Yerli Otomobilin Seri Üretimi Başlayacak

Üç haftadır gündemden düşmeyen yerli otomobil hakkında merak edilenleri Bakan Fikri Işık cevapladı. Bakan Işık, kullandıkları tüm patentlerin kendilerinde olduğunu söyleyerek çok yakında milli otomobilin seri üretimine geçileceğini belirtti. Türkiye'ni

Yerli Otomobilin Seri Üretimi Başlayacak

Üç haftadır gündemden düşmeyen yerli otomobil hakkında merak edilenleri Bakan Fikri Işık cevapladı. Bakan Işık, kullandıkları tüm patentlerin kendilerinde olduğunu söyleyerek çok yakında milli otomobilin seri üretimine geçileceğini belirtti. Türkiye'nin milli otomobili, kamuoyu gündeminin ilk sırasına yerleşti. 'Milli değil, çakma' iddiaları kadar, nasıl ve kim tarafından üretileceği, kullanılacak teknoloji ve nasıl pazarlanacağı da çok konuşuldu. AKŞAM, ilk önce milli otomobilin direksiyonuna geçerek aracı yolda test etti. Ardından da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Gebze'deki TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nde (MAM) sorularımızı yanıtladı. YERLİ BATARYAYI DA ÜRETTİK Bakan Işık, projeye büyük önem verdiklerini ve büyük bir aşamanın geride kaldığını açıkladı. Türk mühendisleri tarafından üretilen yerli donanımların test edildiğini paylaşan Bakan Işık'ın bir de müjdesi vardı: "Elektrikli otomobil için yerli bataryayı da ürettik." Işık'ın yerli üretim batarya açıklaması çok önemli. Çünkü Türkiye'de elektrikli araçlarda kullanılan tüm bataryalar bugüne bugüne kadar Çin'den ithal ediliyordu. Bakan Işık konuyla ilgili şu bilgileri verdi: "TÜBİTAK tarafından üretilen bataryaların çok kısa bir süre içinde seri üretime geçirilmesi hedefimiz var. Seri üretimle ilgili bir yatırımcımızla görüşmelerimiz devam ediyor." 20 MİLYON DOLAR YATIRIM Teknoloji ve patentler hazır olduktan sonra yaklaşık 20 milyon dolarlık bir yatırımla Türkiye'nin kendi bataryasını üretmeyi başarmış ülkeler arasındaki yerini alacağını belirten Işık, "Yerli otomobil bu konularda da tetikleyici olup bir pazar yaratacak. Özel sektörün batarya geliştirmek için ayıracağı büyük bütçeler yok. Ayrıca satacağı bir pazar da olmadığı için üretim gerçekleşmiyordu. Yatırımcılardan talep büyük, üretim çok kısa bir süre içinde başlayacak" diye konuştu. HİDROJENLİ ARAÇ DA OLACAK Günümüzde otomotiv dünyasında, elektrikli araçların ulaştığı zirveyi, hidrojen yakıtlı yeni teknoloji temsil ediyor. Hidrojen yakıt hücresi sayesinde, tek bir hidrojen dolumuyla 400-500 km yol alabilen araçların Avrupa ve Japonya'da satışları başladı. Bu konuda bir çalışma olup olmadığı sorusuna Fikri Işık, "TÜBİTAK'taki mühendislerimiz bu alanda da önemli yol aldı" açıklaması yaptı. YANLIŞ BİR ALGI YARATILIYOR Aralarında Saab'ın da olduğu, GM, Opel, Cadillac gibi markaların kendine özgü modeller geliştirdiği bir platformun tüm haklarını 40 milyon euro bedelle NEVS'ten satın aldıklarını belirten Işık, sanki Saab'ın isim ve başka haklarını aldığımızı söyleyip, buna göre bir yol haritası izliyormuşuz gibi yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldığına vurgu yaptı. Emisyona dayalı vergiler masada "VW skandalından sonra dünyada emisyon daha belirleyici hale geldi" diye konuşan Işık, " Elektrikli araca geçiş sürecinin hızlanacağını düşünüyoruz. Türkiye'de de yerli üretimle birlikte vergilendirmenin emisyona dayalı yapılabilmesinin önü açılmış olacak. Bu konuyu Maliye Bakanlığı ile konuşuyoruz, görüşmeler yapıyoruz ama şu anda netleşen bir karar bulunmuyor. Gündemimizde uzun zamandır bu konu yer alıyor" dedi. Sessiz ve atak elektrikli motor Yerli otomobilde kullanılmak için geliştirilen 4 farklı elektrikli motor bulunuyor. Güçleri 50-150 KW arasında değişen motorlar gene TÜBİTAK tarafından geliştirilen batarya ve kontrol panelleriyle birlikte kullanılıyor. Yola çıkartıp kullandığımız elektrikli prototipte, tedarikçi tarafından üretilen 50 KW'lık elektrik motoru bulunuyordu. Serinin en güçsüz motoru olmasına rağmen araç, atak