacıyla devletin takip ettiği politikaya millî strateji denir. Millî stratejinin kapsamı, millî menfaatlere ulaşmak için yapılması gerekenler ile bu yapılanların korunması çerçevesine dahildir. b. Millî Strateji Unsurları Millî Güç: Bir ulusun, ulusal hedeflerine ulaşabilmek amacıyla kullanılabilecek maddi ve manevi kaynaklarının toplamıdır. Bir devletin diğer devletler üzerinde baskı ve zor, etki oluşturma ve diğer devletlerin yapmaya çalışacağı bu gibi etkilere karşı koyma kapasitesidir. Bir devletin millî hedeflerine erişmek, erişilenleri koruyup geliştirmek ve millî menfaat sağlamak amacıyla kullandığı siyasî kuvvetlerin toplam verimine siyasî güç denir. Siyasî gücün istenilen düzeyde olması, o devlette kanunların, mevzuatların, siyasal sistemin iyi işlediğinin ve devlet yönetiminin demokratik olduğunun bir göstergesidir. Siyasî güç millî gücün unsurlarındandır. Millî gücün unsurlarından biri olan askeri güç, teşkilatlandırılmış askeri güç ile bu gücü destekleyebilecek potansiyel güçten oluşur. Askerî güç, ulusal politikanın uygulanmasında ve ulusal hedeflerin elde edilmesinde kullanılan fizikî güçtür. Yani bir devletin ve milletin savaş gücüdür. Devletin var olabilmek ve varlığını koruyabilmek için ihtiyaç duyduğu millî gücü oluşturan öğelerden biri de ekonomik güçtür. Devlet, millete karşı görevlerini yerine getirebilmek için ekonomik güce sahip olmak zorundadır. Millî gücün diğer bir unsuru demografik güçtür. Bir ülkede yaşayan insanların sayısı, demografik gücün başlıca etkenidir ancak nüfusu gelişmişlikle paralel almak gerekir. Bir devletin coğrafyasına ait canlı ve cansız, doğal ve yapay, gerçek ve nispi tüm değerler onun millî gücünün coğrafi unsurunu oluşturur. Bilim ve teknolojide ilerlemiş olarak nitelediğimiz devletler, aynı zamanda dünyanın en gelişmiş ve güçlü devletleridir. Toplumların, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açık olması ve bu konuda taassuba yer vermemesi, gelişmelerinin en başta gelen koşullarından birisidir. Millî gücün psiko-sosyal ve kültürel unsuru düşünce, inanç ve davranışlardır. Toplumun sahip olduğu ve tarihten gelen maddi ve manevi değerlerin topluma sağladığı güçtür. Millî Hedef Bir milletin millî menfaatlerinin gerçekleştirilmesinde ulaşılması gereken ve ulaşıldıktan sonra da korunup devam ettirilecek somut ve belirli amaçlardır. Millî menfaat, millî varlığın güven içinde bulundurulması ve mutlu yaşaması için yararına olduğuna inanılan ve sağlanması gereken genel değerlerdir. Millî menfaat, millî politikanın yalnız meşru değil, aynı zamanda esas sebebidir. Vatandaşlarımız, anayasadan kaynaklanan ve çeşitli yasalarda yer alan hak ve hürriyetlerinin takipçisi olduğu ve aynı zamanda kendisinin devlete ve topluma karşı olan sorumluluklarını yerine getirdiği sürece, millî hedeflere erişmek kolay olacağı gibi millî menfaatleri gözetmede de başarılı olacaktır. Ayrıca millî birlik ve beraberlik içinde hareket etmekle milletimizin millî hedefler ile millî menfaatler konularında önemli problemler ile karşı karşıya kalmamaları gerçekleşecektir. 5. Millî Güvenlik Stratejimizde Türk Silahlı Kuvvetleri Türk Silahlı Kuvvetleri, Millî Güvenlik Kurulunda tespit ve tayin edilen millî güvenlik stratejimizin uygulanmasından ve devamından sorumlu olan organların en önemlilerindendir. Millî güvenlik daha çok askerî gücün varlığı ile ilgilidir. Toprak bütünlüğü, bağımsızlığın korunması, tehditler karşısında caydırıcı olmak ve yapılan saldırılara karşı koymak, doğrudan Türk Silahlı Kuvvetlerinin görev ve sorumluluğu içerisindedir. Bunun dışında yurt içerisinde millî güvenliğimize zararı dokunulabilecek hareketlere karşı da Silahlı Kuvvetler görev ve sorumluluk sahibidir. 6. Devletler, Silahlı Kuvvetlere Neden İhtiyaç Duyarlar İnsanlık tarihi sürekli savaşlarla karşı karşıyadır. Her an dünyanın bir köşesinde binlerce insanın ölebileceği savaşlar çıkabilir. Ulusların ve liderlerin hırsları, bazen de kaçınılmaz olan gerekçelerle çıkan ve çıkabilecek olan savaşların korkusu, devletleri askerî güçler bulundurmaya itmektedir. Bununla beraber her devlet, silahlı kuvvetleri iç güvenliği için de gerekli görmektedir. Bu nedenle her devletin askeri gücü vardır. 7. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Görevleri Koruma ve Kollama Görevi Türk Silahlı Kuvvetlerinin İç Hizmet Kanunu madde 35’te, “Silahlı kuvvetlerin vazifesi : Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kollamak ve korumaktır.” denmektedir. Ayrıca anayasamızda Silahlı Kuvvetlerin yurt savunması ile yükümlü olduğu belirtilmektedir. b. Huzur ve Güvenliği Sağlama Görevi Türk Silahlı Kuvvetleri, yasaların kendisine verdiği görev ve sorumlulukların bir gereği olarak ülkenin huzur ve güvenliği ile yakından ilgili bir kuruluştur. Nitekim, Anayasa’nın 119, 120,121,122’inci maddeleri olağanüstü hâl, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde Türk Silahlı Kuvvetlerine huzur ve güvenliği sağlama yükümlülüğünü vermiştir ve bu yükümlülükler ilgili kanunlar ile tespit ve tayin edilmiştir. c. Meslek Kazandırma İşlevi Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyaç duyduğu branşlardaki personeli “er ve erbaş” lardan karşılamaktadır. Er ve erbaşlar eğitim birliklerinde gördükleri üç aylık kurs sonrasında kıtalarda mesleklerine uygun görevler almaktadır. Silahlı kuvvetler, ihtiyaç duyduğu çeşitli branşlardaki personeli, er ve erbaşları kısa süreli eğitimden geçirerek temin etmektedir. Özellikle sıhhiye ve şoför ihtiyacı bu şekilde temin edilmektedir. Ayrıca Konya’da bulunan personel okulunda verilen kursla çok sayıda Mehmetçik, daktilo ve bilgisayar öğrenmektedir. Tüm bu er ve erbaşlar sertifika ya da ehliyet alarak sivil hayatlarına meslek sahibi olarak dönmektedir. d. Doğal Afetlerde Halka Yardım Ülkemiz, doğal yapısı gereği olduğu kadar da ihmal ve dikkatsizlik sonucu çeşitli afetlerle karşılaşmaktadır. Her yıl yaşanan orman yangınları, sel baskınları ve depremler nedeniyle birçok can kaybının yanında trilyonlarca liralık maddi zarar da ortaya çıkmaktadır. Bu gibi durumlarda Silahlı Kuvvetler halkın yardımına koşmaktadır. e. Okuma Yazma Kursları Çeşitli nedenlerle ilkokula gidemeyip okuma yazma öğrenemeyen gençlerimiz, Türk Silahları Kuvvetlerine katıldıktan sonra görev yaptıkları birliklerde okuma yazma kurslarına tabî tutulmaktadır. f. Sağlık Hizmetleri Ülkemizin en önemli sorunlarından biri de sağlık hizmetlerinin halka sunulmasındaki yetersizliktir. TSK bu konuda gezici ve geçici sağlık ekipleri oluşturarak halkın sağlık sorunlarına çözüm bulmaktadır. Ayrıca askerî hastanelerden sivil vatandaşların da faydalanması sağlanmaktadır. Ayrıca TSK halkın kan ihtiyacını önemli ölçüde karşılamaktadır. g. Ülkeyi Tanıma ve Tanıtma Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapanlar, farklı bölgelere giderek o bölgeleri tanırlar. Genelde askere alınan kişiler doğum yerlerinden farklı bölgelere gönderilmektedir. h. Savunma Sanayi TSK’nin ihtiyaç duyduğu çeşitli silah, araç ve gereçlerin bir kısmı ülkemizde kurulu bulunan çeşitli fabrika ve tesislerden karşılanmaktadır. Bu fabrika ve tesisler daha çok haberleşme, elektrik -elektronik, ulaşım dallarındandır. Ayrıca, Silahlı Kuvvetlere ait dikimevleri, silah, araç bakım ve onarım tesisleri ile ilaç fabrikaları bulunmaktadır. 8. Türkiye’nin Jeopolitik ve Jeostratejik Konumu a. Jeopolitik Konumu: Devletlerin, coğrafi özellikleriyle bölge veya dünya siyasetindeki konumuna jeopolitik konum denir. Türkiye’nin kurulu bulunduğu toprakların Orta Doğu, Avrupa ve Dünya siyasetindeki yeri, kültürel, turizm, iklim, yer altı ve yer üstü zenginlikleri jeopolitik konumla ilgilidir. Türkiye’nin; Asya ve Avrupa arasında yer alması, Orta Doğu’ya hakim bir konumda bulunması ve dolayısıyla güçlü bir Türkiye’nin bu bölgeler üzerinde etkili olabilecek konumda bulunması, üç tarafının denizlerle çevrili olması, Akdeniz ile Karadeniz arasında geçişi sağlayan ve okyanuslara çıkışı sağlayan İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip oluşu, tam anlamıyla kullanılabildiği takdirde, büyük zenginlik ifade eden turizm değerlerinin varlığı, binlerce yıllık kültür, ikliminin ve bitki örtüsünün zenginliği, yer altı ve yer üstü zenginlikleri jeopolitik açıdan çok az ülkede bulunan önemin ifadesidir. Türkiye, jeopolitik konumunun öneminden dolayı tüm dünyanın gözünü üzerinden eksik etmediği bir ülkedir. Jeopolitik zenginliğini yeteri kadar değerlendirdiği takdirde içinde bulunduğu sorunların birçoğunu kısa sürede aşacağı açıktır. b. Jeostratejik Konum: Bir coğrafyanın bölge ya da dünya üzerinde askerî açıdan taşıdığı öneme jeostratejik konum denir. Türkiye’nin Asya ve Avrupa arasında yer alması ve Orta Doğu’ya hakim bir konumda bulunması askeri açıdan büyük önem taşımaktadır. Savaş bölgesi de olsa geniş kapsamlı da olsa bu konum doğal bir üstünlük sağlamaktadır. Kara, Deniz ve Hava kuvvetlerinin kullanabilme uygunluğu, doğu, güneydoğu ve kısmen de güneyinin saldırı karşısında savunmaya elverişli bir durumda oluşu da ayrı bir önem ifade etmektedir. Geniş ve kalabalık bir nüfusa sahip topraklarının işgal edilme zorluğu ve bunların yanında güçlü ve disiplinli bir Silahlı Kuvvetlere sahip oluşu, bahsettiğimiz önemi artırmaktadır.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.