Yapılan hazırlıkların kendisine yönelik olduğunu anlayan Bizans İmparatoru Konstantin, Sultan II. Mehmed’i hediyelerle vazgeçirmeye çalışırken, bir yandan da Avrupa devletlerine elçiler yollayarak onları durumdan haberdar ediyor ve yardım istiyordu. Ancak 1054 yılında Hıristiyanlığın Katolik Kilisesi ve Ortodoks Kilisesi olarak ikiye ayrılması sebebiyle, Papa V. Nikola Bizans’ı desteklemeyi pek düşünmüyordu.
Bazı İtalyan şehir devletleri askeri birliklerini Bizans’a yardımcı olmak amacıyla İstanbul’a yollasa da, Avrupa’nın büyük devletleri Bizans’ı desteklememe kararı almışlardı. Yardımlarla birlikte Bizans ordusu, 2.000’i paralı olmak üzere 9.000 askerden oluşuyordu. Şehri savunan duvarlar, 22,5 km.yi bulan uzunluklarıyla dönemin en güçlü surları olarak biliniyordu.
Sultan II. Mehmed, 20.000 yeniçerinin de dahil olduğu 100.000 kişilik bir kuvveti yönetiyordu. Rumeli Hisarı’nı inşa ettirmenin yanısıra bir de donanma kurdurmuştu. Ordusunu İstanbul civarında toplamış; bu arada, yardım göndermelerini önlemek amacıyla bazı Balkan devletlerine ordular göndererek, gelebilecek yardımları önleme, yardım yollamayı düşünenlere ise gözdağı verme yoluna gitmiştir. Durumun giderek ümitsizleştiğini gören Bizans İmparatoru, surların önüne geniş hendekler açtırmış, Haliç’in güvenliğini sağlamak amacıyla da girişine zincir çektirmişti.
PEYGAMBER ÖVGÜSÜNE MAZHAR OLDU
Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:
“İstanbul muhakkak fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”
Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethederek peygamber efendimizin övgüsüne mazhar olmuştur.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hadisindeki sevaba ulaşmak arzusu ile yola çıkan Fatih Sultan Mehmet 29 Mayıs 1453 Salı günü İstanbul’u fethetti. İstanbul’un fethi ile Ortaçağ sona erdi ve Yeniçağ başladı.
Fatih Sultan Mehmed 21 yaşında tarihe çağ açan padişah olarak adını yazdırdı.