bir yapı sergiledi. Klasik otomobillerde vites kolunun bulunduğu yere konumlandırılan motorun kumandaları, tek bir dokunuşla ileri konumuna kolayca getiriliyor. Park durumuna alındığında ayrıca bir el freni yardımıyla, aracın güvenliği sağlamlaştırılıyor. Neredeyse hiç sesin duyulmadığı araçta, seri üretimde benzer örneklerde olduğu gibi yaya güvenliği için dışarıya ses verecek özel bir düzeneğin de kurulması planlanıyor. İşbirliği, israfı engelledi Bu işbirliği yaptığımız NEVS firmasının tecrübelerinden yararlanıp, TÜBİTAK'ın da katkısıyla teknoloji geliştirmeye devam edileceğinin altını çizen Işık, "Bu işbirliği sayesinde zaman ve kaynak israfının da önüne geçti. En az 5 yıl ve 1 milyar dolarlık bir kaynak tasarrufu yaptı. NEVS ile seri üretim konusunda da işbirliklerimiz gündeme gelecek. Babayiğit adayları konusunda görüşmelerimiz yol aldı. Ancak detaylı açıklamaları şu anda yapmayı doğru bulmuyorum" diye konuştu. Milli otoya şekil veren 4 madde! Yerli otomobil tanımına da açıklık getiren Işık, "Yerliden kastımız şu. Dört madde bizim için çok önemli. Marka Türkiye'nin olacak. Aracın bütün fikri mülkiyet hakları Türkiye'nin olacak. Teknoloji TÜBİTAK liderliğinde ama uluslararası işbirliğiyle geliştirilecek. Aracın parçalarının yüzde 85'i en az Türkiye'de üretilecek. Bu milli bir otomobil olur mu? Daha ne itiraz ediyorlar. Zaten edemiyorlar. Sadece incir çekirdeğini doldurmayacak şeyleri milletin önüne koydular. Biz ne yaptığımızı biliyoruz. Türkiye'nin bir daha hayal kırıklığı yaşamaması için ince eleyip sık dokuyoruz. Bir ipek halının ilmek ilmek dokunması gibi 1.5 yıldır bu çalışmayı sürdürdük" diye konuştu. Satış ve pazar korkumuz yok Yerli otomobilin kime ve ne kadar satılacağı konusunda da Bakan Işık çok iddialı konuştu ve şu açıklamaları yaptı; "Bizim için çok içten söylüyorum bu işe başladığımızdan beri satışı işin en kolay tarafı olarak gördük. Biz yeter ki tüketicimize kullanıcımıza kaliteli, konforlu ve yüksek güvenlikli bir aracı ekonomik olarak sunabilelim. Şu anda bile inanılmaz derecede ilgi var. İlk aracı almak isteyen çok sayıda insan var. Sanayi odalarımızdan çok sayıda destek geldi. Sivil toplum örgütlerinden geldi. Bu noktada pazar sorunumuz olmayacağını düşünmüyoruz. İlk kez prototipler sergilenirken NEVS firmasıyla yapılan işbirliğini ve fikri mülkiyet haklarının alındığını özellikle açıklamadıklarını vurgulayan Işık, "Bir stratejimiz vardı. Biz bu araçlarla ilgili öncelikle Bakanlar Kurulu'na bir sunum yapacaktık. Ancak iki bakan istifa edince gündem değişti. Ardından bir sonraki kurulda sunum yapmayı planladık, fakat onda da melun Ankara katliamı yaşandı. Basında bizi aldatıyorlar, hani paylaşılacaktı diye haberler çıkınca, konuyu Başbakanımıza ilettik. O da paylaşın deyince, ilk olarak prorotipleri paylaştık. Tartışılsın istiyorduk, bunu da başardık" diye konuştu. Çin değiliz, taklit olamaz Yerli otomobilin prorotiplerinin açıklandığı gün sosyal medyada Trend Topic olduğunun altını çizen Işık, "Konu tartışılsın istedik. Eleştirenler, sorgulayanlar, merak edenler oldu. Hepsine saygı duyarız. Art niyetli, amaçlarının ne olduğunu çok iyi bildiğimiz karalamalar dışında her türlü fikri, her türlü bakış açısını tartışırız. Nitekim öyle de oldu. Ertesi gün de Ar-Ge Merkezi'ndeki zirvede çakma, devşirme sorusu bize soruldu. Biz de böyle şey olamaz. Günümüzde fikri mülkiyet haklarının geldiği bir yerde hiç kimse bir başkasının aracını taklit edemez. Çin değiliz, taklit yapamayız. Ama güçlü bir işbirliği dedik. O gün de açıklamadık. Gerçekten sağduyulu gazeteciler durun bakalım Bakan bunun tamamını bir açıklasın dedi. Ardından işbirliğinin detaylarını, fikri mülkiyet haklarını satın aldık açıklamamızı yaptık. Dolayısıyla tartışma ve art diyetli medya bir iki gün daha sürdürmeye çalıştı ama kamuoyundan bir destek göremediğini anladı" diye konuştu. kaynak: Akşam
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.